Bu mesajların muhatabı kim?

Abone Ol

AKP’NİN kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile önceki Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yapılan konuşmalar ile Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş tarafından yapılan bir açıklamada verilen mesajlar oldukça dikkatimizi çekti!

Önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül darbe teşebbüsü ile ilgili olarak konuşurken “Tek adam” faktörünün risklerine dikkat çekiyor ve bundan özellikle sakınılmasını istiyordu! Söz konusu mesajda öncelikle paralel yapı ve bu yapının okyanus ötesindeki lideri kast ediliyordu ama mesajın muhatabı sadece onlar mıydı?

Başkalarına bir gönderme var mıydı?

Paralel yapının darbe teşebbüsü yerden yere vurulurken birilerine “Siz de tek adama bağlı kalırsanız sonunuz bunlar gibi olur” mu deniliyordu?

Doğrusunu söylemek gerekirse mesajın muhataplarının kim ya da kimler olduğu konusunda sağlıklı bir karar verebilmiş değiliz! Önceki Başbakan Ahmet Davutoğlu ise konuşmasında ısrarla “birlik ve beraberlik” vurgusu yaparak hiç kimsenin aralarına “fitne” sokamayacağını adeta bağırarak ilan ediyordu!

Bugünlerde AKP içinde “yalnız adamı” oynadığı için mi böyle “birlik ve beraberlikten” söz ediyordu yoksa kendisine yönelik kimi suçlamalara peşinen cevap mı veriyordu? Bu mesajın de kime ya da kimlere yönelik olduğuna net bir biçimde karar veremedik!

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise yaptığı açıklamada “darbe teşebbüsünün siyasi ayağı yoktur” demenin saflık olacağını ifade ettikten sonra “Ucu kime gidiyorsa ortaya çıkmalıdır” diyerek adeta meydan okuyor ve soruyordu:

“İlla birilerinin gözünün açılması için kafalarına balyoz mu yemeleri gerekiyor?” Evet, dikkatimizi çeken üç mesajı sizlerle de paylaştık!

Bu mesajlar kime ya da kimlere veriliyor olabilir ki? Ezbere “Şuna ya da buna” demektense en güzeli “arif olan anlar” demek olsa gerek! Kuşkusuz arif olanlar anlamışlardır! Ülke oldukça önemli dönemlerden geçiyor! Ülkenin karşı karşıya kaldığı badireler henüz tam anlamıyla atlatılabilmiş değil! Ancak ne var ki “kısır çekişmelerin” önü de kesilebilmiş değil!

Hâlâ “yüze karşı gülme ve kardeşlik” mesajları verilirken “aba altından sopa göstermelerde” devam ediyor!

“Akıbetimiz hayrola” diye dua etmekten başka çaremiz yok!