Bu korku neden?

Abone Ol

Secim barajının kaldırılmasını Anayasa Mahkemesi’nin öne alması gerçekten bir yargı darbesi olarak düşünülebilir. Kurumlar eliyle siyasete yön verme geçmişte de yaşanmıştır. Gazete kupürleriyle Milli Görüş’ün partilerinin kapatıldığını hatırlayınız. Fakat on iki yıldır iktidarda olan AKP; “seçim barajı” konusunu çözmesi gerekiyordu. Çözmemesi işine geldiği için bugün bu rahatsızlığı yaşamaktadır.

Velev ki yargı darbesi olsun! Siz % 50 oy alan bir parti değil misiniz Bu neden sizi korkutmaktadır Yoksa barajı kaldırırsanız Saadet Partisi gelir diye mi korkuyorsunuz KORKMALISINIZ!

Çünkü ”AKP’ye oy verirseniz merhum Erbakan hocayı Cumhurbaşkanı yapacağız” dediniz. Yetmedi! Her seçimde “Saadet Partisi’ne oy verirseniz boşa gider” dediniz. Yetmedi! “AKP gelmesin de CHP’mi gelsin” dediniz. Hep algıları yönettiniz. Millet de “Ehven-i Şer” deyip size oy verdi. AKP; ehven-i şer olmaktan öteye gidememiştir. Bunun için hep korkularla seçime girmiştir. Yaptıklarınız doğruysa ve kendinizden eminseniz, barajın kaldırılması sizi rahatsız etmemeli. Yeniden kazanmanız, onların oyununu boşa çıkaracaktır. Rahmetli babam derdi ki; ”çiğ yemedim ki karnım ağırsın”. Karın ağrısı yapacak bir şey yemediyseniz korkacak bir şey yok.

Aslında o kadar çiğ yediniz ki; karnınızın ağrımaması mümkün değil!

-Taşeronluk sistemiyle yandaşları zenginleştirdiniz. Birçok işçiyi mağdur ettiniz. Taşeronluk yapan işverenler, giriş-çıkış yaparak, çalışanların tazminatlarını ödemediler. Hele bir ilçe belediyesinde “Bilgi evi” çalıştıran taşeron, işçinin maaş kartını kendisine alıkoymuş. Yatırdığı 1800 TL maaşı, kendi çekip, 1500 TL ödemektedir. Geri kalan 300 TL’yi kesmektedir. Bunu her işçiye yaptığından şikâyet konusu oldu. Maaş kartlarını verdi ama bu sefer de çalışan maaşından 300 TL getirip patrona verdi. Sorsan; bu patron en büyük dava adamı! Burhan Kuzu; “Saadet Partisi “Meclis’e girmesin” diye barajı düşürmüyoruz.” sözü aynı zamanda korkularının ne olduğunu ve ne kadar büyük olduğunun göstermesi acısından önemlidir.

-İstanbul’un her ilçesin de inşaat rantı aldı başını gitmektedir. Müteahhitler neredeyse kral oldular. Anında plan tadilatı yaptırarak istedikleri inşaatı yapmaktadır. Yeşil diye bir şey kalmadı. Bölge otoparklarının yerleri belli değildir. Deprem toplanma alanlarında AVM’ler yapılmıştır. Savaşta ve doğal afetlerde kullanılacak yollar otoparka dönüşmüştür. Bir savaş ve deprem senaryosu yoktur. Bu konuda tatbikatlar yapılmamaktadır. Deprem bölgesi olan Türkiye’de okullarda “deprem anında yapılacak” işler konusunda artık eğitim verilmemektedir.

-Küçük esnafı çokuluslu şirketler karşısında çaresiz bıraktınız. İflas eden küçük esnaf iş bulamadığı için, çıkartmış olduğunuz “taksitlendirme”den faydalanamamaktadır. Çünkü işi yoktur ve ailesinin karnını doyurmak zorundadır.

-4 Bakan hakkında yürütülen soruşturmaya yasak getirmek, kamu vicdanını rahatsız etmiştir. Bunun sandığa yansıması mutlaka olacaktır.

-“Paralel yapı “ dediğiniz bu insanlarla beraber yola çıktınız. Bu insanların tabi olduğu cemaatin 28 Şubat’ta Milli Görüşe olan tavrını biliyordunuz. “Beraber yürüdük bu yollarda, beraber ıslandık yağmurlarda” şarkısını söyleye söyleye algı oluşturdunuz. Sonra “ipin ucu size dayandığında“; ”kandırıldık” dediniz. Bunun da sandığa yansıması olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmeye talip olanlar nasıl kandırıldıklarını iddia ederler Bu sakıncalı bir durum değil mi

Bütün seçmenler yaşanan ve yapılan yanlışların farkındalar. Bilinçaltına o kadar “CHP” korkusu soktular ki, ”Ehven-i Şer” deyip AKP’ye oy verdiler. Bu algıyı o kadar çok güçlendirdiler ki, biat eden bir nesil meydana geldi. Narkozlanan bu insanların, narkozdan kurtulmalarına asla izin vermediler ve vermeyeceklerdir. Bunu basın yoluyla algıları yöneterek yapmaktadırlar.  Halkımız “Algılar” nasıl yönetilir “Böyle şey olur mu ” deyip buna inanmamaktadırlar. “Ben kendi irademle oy verdim” diyorlar. Azıcık bir araştırmayla çok kolay bunu öğrenebilirler, algıları nasıl yönlendirdiklerini! Oysa gerçek bu! AKP; ehven-i şer olmaktan öteye gidememiştir. Ecevit’in yaşadığı akıbet er geç AKP’nin de başına gelecektir. Aniden %1’leri görecektir. Çünkü AKP üzerinde metal yorgunluğu her geçen gün artmaktadır. Bu yorgunluk hata üzerine hata yapmalarına neden olmaktadır.