Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamalloğlu, Suriye‘de halka karşı uygulanan sert ve acımasız müdahale sonrası yaşanan katliamın bir an önce durdurulmasını isteyerek, hükümeti İran ve Lübnan ile birlikte çözüme yönelik girişimde bulunmaya çağırdı.
Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Suriye‘deki gelişmeleri, çılgın proje ve Filistin‘de varılan mutabakatı değerlendiren Karamollaoğlu, Libya‘da Türkiye‘nin de desteklediği NATO güçleri tarafından katliam yapıldığını hatırlatarak, "Libya‘da çözümün böyle bulunamayacağı belliydi. Şimdi sıra Suriye‘ye geldi" dedi.
Tek çözüm D-8
Suriye ve İslam alemindeki problemleri çözmek için yeni bir dünyanın kurulmasının ilk adımı olacak D-8‘in canlandırılması gerektiğini kaydeden Karamollaoğlu, "D-8‘deki prensipler, İslam ülkeleri tarafından hatta batı alemi tarafından benimsenirse, bugünkü problemlerin büyük çoğunluğu bir daha meydana gelmez. Böyle bir problem meydana gelirse de, buraya nasıl bir müdahale edileceği önceden belirlenmiş prensipler dahilinde yapılır. Erbakan Hocamız, dünyada barış ve saadet istiyorsak, bizim mutlaka İslam ülkeleri arasındaki bağların güçlendirilip, ittifakların sağlanması gerektiğini vurgulamıştı. D-8‘lerde bunun başlangıcıydı" dedi.
Çılgın mılgın değil
Başbakan Erdoğan‘ın açıkladığı İstanbul‘a kanal açılmasını öngören çılgın projeyi de değerlendiren Karamalloğlu, "Aslında bunun çılgınlığı, mılgınlığı yok. Dikkat çekici bir proje. Boğaz trafiğini rahatlatacak. Ama bu projeden önce Türkiye‘nin yapması gereken birçok şey var" diye konuştu. İstanbul‘a yeni bir şehir kurulması fikrini eleştiren Karamallaoğlu, "Peki Anadolu ne olacak? Buraya başlangıçta 10 milyar dolarlık bir yatırım tahmininde bulunuluyor. Şimdiye kadar dünyadaki bu tip projelerde, genelde tahmin edilen 5-10-15 misli harcama yapılmıştır. Ve tahmin edilenden çok uzamıştır. İşte bizim GAP projesi, hala bitmedi. Başlangıçta hiç düşünülmedi ama 30 milyar doları buldu" dedi. İngiltere-Fransa arasındaki Manş denizinde yapılan tünelin ilk başta 2.5-3 milyar sterline mal olacağının tahmin edildiğini hatırlatan Karamollaoğlu, "Ama sonunda 21 milyar sterline mal oldu. Çünkü siz bilmediğiniz bir işe giriyorsunuz. Toprağın altıda ne var, karşınıza ne tür engeller çıkacak bilmiyorsunuz" diye konuştu.
İşte asıl çılgın proje
Bu projenin bugünkü şartlarda Türkiye‘ye ciddi manada kaynak israfına sebep olacağını belirten Karamallaoğlu, "Dışarıdan borç alınıp, yapılacak. Borç demek, çektiğimiz sıkıntıların biraz daha artması demek. Biraz daha batı tahakkümüne girmemiz demektir" şeklinde konuştu. Karamollaoğlu, çılgın projeye alternatif olarak 1977‘de MSP koalisyonları döneminde başlatılan Ağır Sanayi Hamlesi‘ni göstererek, "Çılgınlık denip bununla akıllılık kastediliyorsa, Türkiye‘nin bundan tam 35 sene önce başlatılan şu Ağır Sanayi Hamlesi‘ne baksınlar. Buradaki iki harita çok önemli. Birincisinde, Türkiye nasıl bir karayolu ağı ile kaplanıyor. Diğerinde ise, Kars‘tan Edirne‘ye kadar her ilde yapılacak yatırımlarla Anadolu nasıl bir sanayi beldesi haline getiriliyor. Bunları dikkatle incelesinler" şeklinde konuştu. Karamallaoğlu, "Hükümetin bu kanal için tahsis edeceği para, eğer sanayileşmeye tahsis edilse, ülkede işsizlik problemi kalmaz. Göç durur. Fakirlik problemi ortadan kalkar. Ülke dışarıya bağımlılıktan kurtulur" diye konuştu. Başbakanı ve sanayi bakanını ağır sanayi hamlesine ilişkin kitaba göz atmaya davet eden Karamollaoğlu, "Çünkü bu proje, Türkiye‘yi gerçekten ayağa kaldıracak, ekonomide dışarıya bağımlılıktan kurtaracak, işsizliği ve fakirliği önleyecek projedir" dedi.