Sağlıklı bir ortamda değiliz. Parça bölüklük, lime lime
oluş tam da bu zamana uygun. Milletimiz korkunç bir ayrışma halini yaşıyor.
Olabilir. Ne ki her ayrılık bir düşmanlık ve nefret getiriyor.
Müslümanların birbirlerine bu kadar nefretle
yaklaşmaları, uçurumları büyütmeleri endişe verici boyutta. Bir felâket
yaşanıyor felâket üzerinden bahaneler bulunuyor ve bununla en olmadık
saldırılara geçiliyor.
Her şey ve durum taşeronluk ruhuyla özdeş. Bu giderek
ivme kazanıyor. Vahşi kapitalizm yüzünü yumuşatarak insanları ezmenin kolayını
bulmuş. Patronlar mafya babaları gibi perdenin gerisinde duruyorlar.
Devlet hazineye ait olanları büyük patronlara veriyor,
onlar da taşeron kullanıyor. Çalışan işçinin ne yeterince bir güvencesi, ne
ücret tatminkârlığı olur. Her şey taşeron patronun iki dudağı arasında.
Bir maden ocağı faciası yaşandı. Karşı medyada ya
mahallede duranlar iktidara olan hırslarından derinden bir oh çektiler. Bunu
bile bir çıkar aracı olarak kullandılar. Kimileri, bunlar iktidara oy vermiş oh
olsun çeksinler cezasını diyebiliyor. Kimileri bunu tam bir fırsat kollayarak
daha insancıl olduğunu göstermeye çalışıyor. Kimileri gördünüz mü bizim hoca
efendimize bu kadar hakaret ederseniz bunlar başınıza gelir diyebiliyor.
Sürekli yeni kavramlar ürüyor. Paralel devlet yanlıları,
Ergenekoncular, derin devletçiler, muhafazakâr devletçiler bir de biz ekleyelim
taşeronlar. Taşeron devletçiler. Taşeron saldırganlar. Taşeron korumalar gibi.
Paralelciler iktidara ve Başbakana olan hırslarını en
derinden yaşıyorlar ve bunu iyice içselleştirdiler. Soma faciası için alttan
alta seviniyorlar, kıkır kıkır da gülüyorlar. Oh olsun siz bize böyle
saldırırsanız sizin başınıza bunlar gelir, müstehaksınız. Bunu açık açık dile
getiriyorlar. İktidar yandaşçı taşeronlar ise bu facia bir suikasttır, bununla
iktidarı düşürmeyi amaçlıyorlar diyebiliyor. Bir kazayı bile istismar
edebiliyor.
Yani iktidarın kullandırdığı, özelleştirttiği
taşeronların ihmallerini hiç mi hiç dikkate almıyorlar. Korkunç senaryolar
üretiliyor.
Vatandaşa tekme sallayan danışmanı savunacak ve ona rapor
aldırtacak kadar da gözü kara davranılabiliyor.
Ergenekoncularla, kendilerini mahkûm ettiren paralelciler
bir anda bir araya gelebiliyor. Birbirlerine omuz verebiliyor. Hükumet ile
Ergenekoncular paralelciler tasfiye ediliyor diye bu süreçte bir araya
gelebiliyor. Ergenekoncuları tasfiye ettiren egemen Abedeliler onlara alttan
alta göz kırpabiliyor. Kanlı bıçaklı milliyetçilerle devrimciler birlikte saf
tutabiliyor. Cumhuriyet Halk Parti kökenli milliyetçi devrimcilerle Kürt
devrimci milliyetçiler aynı safta buluşabiliyorlar. İktidar yanlısı medya
müthiş bir alan savunmasında, karşı medya müthiş bir açık yakalama ve
saldırmada.
Herkes gergin yayın üzerinde hafif bir dokunulmayı
bekliyor. Dokunulunca ortalık birbirine giriyor. Ortalık toza dumana bulanıyor.
Böyle bir ortam ve durumda biz nereye aitiz, nerede
duracağız Biz değmeyen yılan bin
yaşasın deyip geçebilir miyiz Bu kirli ortama bulaşmadan soğukkanlı durmak ne
kadar sağlıklı olabilir. Taraf olmasanız bile sizi zorla taraf olma durumunda
görenlere ne demeli
Bütün b olanlara üzülüyoruz. Milletimizin bu kadar
bölünmesinden rahatsızız. Bu kadar düşman olmasından bu kadar nefretten
Herkese düşen iyi niyet çağırısı, samimiyet, sevgi ve
hoşgörü. Buluşabileceğimiz o kadar çok ortak noktamız var ki. Yeter ki niyet
edelim ve az edelim. Bu de bir anlık dokunmaya bakıyor. Her şey bir anda
olabilir vesselam.