Bu 'Kene' başka 'Kene' mi?

Abone Ol

Yurdun çeşitli yerlerinden her gün kene ısırmasından insanların hayatını kaybettiğine dair haberler geliyor. Buna karşılık toplumu tatmin edecek doğru dürüst bir açıklama da yapılmış değil.

Kene denen canlı ile bu ülkenin insanı ilk defa tanışıyor değil. Benim gibi ömrünün bir bölümü köy ya da küçük ilçelerde geçmiş olan milyonlarca insan kene ile birlikte büyümüştür. Böyle bir nitelendirme kesinlikle abartma değildir. Anadolu da hepimizin bir ya da birkaç köpeğimiz vardı ve köpeğin olduğu yerde de özellikle yaz aylarında kene eksik olmazdı. Köpeklerde olduğu gibi keneler büyük baş hayvanlara da musallat olurdu. Bu bakımdan çocukluğumda köpeğimin üzerinden çok kene ayıkladım. Hiçbir zararını da görmedim. Ne var ki, kene ısırmaları ile ortaya çıkan ilk ölümlerin ardından benzer bir yazı yazdığımda tanıdıklar, "Bu keneler senin bildiğin kenelerden değil. Bunlar başka tür kene" demişlerdi. Diyelim ki bu keneler benim bildiğim kenelerden değil. Peki nasıl birşey bunlar. Söz gelimi benim bildiğim keneler zamanla değişime uğradı da hayvan vücudunu terk ederek piknik alanlarına mı kaydı Beslenmek için ille de piknik alanlarına insanların gelmesini ve onların vücuduna yapışarak kanlarını emmesi mi gerekiyor

Benim bildiğim keneler yerleştikleri hayvanların kanını emerek şişerlerdi. Bunlarda öyle bir şişme de görünmüyor galiba.

Bu arada kenelerin laboratuvarlarda üretilip kırlara salındığından tutun da kullanılan zirai ilaçlar sebebiyle keneleri tüketen canlıları yok ettiğine kadar pek çok iddia ortaya atıldı. Bu iddiaların doğruluk derecesi nedir, bunu en iyi ilgililer bilmek durumundadır. Başlangıçta bilinmiyor idiyse sanıyorum yapılan çalışmalarla bu kenelerin ne biçim şeyler olduğu, nasıl birden bire ortaya çıktıkları, bir değişim geçirmiş iseler bunun nasıl oluştuğu gibi soruların cevabı bu millete mutlaka verilmelidir.

Bir zamanlar kuş gribi salgını çıktığında da insanımızın kümesinde tavuk bırakılmadı. Hayvanlardan insanlara bulaşmadığı, ancak virüsün değişime uğraması halinde böyle bir tehlikenin söz konusu olabileceği açıklandı. Böyle bir durumda kitlesel ölümler yaşanabileceği bile söylendi. Sonuçta kuş gribi geldiği gibi galiba çekip gitti.

Kenenin de kuş gribinde olduğu gibi kendiliğinden çekip gitmesini mi bekleyeceğiz

Bana göre kene olayı giderek farklı bir boyut kazanıyor. Çorumdan gelen bir haber beni ciddi olarak tedirgin etti. Çünkü, benim yıllarca bir arada büyüdüğüm köpeklerimizin üzerinden temizlediğim kene bu defa bir gencin ölümüne sebep olmuş. Öyle anlaşılıyor ki, bir değişim söz konusu ise bizim yıllardan beri bildiğimiz kenelerde de değişim başlamış. Onlar da insan vücuduna yapışmaya, tehlikeli olmaya başlamış.

Tüm bu gelişmeler karşısında tüm sağlık kurumlarının araştırma üniteleri olayla ilgili harekete geçmeli, bu değişimi engelleyecek bir karşı tedbir geliştirilmelidir.

Belli ki yeryüzünde insanoğlu hırsı sebebiyle tüm dengeleri alt üst ediyor. Basit çıkarlar uğruna yararlı canlıların da kökünü kurutuyor. Denebilir ki, insanoğlu öylesine canavarlaştı ki, üç kuruşluk çıkarı uğruna zehirli sebze ve meyveleri piyasaya sürebiliyor, insanların zehirlenmesine sebep olabiliyor. Böyle bir ortamda aslında tartışılacak birşey de kalmıyor. Çünkü tuz kokmuş.

Buna rağmen ilgililer bu kene olayı ile ilgili mutlaka bir açıklama yapmak durumundadırlar. Kenelerdeki bu değişimin sebebi her neyse insanımız bilmek durumundadır. Hatta, biyolojik savaşın bir parçası olarak laboratuvarlarda üretilmiş bile olsa mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır. Sebep bilinmelidir ki, karşı tedbir alınabilsin.