Bu kamburu taşımak zorunda mıyız?

Abone Ol

Pandemi sürecinde vatandaşına, esnafına kapsamlı yardım ve destek paketleri açıklayan ülkeler içinde sonuncu sıralardayız. Hükümet, esnafı da vatandaşı da sosyal devlet olarak kucaklamadı. Bayramı da kuşatan tam kapanmada yevmiyeyle çalışanlar yine hüsrana uğradı. 17 gün boyunca cebine beş kuruş para girmeyecek insanlar neyle geçinecekler? Aylardır kepenk açamayan esnafa verilen komik kira desteği neye yarıyor? İşsiz, kiralarını faturalarını ödeyemeyen, evinde tenceresi kaynamayan milyonlarca insan için ne yapılıyor? Çarpıklığa bakın ki; tam kapanmada müteahhitlere geçilmeyen otoyollar ve köprüler için tıkır tıkır garanti ödemeler yapılmaya devam edilecek. Üstelik bu müteahhitlerin kiraları, vergileri ötelenecek. Sadece Osmangazi Köprüsü’nün kapanmada sırtımıza bindireceği rakam 250 milyon TL. Tam bir vicdansızlık! Milyarları bol keseden ceplerine indiren, sırtımızda kambur olan, sülük gibi milletin kanını emen projelerin sözleşmeleri feshedilerek belli bir bedelle kamulaştırılıp milletin sırtındaki yük kaldırılmalıdır.  Bu otoyollar, köprüler, havaalanları, hastaneler kamu kaynaklarıyla neden yapılmadı? Bu faturayı neden ödemek zorundayız? Deli Dumrul vergisini andıran, her ay milyarları bulan bu ödemelerle vatandaşa ve esnafa nitelikli yardım ve destek paketleri neden açıklamıyorsunuz? İktidar, ferasetini ve otoritesini ortaya koyup sırtımızdaki bu kamburu kaldırmalı, adaletsizliği gidermelidir.

Aşı meselesi ise tam bir kaosa dönüştü. Sağlık Bakanı Koca, farklı zamanlarda yaptığı açıklamalarda milyonlarca doz aşının geleceğini söylemişti. Önce Sinovac aşısının tedariki sıkıntıya girdi, ardından Biontech aşısının gelişi de muammaya dönüştü. Şimdi Sputnik V aşısına bel bağladık. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elimizde 6 milyon doz aşımız var, aşı tedarikinde sıkıntı yaşanmayacak” beyanatı verince, Sağlık Bakanı Koca hedef büyüttü ve “İki ay içinde 240 milyon doz aşı gelecek” dedi. Şimdiye kadar tedarik edilemeyen bunca aşı nasıl gelecek acaba?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın emeklilere müjdelediği(!) bayram ikramiyesi zammına gelelim. TÜİK’in geçmişe yönelik 3 yıllık şaibeli enflasyon rakamları dahi dikkate alınıp hesap yapılsaydı, emekli ikramiyesi bu zamla en az bin 850 TL olmalıydı. Ama Erdoğan, TÜİK’in geçen yılın uyduruk enflasyonunu baz alıp emekli ikramiyesine 100 lira zam yaptıklarını duyurdu. Lütfettiniz!.. Emekliler bu zammı harca harca bitiremezler! Bu arada TÜİK, şaibeli enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre TÜFE’de 2021 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %1,68, bir önceki yılın aynı ayına göre %17,14 ve on iki aylık ortalamalara göre %13,70 artış oldu. Vatandaş çarşı pazarın, marketin enflasyonunun yüzde 30’ların bile üzerinde olduğunu biliyor. Merak ediyoruz: TÜİK, açıkladığı bu enflasyon rakamlarına kendisi inanıyor mu acaba?

Son paragrafımızda MHP Lideri Bahçeli’nin100 maddelik Anayasa teklifine parantez açalım. Bahçeli’ye soruyoruz: Hazırladığınız Anayasa’da ayağımıza pranga olan, bizi cendereye sokan; tek adamlığı, otoriterliği besleyen; istişareyi rafa kaldıran; Meclis’i işlevsizleştiren; ortak akıl, ortak karar, ortak yönetimi rafa kaldıran, Türkiye’yi bodoslama uçuruma götüren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kaldırılması, güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüşle ilgili ortaya ne koyuyorsunuz? Türkiye’yi taşımayan ve ateşe atan bu sistem değiştirilmedikçe teklif ettiğiniz Anayasa hangi derdimize merhem olacak? Erdoğan iktidarını besleyen, Türkiye’yi uçuruma sürükleyen yapıyı tahkim ediyorsa, Anayasa’nıza ne yazarsanız yazın neye faydası olacak? Türkiye’nin tüm partilerin üzerinde uzlaşacağı yeni Anayasa’sında zihniyet değişimine ihtiyaç vardır! Yapabiliyor musunuz? Evelemeden gevelemeden söyleyin!