DÜN sabah bir taksiye bindim. Taksinin radyosunda bir spor programı var. Tabii ki derbiyi konuşuyorlar. Sordum şoför arkadaşa, bu hangi istasyon, hangi program diye. Cevap ne mi oldu Programın adı mı Sıkı durun! Programın adı, “Kriminal futbol...” Eh, bir futbol programının adı böyle olursa, o ülkenin futbolunda neler olmaz neler. Hangi radyo mu Hadi onu yazmamayım. Bunu özellikle dile getirdim ki, bundan sonra yazacaklarım ne işe yarar ki anlamını çıkartın diye... Böylesine otokritik yapmamız gerekir ki, belki de bir şeyler düzelir.
Neyse gelelim sadede... Ben Fenerbahçe Teknik Direktörü olsaydım, en yakın rakibime bitime sadece altı hafta kala 13 puan fark atmışsam, arızalı sağlam Emre’yi bu maçta sahaya çıkartmam. Hatta yedek bile... Çünkü bu maç bir Galatasaray maçı ve rakip sahada... Emre Avrupa’dan önce nerede oynamış Galatasaray’da... Ülkeye döndüğünden beri polemik konusu olmuş mu Olmuş. Yanağını okşar, evde uzan maçını seyret derim. Haa puan farkı 3–4 olursa, ne pahasına olursa olsun, benim takımımı öne taşıyan bir numaralı oyuncu olduğundan onu takıma koyarım.
Melo mu O da arızalı sağlam... Her şeyini kaybetmiş bir Galatasaray olarak onu sahaya ben de sürerim, Mancini olsaydım. Çünkü rakip Fenerbahçe... Onu yenebilirsem Galatasaray’da mesaiye devam ederim. Atkılı havamı atarım. Melo benim en önemli oyuncularımın başında geliyor diye oynatırım. Haaa maç Kadıköy’de olsaydı da, ben de Fenerbahçe gibi 13 puanlık fark atsaydım, Melo evinde kahvesini içerdi...
Teknik mi Yahu Ersun Hoca; Emre atıldı, hadi devreye az kaldı diye takıma dokunmadın. Peki, ikinci yarıda eksilmiş orta alanına neden bir isim koymadın Sen ne kadar da kalıpçı bir hocasın. Örnek mi Alırsın Selçuk’u oyuna, Topal’ı öne itersin, Meireles’i de Emre rolüne atıp Galatasaray’ın topla oynama süresini kısaltır, dolayısıyla da bir 35 dakika üzerine yaslanmasını önlersin. Kimi mi çıkartırsın Maçta olup olmadığı taaa ileriki dakikalarda çıkarken anlaşılan Sow’u çekersin kulübeye... Böylece ileride Emenike’ye daha geniş alanlar açılır. Ne yaptı Ersun Hoca Statükocu ya... Geri dörtlünün önüne Topal’la Meireles’i kilitledi, Galatasaray da Selçuk’la, Melo ile hatta Yekta ile zaman zaman ortaya çıkan Sneijder’le Fenerbahçe’ye orta alanda 4-2’lik bir üstünlük sağladı. Orta sahası bu kadar sayısal üstünlük kazanmış bir takımı yenebilir misin
Mancini nihayet aklının yarısını geri aldı. Ne dedim, ne yazdım haftalardır. Galatasaray, çift santrforla ortaya sıkışıp, ileri bloğunda kenar adamsız oynadığı sürece kimseyi yenemez... Bu maçta Burak ne oynadı Çok kötü oynadı da, ancak sağ çizgiye yapışık kalması Galatasaray’ın orta alanda kolay top yapmasını sağladığı gibi rakibi de açabildi. Bu arada Caner de Burak’ın varlığı sebebiyle hücuma büyük kattı yapamadı. Doğru mu Mancini üstat Sol taraf mı Sneijder içeri kat ettiğinde Telles sol çizgi adamı olacak... Taktik bu... Böylece Sneijder Drogba’nın arkasında esas yerinde olacak. Gol nasıl oldu Mancini zat-ı muhteremleri Ama asıl doğru Burak’ın sağ çizgide olması idi. Bu arada Telles çıkışlarında Yekta özellikle ikinci yarıda bence sahanın en iyisi idi. Bu arada Galatasaray’ın duran toplarını kaleci Volkan’ı çalıştırmak için attığını da gördük. Volkan kendisine iyi bir yan top idmanı yaptıran Galatasaraylı meslektaşlarına teşekkür etmeli...
Başka teknik mi Hepsi bu... Mancini bir daha bunu yapar mı Hiç sanmam. Yine topluca herkes ortada birikecek ve yazlık takım Sivasspor da yenilemeyecek. Fenerbahçe’de beş eksik olacak. Ama ileride Sow, Kuyt ve Webo olacak... Yani Antalyaspor maçı da cepte...
Hakem mi Bence kırmızı kartı, hadi isim saymayayım, en az üç oyuncudan daha esirgedi. Ama teknik olarak iyi maç yönetti. Sadece disiplin cezalarından notu kırılabilir. Yani teknik düdüklerinde bu atmosferde iyi not alır. Ancak ne var ki bu ülkede o kadar çok “Futboldan anlayan üstat” var ki, neler neler yazmışlar, neler neler söylediler. Bu arada Fenerbahçeli hukukçu yönetici ve futbolcular Trabzon’da maçı tatil eden hakemin kim olduğunu ne çabuk unuttular! Ayna ve arka profil ilkesine bir uyabilseniz...