Bu kadar da benzerlik olur mu?

Abone Ol

Yıl, 1989…

26 Mart 1989 mahalli seçimleri…

Bu seçimlerde SHP yüzde 28.69 ile ipi göğüsleyen parti oldu.

DYP yüzde 25.13’lük oy oranı ile ikinci parti olurken, iktidar partisi ANAP ancak yüzde 21.80 oy alabildi. Refah Partisi (RP) bu seçimlerde yüzde 9.80 oy alarak milletin teveccühünü kazandı.

İstanbul’da Nurettin Sözen, Ankara’da Murat Karayalçın ve diğer birçok ilde SHP seçimden galip ayrıldı. SHP, İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere 39 ilin belediye başkanlıklarını kazanırken, bunu 16 ille DYP, 5 ille Refah Partisi, 3'er ille ANAP ile MÇP ve 1 ilde de (Tunceli) bağımsız aday seçimi kazandı.

***

Buraya dikkat; 26 Mart 1989 mahalli seçimleri, 31 Mart 2019 mahalli seçimlerine sizce de benziyor mu;

* İkisi de Mart ayında…

* Biri 26 Mart, diğeri 31 Mart…

* Biri 1989, diğeri 2019 yılında…

* Birinin yılının ilk iki rakamı 19 ile başlıyor, diğerinin bir rakam fazlası olan 20 ile…

* Birinde iktidar partisi ANAP, diğerinde AK Parti.

* Birinde seçime giren SHP, diğerinde SHP’nin yerini alan CHP.

***

Buraya kadar tamam da…

Peki, ama sonrasında ne oldu?

1989 seçimlerinden çok fazla değil, yaklaşık 2 yıl sonra genel seçimler gerçekleştirildi. (1991 seçimleri.)

Genel seçimler sonrasında da DYP ile SHP Koalisyon Hükümeti kurdu.

Ayrıntılarına fazla girmeden, biraz da yorum ve analizi siz okurlarıma bırakmak için bu bölümü şu soruyla bitireyim;

- Siyaset bu elbette, ne olur bilemeyiz! Ama 31 Mart 2019 ve 23 Haziran 2019 seçimlerinden sonra bizi nasıl bir süreç bekliyor?

Sizce?  

DARBENİN VE DARBECİLERİN MERKEZ ÜSSÜ; İNCİRLİK

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Adana Şubesi olarak 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü dolayısıyla bu yıl 3’cüsünü düzenleyeceğimiz “Darbenin ve Darbecilerin Merkez Üssü İncirlik” programını genel merkezimizin talimatıyla geleneksel hale getireceğiz.

Bu yıl da genel başkanımız ve genel merkez elamanlarımızın katılımı ile gerçekleştireceğimiz program yapılan darbe girişimini unutturmamak amacıyla yapılıyor.

İsminden de anlaşılacağı gibi Türkiye’deki bütün darbelerin planlayıcısı ve organizesi ABD tarafından yapılmaktadır. ABD’nin Ortadoğu ve Türkiye’yi kontrol altında tuttuğu yer İncirlik Hava Üssü’dür.

Türkiye bir darbeler ülkesidir. Her on yılda bir darbe ile uyanan ülkemiz, 1960 Darbesi, 12 Eylül 1980 Darbesi, 28 Şubat Postmodern Darbesi son olarak da 15 Temmuz hain darbe kalkışması… Tümünde ABD’nin parmağı olduğunu biliyoruz. Malum olduğu üzere 1960 askeri darbesini Özel Harp Dairesi yapmıştır. Milli Birlik Komitesi üyeleri ABD bursludur. 1971 Muhtırası ise ABD 6. Filo’suna karşı olan ve 6 Eylül olaylarını önleme adına yapılmıştır. 12 Eylül Darbesi’ni ise meşhur “bizim çocuklar!” yapmıştır. 28 Şubat Postmodern Darbesi’ni ise rahmetli Erbakan hocamızın belgelerle açıkladığı gibi kriptosu ABD’den gönderilen ve İtalyan, Fransız mason localarının emri ile işbirlikçiler tarafından uygulamaya konulmuştur.

İncirlik Hava Üssü’nün Adana’da olması dolayısıyla en fazla Adana’mız mağdur durumdadır.

İncirlik Üssü 1990 Irak harbinde ve sonrasında özellikle Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) dâhilinde faaliyet göstermiştir. Tezkerenin geçmemesine karşın Irak’a 4990 sorti, İncirlik Üssü üzerinden kalkan uçaklar tarafından yapılmıştır. Adanalımız içi kan ağlayarak tanker uçakların ve bombardıman uçaklarının buradan kalkışını seyretmiştir.

Aynı şekilde, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi, Gölbaşı Özel Harekât Merkezi’ni bombalayan uçakların yakıt ikmalini de İncirlik Üssü’nden kalkan uçaklar yapmıştır.

Darbe öncesi gruplar halinde iş adamlarına İncirlik Üssü’nde brifingler verildiği, darbe girişiminde bulunan üst düzey ABD’li diplomatların bu üs’ten kaçırıldığı halk arasında yaygın bir kanaattir.

İncirlik Üssü, İsrail nasıl Ortadoğu’nun bağrına saplanmış paslı bıçak ise, İncirlik Üssü de Ortadoğu’ya mühimmat ve lojistik destek veren ABD’nin beynidir.

Bizim protestolarımızdan en çok etkilenen ABD Adana Konsolosluğu’dur. Bir işportacının bir tablasının işgaliyesi için tüm zabıtalar başına toplanıyor. Ancak, ABD konsolosluğunun E-5 Karayolu’nun kenarındaki mobilyacılar sitesinin yolunu kapatarak işgal etmesi karşısında kimsenin kılı kıpırdamıyor. Neden acaba? Bu durum halkın gözünden kaçmamaktadır.

Programımız 15 Temmuz Pazartesi günü saat 17.00’de, E-5 Karayolu üzerindeki Asri Mezarlık önünde başlayacak. Konvoy ABD konsolosluğu önünden İncirlik Üssü’ne hareket edecek. Otoban köprüsü üzerinde yürüyüş yapılacak. İncirlik Üs girişinde şube başkanımız ve genel başkanımız Sayın Salih Turhan beyin günün anlam ve önemi ile ilgili konuşmaları ile program saat 20.30’da sona erecektir. (CUMA ŞAHİN-ADANA)

DAĞLARI OYUP ZİNDAN ETSELER, ALLAH’IN NURUNU SÖNDÜREMEZLER!

Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Düzce’deki mezuniyet törenlerinde Hasan-el Benna, Seyyid Kutub ve Muhammed Mursi pankartlarını açarak, Malcom X’in, Bediüzzaman Said Nursi’nin sözlerinin de yazılı olduğu dövizlerle mesaj veren öğrenciler, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Denizli Şubesi tarafından tebrik edildi.

AGD Denizli Şubesi’nin sosyal medya hesabında, şu ifadelere yer verildi; “Üniversiteler fikirlerin mücadelesinin yeridir. Hasan-El Benna, Seyyid Kutub ve Muhammed Mursi’nin fotoğraflarının yer aldığı, “Yolun yolumuz ey şehit! Dağları oyup zindan etseler Allah’ın (c.c.) nurunu söndüremezler” pankartı ile Malcom X’in, “Zulüm, kısmak istediği sesi nara yapar ve bazı ölüler yaşayanlardan daha yüksek sesle konuşur” cümlesi ve Bediüzzaman Said Nursi’nin, “Ümitvar olunuz; şu istikbali inkılab içinde en yüksek gür sadâ, İslâm'ın sadâsı olacaktır!” ifadesini hatırlatmak isteriz.

Yazılı pankart ve dövizlerle mesaj vererek mezun olan DÜZCE ve ODTÜ Üniversitesi'nin yiğit, cefakâr öğrencilerini tebrik ediyoruz.”