Hindistan’da son dönemde "kaçak yapı" ve "kamu arazisi ihlali" gibi gerekçelerle tarihi camilerin hedef alınması ve yıkılması…
Müslümanlara yönelik baskı ve engellemeler, yıldırmalar…
Nereye kadar?
Son olarak bir cami daha olmadık bahanelerle yerle bir edildi…
Bu yıkımlar, bölgede yaşayan Müslümanlar tarafından sistemli bir İslam düşmanlığı olarak değerlendiriliyor.
Son olarak, Sambhal bölgesindeki Mustafa Kadri Camii, devlet arazisi işgal edildiği iddiasıyla güvenlik güçlerinin kordonu altında yıkıldı.
Daha öncesinde;
* Başkent Delhi'de yaklaşık 100 yıllık Faiz İlahi Camii ve çevresindeki yapıların yıkım kararı, polis ve bölge halkı arasında şiddetli çatışmalara yol açtı.
* Madhya Pradeş eyaletindeki 700 yıllık tarihi Kamal Maula Camisi'nin Hindu tanrıçasına ait olduğuna karar verilerek tapınağa dönüştürülmesi büyük tepki çekti.
* Uttarakhand ve Yeni Delhi bölgelerinde daha önce yıkılan 600 yıllık Akhonji Camii ve bölgedeki medreseler de Müslümanların sert tepkilerine neden olmuştu
HEPSİ BAHANE, CAMİ DÜŞMANLIĞI ŞAHANE!
Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletinde bulunan Mustafa Kadri Camii, devlet arazisini işgal ettiği iddiasıyla yıkıldı.
Yerel yetkililer, Kaserua bölgesindeki caminin mezarlık olarak tahsis edilmiş devlet arazisi üzerine inşa edildiğini öne sürerek yıkım kararı aldı.
Operasyon, geniş güvenlik önlemleri altında ve yoğun polis kordonu eşliğinde gerçekleştirildi.
Polis, yıkım sırasında cami yerleşkesinde yeşil bir bayrak ile üzerinde "Hz. Muhammed'i seviyorum" ifadelerinin yer aldığı posterler bulunduğunu ve söz konusu materyallerin basımı ve dağıtımıyla bağlantılı kişiler hakkında işlem yapılacağını bildirirken, konuya ilişkin soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.
BAŞBAKAN NARENDRA MODİ NEYİN PEŞİNDE?
Hindistan'da son yıllarda özellikle Başbakan Narendra Modi liderliğindeki hükümet döneminde, kamu arazilerinin işgali ve imar ihlalleri iddiasıyla çok sayıda cami, medrese ve Müslümanlara ait yapı hakkında yıkım kararı alındı.
Müslüman topluluklar ve insan hakları savunucuları, bu uygulamaların orantısız şekilde Müslümanları hedef aldığını savunurken, yetkililer ise işlemlerin yasal düzenlemeler çerçevesinde gerçekleştirildiğini öne sürüyor.
Hindistan'da son yıllarda çeşitli eyaletlerde yaşanan cami yıkımları ve mülkiyet anlaşmazlıkları, dini özgürlükler ve azınlık hakları konusundaki tartışmaları da beraberinde getiriyor.