Gündem

Bu işin sonu karakolda bitecek

Bu işin sonu karakolda bitecek

Abone Ol

Samsun, Sinop, Amasya ve Ordu illerini kapsayan 10. Bölge Toplantısı için Samsun‘a gelen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Şevket Kazan, Lütfü Esengül ve Ahmet Sünnetçioğlu, partililerle bir araya geldi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı eski Adalet Bakanı Şevket Kazan, gazetecilerin sorusu üzerine TBMM‘de yaşanan tartışmayı, "Genel Başkan‘ımızın tabiri ile biz o türlü tartışmalara horoz dövüşü diyoruz" sözleriyle değerlendirdi.

Bu işin sonunun karakolda biteceğini iddia eden Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı eski Devlet Bakanı Lütfü Esengül ise, "Meclis‘te o tür kavgaların olması Meclis‘e de milletimize de milletin vekillerine de yakışmaz. Sinirlerine hakim olamayan bakanlar, milletvekilleri o üzücü tabloyu ortaya koydu. Bunun manası bu Meclis‘ten artık bu millete hayır gelmez. Bu Meclis kavga alanına dönmüştür, bir an evvel erken seçim ile bu Meclis‘in yapısının değiştirilmesi lazım. TBMM‘de iktidarı ile muhalefeti ile milletin bu kadar derdi varken onları çözmek için gayret sarf etmek lazım gelirken, birtakım şahsi meseleler dolayısıyla birbirleri ile kavgaya tutuşmak milletvekillerine, bakanlara, Başbakan‘a, ana muhalefet partisi genel başkanına yakışan tavırlar değildir. Bu Meclis artık kavgaya tutuşmuştur, bu işin sonu karakolda bitecektir. Biz sandıkta bitsin istiyoruz. Kavga edenler gidecek, hizmet edenler gelecek" dedi.

Tüm siyasi partiler ortak deklarasyon yayınlamalı

Türkiye‘nin darbe geleneğinden kurtarılması için tüm siyasi partilerin ortak bir deklarasyon yayınlaması gerektiğini savunan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sünnetçioğlu, "İşin esası bu ülkede darbeler var mıdır, yok mudur meselesi. Ben de iddia ediyorum ki, bu ülkede darbeler vardır. 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart 170 muhtırası, 12 Eylül 1980 ihtilali, 28 Şubat 1997 post modern darbesi, 27 Nisan 2007 e-muhtırası vardır. Bunlar var mıdır, yok mudur tartışacağınıza, siz Anayasa‘yı değiştirecek çoğunlukta bir iktidarsanız, muktedirseniz, ilgili iç tüzüğün 35. maddesini değiştirin, bir daha kimse bırakın darbe yapmayı, darbeyi aklından bile geçirmesin. Bizim tüm siyasetçilere çok net bir teklifimiz var: Türkiye‘deki tüm siyasi partiler ortak bir deklarasyon yayınlamak zorundalar, parlamento ve milletin egemenliği her şeyin üzerinde gelecek bir ortak deklarasyon. Parlamentoya ve milletin egemenliğine karşı yapılacak her türlü müdahaleye karşı olduğunu belirten bir ortak deklarasyon yayınlanmalıdır. Türkiye‘yi darbe geleneğinden kurtarmak için ortak çalışma birliği oluşturulmalıdır" dedi.