Bu işin çivisi çıkmış görünüyor!..

Abone Ol

Bir ülkede iki farkı devlet yapısı olmaz/olmamalı. Eğer

böyle bir yapı ve görüntü var ise buna en kısa zamanda son verilmesi gerekir.

Aksi halde devlet de ülkede itibar kaybeder, zarar görür. Hele birde devlet

içindeki paralel yapılanmanın bir takım dış bağlantıları var ise ve bu

bağlantıların talimatları uygulanıyorsa  böyle bir durumun varlığını düşünmek bile istemem- daha da vahim bir

durumla karşı karşıyayız demektir. Hatay dan sonra Adana da da ihbar üzerine

bazı TIR lara baskın düzenlenmesi ve bu baskının medyaya da haber verilerek

yapılması, üç TIR ın MİT e ait olduğu, silah ve mühimmat taşıdığının

açıklanması ardından TIR ların serbest bırakılması ülkemizin ihanet şebekeleri

ile karşı karşıya olduğunu göstermez mi

Hemen belirteyim ki, silah kaçakçılığı yapıldığına dair

ihbarın kaynağı bu noktada büyük önem taşıyor. Çünkü MİT e ait TIR ların silah

ve mühimmat taşıdığını bilse bilse MİT içindeki birileri bilir. Devletin

istihbarat örgütü içindeki birilerinin kendi kurumunu ihbar ve kamuoyuna teşhir

etmesi, ülkemizi başka ülkeler nazarında, özellikle de Suriye konusunda

toplanacak olan Cenevre konferansının hemen öncesinde müşkül duruma

düşürmesinin mantık bir izahı olamaz. Çünkü birilerinin böyle bir zararı bu

ülkeye verebilecek kadar gözü dönmüş olmak gerekir. O zamanda kendi ülkesine

karşı böylesine kin ve öfke dolu kimselerin bulunup ortaya çıkartılması

şarttır. Bu noktada Türkiye nin Suriyeli muhaliflere silah yardımı edip etmemesi

gerektiği ayrı bir tartışma konusudur. Buna karşı çıkmak mümkün olduğu gibi

destekleyenlerde olabilir. Bu işin farklı bir boyutu. Ayrıca, mademki Suriyeli

muhaliflere silah yardımı yapılması öngörülmüştür o zamanda bu işin aleniyete

dökülmesinin önlenmesi gerekir. Eğer önlenemiyor, bir takım sızmalar

engellenemiyorsa ortada bir terslik ve aksayan taraf var demektir.

Gelişmeler birilerinin MİT e yönelik bir çaba içinde

oldukları, bu kurumdaki bazı kimselerin kellesini istediklerini gösteriyor. Bu

yöndeki mücadelede giderek çirkinleşiyor. Ne var ki olayın boyutları MİT e

yönelik bir mücadele olmayı da giderek aşıyor, ülkemize yönelik bir saldırı

halini alıyor. Meseleye bu açıdan bakıldığında ülkemizi sıkıntıya sokacak kadar

gözleri dönmüş olanların yaptıkları ihbar ve hamlelerin ülkemizi düşünmekle

ilgisi olmadığını söylemek mümkün. Belli ki, bazı dış bağlantılar var ve bu

kanatlardan gelen telkin ve istekler söz konusu. Şahsen böyle bir hareket

tarzını nitelendirmekte zorluk çekiyorum. Ancak, bir gazetemizin dünkü

manşetine taşıdığı, Bunun adı vatana ihanet şeklindeki nitelendirmeye hak

vermemek mümkün değil.

Öyle anlaşılıyor ki, bu ülkede birtakım güç odakları

sadece kendi geleceklerini ve iktidarlarını düşünüyorlar. Bu uğurda gerekirse

ülkenin zarar görmesini bile göze alıyorlar. Bu noktada AK Parti iktidarının

Suriye olaylarının başından itibaren izlediği politikayı yanlış bulduğumu

belirtmek isterim. Ama buna rağmen iktidarın aldığı bazı kararların ülkemiz

için zararlı olduğuna inan bir taktım çevreler var ve bunun sonucu bir takım

ihbarlarda bulunuyorlarsa operasyonların medya huzurunda yapılmasını doğru

bulmak mümkün değil. Her devletin kendine ait bazı sırlarının olması kadar

doğal bir şey olamaz. İhbar ciddiye alınmış ve bunun için TIR lara operasyon

yapılmış ise bunun davul zurna çalarak değil sessizce yapılması, elde edilen

bilgiler mülki amirlerle paylaşılarak mesele çözümlenebilirdi. Zaten,

operasyonun ardından TIR ların MİT e ait olduğu anlaşılınca MİT personeli

serbest bırakıldığına göre bunun medyaya yansıtılmadan yapılması işin gereği

olmaz mıydı

Kısacası,en kısa zamanda adı ister derin devlet,ister

paralel yapılanma, ister ihanet şebekesi olsun,bu yapılanmaya mutlaka son

verilmesi gerekiyor.Bu yapılmadan benzer tartışmaları  önlemek mümkün olmayacaktır.