Ne kolaydır Hollywood filmlerinde; hangisi iyi polis, hangisi kötü polis, şıp diye anlayıverirsin.
Hatta çoğu zaman yönetmen kahramanın kendisine de söyletir "I am the good guy" (İyi adam benim) diye... Keşke Hanefi Avcı olayı da böyle kolay anlaşılabilir olsaydı. İddiaların ve karşı iddiaların hepsini sabırla okudum ve karar verdim: Bu iş beni aşıyor!..
Ama olay ilk patlak verdiğinde de yazdığım gibi, bütün bu cevap bekleyen sorular ve Avcı‘nın başına gelenler bir yana, Avcı‘nın kitabında öne sürdüğü suçlamalar hâlâ ortada duruyor. Avcı o kitabı ister ön almak için yazmış olsun, ister terfi edememenin getirdiği hayal kırıklığı ve öfkeyle; iddiaları vahametinden hiçbir şey kaybetmez. Eğer emniyet teşkilatı içinde bir grup komplolara, kumpaslara başvuruyorsa; cadı kazanları kaynatıyor, kendinden gördüklerini kayırırken karşıt cephede gördüklerinin ayağını kaydırıyorsa; sahte belgeler üretiyor, şantaj kasetleri hazırlıyor, yasa dışı dinlemeler yapıyorsa, bizim için asıl mesele budur. Asıl soruşturulması ve aydınlatılması gereken şey budur.
Keşke Emniyet ve Adalet Bakanlığı, bu iddiaların aydınlatılmasına en azından Avcı‘nın evlilik dışı ilişkisini ya da Devrimci Karargah Örgütü‘yle ilişkisini aydınlatmak için harcadığı gayret kadar gayret harcamış olsaydı.
Gülay Göktürk /BUGÜN