İç çalkantılar, hizipler, kavgalar, istifalar…
CHP’nin başı dertten kurtulmuyor.
Tamam, CHP’de hep bir hizip, hep bir tartışma olurdu.
Ama böylesi ilk kez yaşanıyor.
İstifalar arka arkaya geliyor.
İşte tam bu noktada, bomba bir iddia kulağıma fısıldandı.
İddiaya göre istifacı vekiller, bu kararı almadan önce
Deniz Baykal’la görüştü.
Baykal’ın fikrini ve onayını aldı.
Diğerlerini bilmem ama Sinan Yerlikaya ismi bu noktada
gerçekten dikkat çekici. Yerlikaya, Baykal’a en yakın isimlerden biriydi.
Baykal’ın Genel Başkanlığı döneminde Parti yönetimindeydi. Öyle ki; CHP’ye
yakın bir tanıdığım, “Sinan Yerlikaya, bırak AKP’ye geçmeyi, Baykal’a sormadan
adım atmaz. AKP’ye geçeceğini de ilk O’na söyledi” dedi.
Ne kadar ilginç!
`Baykal’dan izinsiz adım atmaz’ denen Yerlikaya, geçen
hafta, CHP’den istifa edip AKP’ye geçti.
Baykal; “açaydı kollarını-gitme diyeydi” gider miydi
Demek ki; demedi.
Peki bu ne anlama geliyor
Bilmem…
Bildiğim; CHP’deki her karışıklık ve her istifa sonrası
şu cümle daha yüksek sesle söyleniyor:
“Baykal’sız olmuyor!”
Britanya’da neden güneş batmaz
Hep ABD’yi suçluyor ama İngilizleri unutuyoruz.
Oysa İngilizler bizim Çapanoğlu’na benzerler.
Hiç görünmez ama her taşın altından çıkarlar.
Malum Arabistanlı Lawrance, İngiliz’di.
PKK ile yürütülen Oslo görüşmelerinde de arabulucunun bir
İngiliz olduğu ortaya çıktı.
Öte yandan İngiltere için, “Üzerinde güneş batmayan
imparatorluk” denir.
Gerçekten öyledir.
Mesela Kanada Parlamentosu’nda bile halen İngiliz
Kraliçe’sinin resmi asılıdır.
Nedenini geçen gün bir sohbette Lütfi Kibiroğlu’ndan
öğrendim.
İngilizler için söylenmiş müthiş bir sözü hatırlattı:
“Evet, Büyük Britanya’nın üzerinde güneş batmaz. Çünkü
Tanrı bile karanlıkta İngilizlere güvenmez!”
Dört isim veto mu yedi!
Ankara’nın dedikodusu bitmez.
Nitekim kabine revizyonu bitti ama dedikodusu bitmedi.
Siyasetin derin koridorlarında ilginç bir söylenti,
kulaktan kulağa yayılıyor.
Malum kabine değişikliği konusu uzun süredir
konuşuluyordu.
Ve beklenti; kapsamlı bir değişiklik olacağı yönündeydi.
Ancak sonuç sürpriz oldu. Değişiklik; sadece 4 Bakan’la sınırlı kaldı.
İşte; kulislerdeki söylentiye göre işin aslı öyle değil.
Erdoğan’ın cebinde aslında 8 Bakan’dan oluşan kapsamlı
bir liste vardı.
Ancak Köşk’te pürüz çıktı. Abdullah Gül; 4 isme rezerv
koydu.
İki Bakan’ın gidişine, iki Bakan’ın da gelişine itiraz etti.
Böylece liste yarı yarıya azaldı.
Peki şimdi ne olacak
Derin kulislerde konuşulanlara bakılırsa;
Başbakan, Haziran’da yeni bir liste ile yine Köşk’ün
kapısını çalabilir.