Bu gözyaşlarını ancak ve ancak Saadet Partisi dindirir...

Abone Ol

Terörü, Saadet Partisi önler

Çeşitli şehirlerde seçim çalışmalarına katılıyor, vatandaşlarımızla fikir alış-verişinde bulunuyoruz. Halkımızın yarınlar için endişelendiği öncelikli üç önemli gündemi var: Terör, ekonomik çöküntü, ahlâkî ve manevi tahribat. Türkiye halkı, patlayan bombalar, terör örgütüne ABD eliyle ulaştırılan silahlar, hemen hergün gelmeye devam eden şehit cenazeleri görmekten tedirgin.

Siyasi partilerin seçim beyannameleri ve programlarını inceliyorum. Saadet Partisi dışında hiçbir partinin "terörün önlenmesi" konusunda ciddi bir programı yok. Başta AKP olmak üzere, son on sene içinde gelen hükümetler, terörün önlenmesi konusunda hiçbir tedbir almamışlar, aksine terörün gelişmesine yol açan icraatlar yapmışlardır. Saadet Partisi bir taraftan terörün kaynağını kurutmaya çalışırken, bir taraftan da milletimizin ahlâk ve maneviyatını güçlendirip İslâm kardeşliği şuurunu geliştirerek insanımızı terör konusunda duyarlı ve dirençli hale getirmek istemektedir.

Terör, AKP iktidarı döneminde cesaret ve güç kazanmıştır. Misyonerlik faaliyetlerinden, Dinlerarası diyalog çalışmalarına, medeniyetler buluşmasından finans dünyamızın yabancıların eline geçmesine, kâr getiren kuruluşlar ve topraklarımızın yabancılara satılmasından, Türkiye de yabancıların da TV sahibi olabilmesi için düzenlemeler yapılmasına, IMF ve ABD ye teslimiyetten ABD nin isteğine uygun yasalar çıkarılmasına kadar hemen her konuda AKP hükümeti Türkiye yi yabancıların kuşatması ile karşı karşıya getirmiştir. Meclis in yüz akı olan 1 Mart 2003 tezkeresinin çıkmaması karşısında Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, hatta Millî Savunma Bakanı nın üzüldüklerini belirten tavırları,ABD ye güç ve destek vermekten başka hangi anlama gelir

Askerî yetkililer, "Terörün müttefiklerimiz tarafından desteklendiği" konusunda görüş birliği içindedirler. Emekli bir paşamız "Terör; müttefiklerimizin gayri meşru çocuğudur." ifadesini kullanmıştır.

Ankara nın göbeğindeki Anafartalar Çarşısı na atılan bomba sonucu 6 vatandaşımızın ölmesi, 50 den fazlasının yaralanmasından sonra, Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan çarşı esnafına "geçmiş olsun" ziyaretinde bulunmuş, burada yaptığı açıklamada "Terörün dost(!) işi" olduğunu söyleyerek müttefik dediklerimize dikkat çekmiştir.

AKP Hükümeti Mardin, Suriye ve Irak sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenerek "yap-işlet-devret" yöntemiyle kullanılması ihalesini İsrail li firmalara vermiştir.

7 deniz limanı ile 6 hava üssümüzü ABD ye tahsis eden de bu hükümettir.Bu durum hükümetin acziyeti ve milleti kahreden bir zillet tablosudur.

En son, 30 Haziran 2007 günü Irak ın kuzeyindeki terör kamplarından kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan 4 terörist şu itirafta bulunmuşlardır: "Kandil Dağı ndaki kampa 2 ABD li zırhlı araç ile M 16 silahlarının getirildiğine şahit olduk." PKK kesinlikle Kürt halkını temsil eden bir örgüt değil, emperyalistlerin Türkiye yi bölmek için kullandığı bir şer odağıdır.

Bütün bu gelişmelere rağmen, hâlâ ABD ye teslimiyet ve işbirlikçiliğinin ne anlama geldiğini düşünebiliyor musunuz

Millet olarak, Saadet Partisi nin söylemlerini dikkate almak zorundayız. 1996 öncesi, ABD nin Çekiç Güç ü Güney-Doğu Anadolu da karargah kurmuş, PKK terörünü destekliyordu. Önceki hükümetler Meclis ten her sene "Çekiç Güç ün görev süresini uzatma" kararı çıkarıyorlardı. 54. Erbakan Hükümeti göreve gelir gelmez, terörü desteklemek için bölgede bulunan Çekiç Güç ü geldiği yere gönderdi.

Bugün de "ABD nin İncirlik hava üssünü kullanma süresi uzatılmamalı" diyen tek parti Saadet Partisi dir.

Saadet Partisi fikir ve programıyla Türkiye nin güvenliğini ciddiye alan ve en vazgeçilmezlerimiz olarak gören bir siyasi partidir. Teslimiyetçi değil, şahsiyetli bir dış politika izlenilmesinden yanadır.

Saadet Partisi insan merkezli bir politika izlemekte, insanı "yaratılmışların en şereflisi" olarak görmektedir. Bir tek vatan evladının bile teröre kurban verilmemesini arzu etmemektedir. Bu sebeple, terörün kaynağını kökünden kurutmak için çalışmaktadır.

Türkiye nin güvenliği için Saadet Partisi iktidarı bir zorunluluk haline gelmiştir.

Şimdiye kadar sağ-sol kamplaşmaları yüzünden binlerce evladımızı kaybettik. 22 Temmuz da kendimiz, ciğerparemiz olan yavrularımız, torunlarımız ve geleceğimiz adına oylarımızı Saadet Partisi nde birleştirmek en akıllı hareket olacaktır.