Fransada Meclis üç gün sonra "Ermeni Soykırımını İnkar Edenlere Ceza Yasası"nı görüşüp karara bağlayacak. Aynı Fransa yıllar önce de bir Soykırım Anıtı dikmiş,açılışını da devletin zirvesindeki kişiler yapmışlardı.. Ardından da Meclislerinden soykırımı tanıyan bir kararı çıkardılar.. Tüm bunlar Fransızlar için yeterli olmamış ki şimdide, "Ermeni Soykırımını kabul etmeyenlere hapis cezası" nı öngören bir yasayı geçirmek istiyorlar.
Fransanın yukarıda belirttiğimiz faaliyet ve aldığı kararlar doğrudan doğruya Türk ve Türkiye düşmanlığı anlamına gelir..Lafı evirip çevirerek bu gerçeği değiştirmek mümkün olmaz. Kaldı ki, Başbakan Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı Gül de açıklamalarında Fransanın 5 yıl önce soykırımı kabul ettiğini,şimdide soykırımı kabul etmeyenlere ceza öngören yasanın kabul edilmesi halinde Türkiyeyi kaybedeceği hatırlatılmak suretiyle baskı ile yasanın görüşülmesini engellemeye, görüşülse bile reddini sağlamaaya çalışıyorlar. Sanıyorum Fransanın Türkiyeyi kazanmak gibi bir niyetinin olmadığını hatırlatmaya bile gerek yok..
Aslında Fransa ve diğer bazı ülkeler yıllar öncesinde soykırımı kabul etmek suretiyle Türkiyenin yerine Ermenilerin dostluğunu tercih ettiklerini göstermişlerdi. Buna rağmen Türkiyenin bu ülkelerle Avrupa Birliği adı altında aynı çuvala girmeye nasıl olup da rıza gösterdiğini, rızaanın da ötesinde heves sergilediğini yeniden düşünmek gerekiyor.
Peki Fransa niçin aynı birlik içinde beraber olmaları ihtimali olan bir Türkiyeyi değilde Ermenistanı v e Ermenileri tutuyor Her halde bu tutuş bir hakkı tesbit için değil. Fransa bir mahkeme kurmuş, burada tarafları ve tüm belegeleri bir araya getirerek tarihi bir olayın gerçek tesbitini mi yapmış Böyle bir şey olmadıağı gibi Fransanın böyle bir hakkı da yoktur.. O zaman tüm ülkeler başka ülkelerle ilgili tarihe dönük bir takım olaylar üzerine o ülkeleri suçlayan, hatta mahkum eden kararlar alıp bunu devlet belgesine dönüştürsünler.. Eğer böyle yapılacak olursa Fransanın tarihinde utanılacak pek çok olay ve katliam bulmak mümkün iken bu konuda en temiz ülke kesinlikle Türkiye çıkacaktır.
Aynı şey Hollanda, İtalya, Fransa, Almanya ve diğer AB ülkeleri için de geçerlidir.. Geçmişleri katliam ve soykırımlarla dolu bazı ülkelerin bugün kalkıp beraber olma çalışmaları ve müzakereleri yürüttükleri bir ülkeye dönük kararlar ve yasalar çıkarmalarının akıl ve mantık ile izahı mümkün olmaz. Bu olsa olsa düşmanlık duygularının açığa çıkmasıdır.
Meseleye bu açıdan baktığımızda Türkiye ne kadar isterse istesin AB ülkelerinin en azından bazıları Türkiyeyi birliğe almayı kesinlikle düşünmemektedirler. Sanki Türkiye kendi kenide gelin-güvey olmaktadır. Zaten ABnin Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan ve Birliğin 2025 yılındaki sorunlarını inceleyen raporda da Türkiye olarak düşünülmüyor, görülmüyor.
Birlik üyesi bazı ülkelerin sürekli olarak Türkiye aleyhtarlığı yapmaları ile sözünü ettiğimiz raporu birlikte düşündüğümüzde ortaya çıkan gerçek, Ermenistan AB üyesi olabilir ama Türkiye olmamaz. Zaten bir ülkenin kendisine karşı düşmanlıklarını açıkca göstermekten çekinmeyen ülkeler ile birlik oluşturması da pek akıllı işi değildir. Böyle bir ısrarı sürdürmekte doğru da olmaz.
Bu sebeple soykırımı kabul etmeyenlerin cezalandırılmasını öngören yasayı engellemek için çaba sarfetmekle yetinmemek, AB üyeliğimizi yeniden ele alıp gözden geçirmek mecburiyetimiz vardır.. Çünkü, dost-düşman açıkca ortadadır ve Türkiyeye karşı düşmanlıklarını gizleme ihtiyacı bile duymuyorlar.