Bu fotoğrafların anlamı ne?

Abone Ol

*  Son sözümü

baştan söylemek isterim; Hiçbir İslam coğrafyasında Müslümanların birbiri ile

savaşmasını, Müslüman kanı akmasını asla ve asla kabul edemem.

*  Suriye deki iç

karışıklık ile ilgili önceki gece başta Anadolu Ajansı olmak üzere dünyada

etkin olan bazı ajans ve televizyonlar birbirinden acı fotoğrafları servis

etti. Başbakan Erdoğan da aynı dakikalarda Cenevre de bu fotoğraflara

değinerek, Suriye yönetimine yüklendi. Buradaki zamanlama elbette dikkat

çekici ama bu işkence fotoğrafları nın bizatihi gerçek yanının önemini

azaltmaz. 

*  Peki, neler

yaşandı Suriye de Ne yapılmak isteniyor Bu fotoğrafların anlamı ne   Biliyorsunuz, Suriye iç savaşı, Suriye

Devrimi, Suriye isyanı ya da Suriye krizi artık nasıl adlandırıyorsanız-

Suriye Baas Partisi ne sadık askerler ve bu partiyi iktidardan indirmek isteyen

muhalifler arasında süren silahlı mücadele.

*  Yaklaşık 2

yıldır Suriye kan gölü.  Gösteriler 15

Mart 2011 de başladı. Nisan 2011 tarihinde ülke çapına yayıldı.  Gösteriler, Arap Baharı olarak bilinen,

Ortadoğu daki daha geniş bir protest hareketin bir parçası olarak görüldü.

Göstericiler, ailesi 1971 yılından beri iktidarı elinde tutan Beşar Esad ın

istifasını ve 1963 yılından beri ülkeyi idare eden Baas Partisi nin iktidarı

bırakmasını talep etti, ediyor.

*  Başbakan Recep

Tayyip Erdoğan başlangıçta Esad ve ailesi ile kanka iken aniden karşısına

geçti. Esad ın istifasını istedi, ülkeyi terk etmesini talep etti. Gelecek

Cuma namazını Şam da kılacağız. dedi. Fakat Erdoğan ın bu talebi egemen

güçlerce çok fazla kabul görmedi. Çin-Rusya-İran üçlüsünün de direnciyle başta

Amerika ve Avrupa Suriye ye müdahaleye yanaşmadı.

*  Bu arada

Türkiye yi bu ülkeye müdahaleye zorlayacak gelişmeler de olmadı değil.

Yüzbinlerce Suriyeli mültecinin de ötesinde savaş uçağımızın düşürülmesi ve

pilotlarımızın şehit olması, sınır ihlalleri gibi spekülatif birçok gelişme

yaşandı.

*  Suriye de iç

karışıklık son hızıyla devam etti. Nisan 2011 tarihinde Suriye Ordusu

başkaldırıyı bastırmak için ülke genelinde göstericiler üzerine ateş açtı.  Aylarca süren askeri kuşatmaların ve baskının

ardından gösteriler silahlı isyana dönüştü. Hemen her kasaba ve şehirde

çatışmalar yaşandı.

* Suriye yönetimi, ülkedeki kimyasal silahların imha

edileceği sözünü verdi. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ),  imha işleminin en geç 2014 yılı Haziran

sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.

*  Raporlara göre

on binlerce gösterici devlet hapishanelerinde hapsedildi. Bu göstericiler

sistematik işkenceye ve teröre maruz bırakıldı. Uluslararası organizasyonlar hem Baas Partisi hükûmetini, hem de muhalefeti

insan hakları ihlalleriyle suçladı. Birleşmiş Milletler in ve Uluslararası Af

Örgütü nün hem 2012 yılında, hem de 2013 yılında Suriye deki soruşturmaları ve

saha araştırmaları sonucunda, insan hakları ihlallerinin, işkencelerin ve savaş

suçlarının büyük kısmının Baas Partisi hükûmeti tarafından yapıldığı ileri

sürüldü. Bu elbette Birleşmiş Milletlerin kendi görüşü. Ama Suriye de gerçek

manada ne olduğunu dünya bilmiyor.

*  Mevcut iktidarın

üst düzey temsilcileri, önceki gün ortaya çıkan fotoğraflardan yola çıkarak,

Artık bu ülkeye uluslararası bir gücün müdahalesi kaçınılmaz demeye başladı.

*  Suriye halkına

reva görülen bu işkence kim/kimler tarafından yapılırsa yapılsın, neresinden

bakarsanız bakın bir insanlık suçudur. Bu işkenceleri yapanlar yargılanmalı ve

gereken cezaya çarptırılmalı.

*  Öte yandan şu

noktanın altını da kalın çizgilerle çizmek istiyorum; Suriye de biran önce sulh

temin edilmeli, Müslüman kanı dökülmesi önlenmelidir. Zira, dökülen her

Müslüman kanının kimlere hangi amaca hizmet ettiği yeterince açık değil mi

Suriye aç çakallara kurban edilmemeli.

Bu Toplantıya Dikkat

Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı

Selman Esmerer, yarın sabah önemli bir toplantıya ev sahipliği yapacak.

Esmerer, bir grup köşe yazarı ile kahvaltıda buluşacak.

Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları mevcut iktidar partisini

zor duruma düşürürken Saadet Partisi ni alternatif parti konumuna yükseltti.

Rüşvet alan da veren de mel undur. diyerek efsane

hizmetlere imza atan Milli Görüş belediyeciliğine özlem, son dönemde daha bir

seslendirilmeye başlandı.

İşte böyle bir konjoktürde, Selman Esmerer in yarın sabah

köşe yazarlarına vereceği mesajlar daha bir anlam kazanıyor.

Cemaat-iktidar çekişmesi, Mart mahalli seçimleri,

ardından yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Suriye de ortaya çıkan son durum

gibi konular merak edilen konular.

Ben de o kahvaltıda olacağım.

Bakalım Selman beyin bu konulara yaklaşımı nasıl olacak

Aramızda kalsın; toplantıdan en renkli notları yine

burada okuyacaksınız

Beni takip etmeye devam edin, lütfen

Bunları biliyor musunuz

*  Yılan

hikayesi ne dönen Katar merkezli El-Cezire Türk kanalının önümüzdeki günlerde

yayına başlayacağını, bu amaçla Topkapı da bir bina satın alındığını, tadilatın

tamamlandığını, bugün akşam Çırağan Sarayı nda büyük bir organizasyonun

yapıldığını,

*  Anadolu

Ajansı nın (AA) yeni multimedya paketini tanıtmak amacıyla düzenlediği

kahvaltıda, son günlerin en çok konuşulan karakteristik ve siyasi göndermelere

konu olan meyvelerden ananas ikram edildiğini,

* Eski Cumhurbaşkanlarından Fahri Korutürk ün oğlu, CHP

İstanbul milletvekili Osman Korutürk ün Sıfır Sorundan Değerli Yalnızlık

Çaresizliğine isimli kitabının piyasaya çıktığını, kitabın Korutürk ün

Danışmanı Muzaffer Ayhan Kara tarafından hazırlandığını,

*  Şike Davası nda

aldığı cezası Yargıtay tarafından onanan Aziz Yıldırım ın ilk kez Cemaat

sözcüğünü kullandığını,

*  Nazlı Ilcak ın

Sabah tan ayrıldıktan sonra Bugün Gazetesi ile anlaştığını, Bugün Gazetesi ni

Türkiye de Bugün adıyla ilk Nazlı Ilıcak ın çıkardığını, Nazlı hanımın bir

bakıma kendi kurduğu gazeteye döndüğünü, biliyor musunuz

 NOT:  Bugün 22 Ocak

2014 Çarşamba... 1) İşte geldi 2014 Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011

seçimleri öncesinde yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi, sınıfta

kaldı, çuvalladı. 2) Yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa

bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları, 28 Şubat darbesi döneminde kapatıldı. Vakıf

olan bu yurtların asıl sahiplerine iadesi noktasında şu ana kadar tık yok.

Dubakalin olacak