Bu fatura kimin?

Abone Ol

BEŞİKTAŞ müthiş bir lig başlangıcından sonra, artık bir sezon için evi durumuna gelen Olimpiyat’ta yenilenmiş Trabzonspor’a kaybetti. Daha doğru bir deyişle Trabzonspor rakibinin bütün hücum oyun planlarını, sadece bir defa ıska geçerek, imha etti ve de MBia isimli bir yıldızla sonuca gitti.

Yukarıdaki satırlar aslında maçın net bir fotoğrafı idi. Fazla açmaya gerek var mı Eh, olacak tabii ki... Özellikle de şu Quaresma adlı sihirbazla ilgili olacak.

Bu satırların yazarı, bu ülkede belki de tek başına, pardon bir de Ömer Üründül’le Attila Gökçe var, bu transferin saçmalığı üzerinde durmuş ve Beşiktaş’ın ezeli rakiplerinin transfer hamlelerine böyle bir alaturka ile cevap vermeye çalıştığını dile getirmişti.

Quaresma, Beşiktaş’a ilk geldiğinde ne vermişti ki Bu soruya sadece ve sadece taraftarın bilinçsizce gaza gelmesine neden olmuştu. Aynı taraftar, ne yazık ki bu oyuncunun ikinci gelişinde de kıyameti kopardı. Vah ki vah! Hatta öylesine şaşkındılar ki, bu oyuncu maçın en kritik anında oyundan kendini attırmasını da alkışlarla karşılayıp, lehinde tezahürat yaptılar. Bu, dünyada eşi görülmemiş bir spor dışı davranıştır.

Devam edelim... Rakibin kalesine yakın köşede ayaklarına tabanla saldırıyorsun ve de sarı kartı yiyorsun. Kendi kalene yakın olsa aklım erecek. Sonra, top durmadan atış kullanılıyor ve bir balık tutuyorsun. Neyse, hakem veriyor. Sonra mı Hakem diyor ki sana, hem de burnunun dibine kadar gelip, “Ben düdük çalmadan atma...” Aynı hakem sonra 9, 15’i saymaya doğru yürüyor ve sen pası hakemin yanından arkadaşına yuvarlıyorsun. Yani alenen beni at diyorsun...

Bakalım Beşiktaş bu büyük yanlışının faturasını daha ne kadar ödeyecek Trabzonspor, Cardozo’yı kenara atıp, çok çağdaş uç adamı NDoye ile maça başlayarak ilk doğruyu yaptı. Sonra da orta alanındaki, özellikle Özer’i bu defa rakibi kontrolle görevlendirerek, Beşiktaş’ın Mersin’deki özelliklerini tıkadı. Devamla, kenardan indi, savunma ortasında da iyi sıkıştı. Beşiktaş mı ne yaptı Karşısında bu defa orta alanı iyi tıkayan bir rakip buldu. Ve orada Quaresma ile oynamaya çalıştı. Zaman zaman Töre ve Olcay içeri girip bu noksanı gidermeye çalıştılar ama bu defa da kenar dengeler alt üst oldu.

Teknik adamlara bakalım. Şenol hocam, Oğuzhan’ı çıkardın, tamam, yerine Kerim girdi. Aslında Kerim, çoktan Gökhan’ın veya Olcay’ın yerine girmeliydi... Cenk çıktı. Yerine on kişi kalmış takımda Gomez girdi. Doğru mu sence Necip’in 70’de oyuna girmesi 10 kişi kalındığından doğru idi de, acaba kim çıkmalıydı Neyse, Şota ise sakatlanan Okay’ın yerine Medjani doğrusunu yaptı. Sefa ile de boş ama öne aksiyonların hızlanmasını ve dolayısıyla da Beşiktaş’ın geride kolayca birikmesini önledi. Ama asıl önemli olanı, Trabzonspor, uzun zamandan bu yana çok iyi kapanarak oynamayı başardı. Tek bir defa açık düştü, onda da Gökhan Töre golü atamadı.     

Bir soru daha aklıma geldi. Acaba kenarda oturan Sosa, Gökhan, Quaresma’nın kırmızından sonra çıkıp onun yerine girebilir miydi Özetlersek, Şenol hocanın değişiklik tercihleri yanlış, Şota’nınkiler ise doğruydu.

Erkan’ın müthiş golünü, NDoye’nin her santrfora örnek olacak kafa pasını gündeme getirip, Querasma’ya bir, neyse, adını bulamadım, bir tebrik telgrafı mı çeksek diyorum...