Başbakan diyor ki;
17 Aralık komplosu, yolsuzluk ambalajına gizlenmiş bir suikast girişimidir.
İyi de bu suikastı planlayanlar kimler
Başbakan diyor ki;
17 Aralık komplosu, milletin hükümetini hedef almıştır. 17 Aralık komplosu,
bunun da ötesinde, milli iradeyi, demokrasiyi, sandığı hedef almıştır.
İyi de kimler bu komplonun sahipleri
Başbakan diyor ki;
Yargı ve emniyet başta olmak üzere, devlet kurumları içine yerleşmiş bir
örgüt, dışarıdan aldığı talimatlarla, Türkiye nin istikrarına, güven ortamına,
Türkiye nin büyüyen ekonomisine ve kardeşliğine suikast girişiminde
bulunmuştur.
İyi de Sayın Başbakan, tüm istihbarat raporları sizin
masanıza geliyor. Neyin nesi, kimin fesi bu örgüt
Başbakan diyor ki;
Yargı içinde, örgütlü olarak hareket eden bazıları, egemenliği milletten alıp
yargıya devretmek için bu kirli tuzakta piyon olmuş, adeta bir yargı darbesi
gerçekleştirmek için sorumsuzca ve militanca hareket etmişlerdir. İyi de kim bu bazıları Sayın Başbakan
Başbakan diyor ki,
76 milyonun her bir ferdini, kendi iradesine sahip çıkmaya, demokrasiyi
savunmaya, ülkesine yönelik bu çirkin saldırılara karşı tek yürek olmaya davet
ediyorum. Milletin hazinesinden çalanlar, bunu milletten gizleyebilseler bile,
Allah tan gizleyemezler.
İyi de Sayın Başbakan, milletin hazinesinden çalanları
neden açıklamıyorsunuz
Başbakan diyor ki,
Bu operasyonun arkasında yerli destekçileri ile birlikte dış güçler vardır.
İyi de Sayın Başbakan bu dış güçler in kim/kimler olduğunu
siz bilmeyeceksiniz de kim bilecek
Biliyorsanız, neden açıklamıyorsunuz Biliniz ki; biliyor
da açıklamıyorsanız, bu sizin örtülü bir hesap içinde olduğunuzu gösterir.
Yok, bilmiyor da biliyor gibi konuşuyorsanız, ona da
söyleyecek söz bulamıyorum.
BAŞDÖNDÜREN 20 GÜN
Pınarhisar dan başlayarak 2-3 sene öncesine kadar her şey
hoştu, güzeldi.
Bürokratik kadroları birlikte paylaştılar, önemli
kararları birlikte aldılar, yapılanmaları beraber yaptılar, aynı yağmurda
ıslandılar, el ele yürüdüler
Bu durum yaklaşık 8 sene kadar sürdü.
Ne zaman ki MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Oslo görüşmeleri
sebebiyle ifadeye çağrıldı birden çoğu şey değişti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hakan Fidan ın ifadeye
çağrılmasının arkasında kendisini yeme niyetinin yattığını açıkladı ve
Fidan ı korudu.
***
Amiyane tabirle çaktırmasalar da artık birçok şey
eskisi gibi değildi.
Koalisyonun bir kanadı, kendilerine ait olan medyadan
satır aralarında ince giydirmeler yapmaya başladı.
Aslında herkes MİT Krizi ile birlikte koalisyonun tam da
ortasından çatladığının farkındaydı.
Dershanelerin kapatılmak istenmesi ve Milli Eğitim
Bakanlığı nın hazırladığı taslak çalışma tüm niyetleri ve planları açık etti.
Cemaat, AKP ye tüm hatlarıyla yüklendi. Elde ne var ne
yoksa veryansın etti, Hükümet e...
Başbakan Erdoğan önce geri adım atmak istemedi ama baktı
ki olacak gibi değil, hafiften bir geriledi. Gelecek yıl için de dershanelere
kayıt yapılabileceği açıklandı.
Ama artık ok yaydan çıkmıştı.
***
Ve 17 Aralık soruşturması
17 Aralık 2013 günü, bakan oğullarının da olduğu 47
kişinin yolsuzluk ve rüşvet yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındığı bir
operasyon.
Soruşturma Cumhuriyet Savcısı Celal Kara tarafından
yürütülmekteydi ama ünlü Ergenekon, Balyoz gibi davaların Savcısı Zekeriya Öz
koordine ediyordu.
17 Aralık 2013 tarihinde yolsuzluk iddiasıyla dosyaya
bakan savcı Muammer Akkaş tarafından aralarında başbakanın oğlu Bilal
Erdoğan ın da olduğu isimler için gözaltı kararı kolluk kuvvetlerine
bildirilmiş fakat kolluk kuvvetleri tarafından savcının Hakimler Savcılar
Yüksek Kurulu ndan bağımsız kararı nedeniyle herhangi bir işlem yapılmadı. Bunun üzerine savcı bir basın bildirisiyle
görevinden kendi isteğiyle çekildi.
***
AKP bu operasyonda Gezi Parkı olaylarında olduğu gibi-
şöyle bir sendeledi.
Operasyonun ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ilk
kez bir argüman kullandı.
Erdoğan, operasyonun arkasında Paralel Devlet
Yapılanması olduğunu iddia etti.
Yani Cemaat yapılanması.
Soruşturmada hakkında sadece iddialardan ibaret
suçlamaların olduğu kişilerin suçlu olduğu kesinleşmişcesine yapılan kara
propagandalar ve gizli tutulması gereken soruşturma bilgilerinin aynı anda
basına sızdırılması eleştirildi.
Operasyonun kaynağında cemat-hükümet tartışmaları olduğu,
operasyonun hükümeti devirme girişimi olduğu iddiaları havalarda uçuştu
***
Operasyonun ardından görevi kötüye kullandığı
gerekçesiyle birçok emniyet müdürü, istihbarat şube müdürü ve polis görevden
alındı ya da yer değiştirdi.
Haber vermeden operasyon yapma imkanı veren Kolluk
Kuvvetleri Yönetmeliği iktidar tarafından değiştirildi ama bu değişiklik
Danıştay dan döndü.
İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer
Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bakanlıktan istifa etti.
Bayraktar ayrıca milletvekilliğinden de istifa ettiğini açıkladı. Soruşturmada
adı geçen bir diğer isim Egemen Bağış da Avrupa Birliği Bakanlığı görevinden
alındı.
AKP milletvekilleri İdris Naim Şahin, Erdal Kalkan,
Ertuğrul Günay, Hasan Hami Yıldırım ve Haluk Özdalga partisinden istifa etti.
Yine AK Parti milletvekilleri Hakan Şükür ve İdris Bal da soruşturma öncesi
yaşanan dershane tartışması sırasında istifa etti.
Zekeriya Öz, görevinden alınarak Bakırköy Cumhuriyet
Başsavcı Vekilliğine atandı.
***
İktidar, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu nun (HSYK)
yapısını değiştirmek için TBMM Başkanlığı na teklif sundu. Teklifin Meclis
Anayasa Komisyonunda görüşmeleri sırasında AKP-CHP milletvekilleri birbirine
girdi, eşine az rastlanır kavga yaşandı.
Bu arada Başbakan Erdoğan bir hafta süren Uzakdoğu
gezisini tamamlayarak yurda döndü.
Şu an itibariyle bu noktadayız.
Son 20 gün içinde başımız döndü.
Bakalım bundan sonra neler yaşayacağız
ÇOK TUHAF OLDUĞUM ENSTANTANE!
Henüz Marmaray a binmedim.
Ama zaman zaman metrobüsü kullanıyorum.
Önceki gün Mecidiyeköy metrobüs durağında ilginç bir
sahne yaşadım.
Yazıyor, yazıyor Başbakan Erdoğan ın oğlu Bilal
Erdoğan ın ifadeye çağrılmasına rağmen Savcılığa gitmediğini yazıyor
Üniversiteli gençler, ellerinde sol bir gazete
satıyorlar.
Gazetenin manşet haberini de yüksek sesle duyuruyorlar.
O anda, duraktaki güvenlik mensupları ve belediye
görevlileri ile göz göze geldik.
Kadir Abi nin işe aldığı görevliler
Tam da kulaklarının dibinde bu sesleri tekrar tekrar
duyunca, onlar da birbirine tuhaf tuhaf baktılar
NOT: Bugün 13 Ocak 2014 Pazartesi... 1) İşte geldi 2014
Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 seçimleri öncesinde yeni ve sivil
anayasa sözünü yerine getiremedi, sınıfta kaldı, çuvalladı. 2) Yoksul-zeki
Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları, 28
Şubat darbesi döneminde kapatıldı. Vakıf olan bu yurtların asıl sahiplerine
iadesi noktasında şu ana kadar tık yok. Dubakali n olacak Takipçisiyiz