Ne diyordu Üstad, "Yol O nun varlık O nun, gerisi hep angarya/Yüzüstü çok süründün ayağa kalk Sakarya" Pazar günü Sakarya da AGD nin düzenlediği Fethin 555. Yıldönümü etkinliklerindeydik. Böylesine coşkulu bir kalabalığı ancak Milli Görüş, bu davanın kutlu erleri, AGD nin çalışkan yöneticileri bir araya getirebilirdi zaten.
Programı özetleyeceksek, sırtına üstadın deyimiyle Türk tarihi, İslam tarihi vurulmuş Sakarya nehrini remzeden, resmeden onbinlerce insan, fetih ruhuyla kıyama durmuş vaziyetteydi. Türkiye, son on yıldır çok büyük badireler atlattı. Demokrasisi savruldu, insanların tercihleriyle oynandı ve hiç özlemediğimiz bir siyasi tablo önümüze konuldu. Bu tabloyu tersine çevirecek güç ve irade Sakarya stadındaki coşkuda gizliydi. Anadolu nun her köşesinden gelen onbinlerce yürekleri fetih ruhuyla bilenmiş delikanlı, "Biz Biz Biz.. Fatih lerin nesliyiz" diye haykıran evlad-ı Fatihan, ülkemiz üzerinde oynanan bu oyunlara dur diyebilecek tek adres aslında. Kabul etmeliyiz ki, Türkiye, güdük, kadük ve savruk demokrasisi, din ve vicdan hürriyeti bağlamındaki eksiklikleri, yasama-yürütme ve yargı erkleri arasındaki intizamsız görüntüsü, hukukun siyasallaştığı eleştirileriyle çağdaş dünya önünde başımızı önümüze eğen görüntüler sergilememize neden oluyor.
Ekonomimiz dışa bağımlı Dış politikamız dışa bağımlı İç siyaset, nicedir AB nin önümüze koyduğu direktiflerle belirleniyor. Bağımsızlık kavramının içinin boşaltıldığı, yer altı ve yerüstü kaynaklarımızın "Babalar gibi satarım" fikriyle birilerine peşkeş çekildiği bir dönem geçiriyoruz. Yanıbaşımızda Müslüman kardeşlerimiz yanarken, ölürken, tecavüze uğrarken, bizim de işgalcilerle işbirliği yapmamıza yönelik kararlar almak isteyen bir siyasi irade ülke dümeninde işbaşında. Üstelik bu siyasi irade, kendisinin üretmediği, türetmediği kavramları kullanarak, siyaseti dizayn edenlerin güçlerine yaslanarak, bir çok tabanın altını boşaltmış durumda. Hem yerel yönetimlerde, hem iktidarda efsane yazanlara öykünen halkımızın düşünceleri dumura uğratılmış ve işbirlikçi bu siyasi iradeden başarı bekleniyor.
Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın ifadesiyle, "Milli Görüş bir mayadır. Bu mayayı kaldırdığınızda, eliniz kolunuz bağlanır"
Nitekim, beş senelik iktidarları boyunca, bu milletin hiçbir derdine melhem olabilecek bir çalışma ortaya koyabildiler mi Yapmak istediklerini de suni gündemlerle boğuntuya getirerek, ellerine yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.
Önümüzdeki dönemde tarihi bir dönemeç geliyor. İşte, Sakarya da kıyama duran bu fetih gençliğinin, önümüzdeki dönemde Türkiye genelinde kapı kapı dolaşarak, acı gerçekleri halkımıza ulaştırma vazifesi var. Yazımızı Üstad ın dizeleriyle bitirelim,
"Eyvah, eyvah Sakaryam, sana mı düştü bu yük
Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük"
Bu dava büyük!