Bu bayram benim bayramım

Abone Ol

Hayatın durağan dönemini oruç ile geçirdik. Zorluklarına sabırla karşılık verdik çoluk çocuk, yediden yetmişe. Kimi zaman hüzünlü, kimi zaman zorluklu, kimi zaman sevinçli, kimi zaman yorgun, kimi zaman dingin.

Her eylemimiz, davranışımız bilinç ile geçti, bilinç güneşi üzerimize yağıp durdu. Etrafımıza baktık, sabırla izledik olayları. Gerilimleri, kavgaları, öfkeleri sabırla geçtik. Bir adının da sabır ayı olduğu bir oruç dönemi. İnsanoğlu nefs taşıyor. Nefsini yenen, sabırla külleyen, dizginleyen, ayaklarının altına alan bir bilinçle.

Ne günler geçirdik, ne zamanlar, ne yıllar. Dönüp geriye baktığımızda on yıllar duruyor. On yılları bulacak mıyız bilinmez.

Yeni bir dirim ve bilinç zamanı.

Her davranışın bir karşılığı var ve olmalı.

Çocukluğumdan beri zorluklara göğüs gererek geldim. Geldik. Çocuk yaşta yetim kaldık, kimsesiz ve yalnız. İçinde bulunduğumuz hayatın ve dünyanın bize özgülüğünden nasiplendik. Ramazan geldi camiye koştuk, oruç tuttuk, bayramlara erdik. Teravihlerde vaazlar ve sohbetler dinledik. Yetimdik, boynumuz büküktü. Bayramlar yaşadık, babasızdık. Bize bayram sevinci yaşatacak, annemizden başka bir büyüğümüz yoktu. Köy yerinde. Hoca efendi, Efendimiz, Peygamberimizin hayatından kesitler anlattı. Bir bayram sabahı, eğlenen, oynayan arkadaşlarını izleyen bir yalnız çocuğun, mahzun bakışını betimledi. O boynu bükük çocuk oynamıyor ve eğlenmiyordu. Efendimizi bilmeyen, tanımayan çocuk, kendisine şefkatle yaklaşan, başını okşayan eli hissedince, hüznünün ve üzüntüsünün nedeni öğrenilince elinden tutup evine götürmüş, ona baba olmuş, Aişe validemiz ana olmuş, Hasan ve Hüseyin kardeşleri olmuş, üstü başı değişmiş, saçları taranmış. İşte bu çocuk az sonra arkadaşlarının yanına bir başka sevinçle dönmüş. Onlardan daha kutlulanmış bir duygu içinde. Bir yetim, bir bayram sabahı sevgili Efendimizin manevi evlâdı olmuş. Bir bayram bir başka bayrama dönüşmüş.

Her yetim, her yalnız, her mahzun, her kimsesiz bir ele gereksinim duyar. Bizler de bu elleri bekledik. Kentten, çevreden, komşudan fitreler, zekâtlar, sadakalar, yardımlar akıp durdu. Tıpkı efendimizin manevi ve sıcacık ellerini başımızda hissederek.

Bir oruç ayı bitti, bir bayram vakti girdi. Adı bayram. Sevinç ve hüznün bir arada yaşandığı bir zaman kesiti. Hüznün sevince dönmesi gerektiği bir zaman. İşte o kutlu ellerin yeniden aynı sıcaklıkla başlara dokunma zamanı.

Bayramın, hüznün ve sevincin yaşı yoktur. On yıllardır bayram yaparız. On yıllardır hüzün içreyiz. Yeryüzü yetim, öksüz ve kimsesiz kaynıyor. Yeryüzü yorgun düştü. Sıcak ellerin azalmasındandır bu. Yeryüzü yetim kaldı, yetimlerin başlarını okşayacak sevgili eller giderek yitiyor. Yeryüzü öfke ve kin kusuyor, Müslüman ı bile Müslüman a düşman.

Yetimdim çocukluğumun bayramlarını bayram olarak yaşadım.

Gençtim arkadaşlarım, okullarım, ideallerim ve engin coşkunluklarımla bayramlar yaptım. Orta yaş grubundayım çocuklarımla, dostlarımla, gönül ehli insanlarla ve dava insanlarıyla bayram yapıyorum.

Bu bayram benim bayramım.

Çocuklarım ve dostlarımla, yakınlarım ve yol arkadaşlarımla, akrabalarım ve komşularımla oruç tuttum. Tutmayanlara hüzünle baktım. Yüzüme sigara dumanını üfleyenlere hüzünle baktım. Öfkeyle üzerime gelenlere acıdım. İnadına, baskı kurarak oruçlu olmadığını ihsas ettirenlere, düşmanlık yapanlara merhamet ettim. Biliyorum ki onlar öfkenin ve kinin kurbanıdırlar. Biliyorum ki, eğer nasipte varsa bir gün belki onlar da benimle olabilirler. Efendimiz yalnızdı, kırk kişiyle yola çıktı. Bugün milyar insanlar var aynı ruhu taşıyan. Gençliğimizde yalnızdık, alaylı bakışların altındaydık bugün milyonlar var.

Bu bayram benim bayramım. Fıtır bayramı, sevinç bayramı, hüzün bayramı, rahmet ve merhamet bayramı, barışma bayramı, gönül birlikteliğinin bayramı, oruç tutmayanların bile bayramı. Onların da kalplerine sevinç düşüyor, bir ışık beliriyor. Bir gönül huzura eriyor. Bu bayram ölülerimizin de bayramı. Herkesin nasiplendiği bir bayram. Bu bayram çocukların, yaşlıların, orta yaşlıların bayramı.

Bu bayram benim bayramım. Orucumu tuttum, ibadetlerimi yaptım, eksiklerimi biliyorum. Ellerimi Allah a açıyorum. Sevgilinin ışığını bekliyorum.

Bu bayram benim bayramım, senin, onun, öbürünün, ötekinin bayramı. Bu bayram müminlerin bayramı, Müslümanların, kutluların, gönül ehli insanların, mahzunların, içlilerin, herkesin