Bu balonu patlatıyorum!

Abone Ol

23 Şubat 1996 tarihi Türk Dış Politikasında bir dönüm noktası oldu.

Bu tarihte Türkiye ile İsrail arasında Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması imzalandı.

İsrail ile böyle bir anlaşma Türk tarihinde ilk kez gerçekleşiyordu.

Türkiye-İsrail askeri işbirliği ile Türkiye artık Ortadoğuda taraf oluyor, Siyonist İsrail ile saf tutuyor ve Arap Dünyası ile İranı karşısına alıyordu.

Türk tarihinde, çok önemli bir dönüm noktasını oluşturan bu anlaşmayı, İsraili ziyareti sırasında Tel Avivde, 23 Şubat 1996 günü, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir imzalamıştır. Bu gizli anlaşmaya İsrail tarafından, Savunma Bakanlığı Genel Müdürü David İvri imzasını koymuştur.

Orgeneral Çevik Bir, bu gizli anlaşmayı imzalamakla anayasa suçu işlemiştir.

Anayasanın 90. Maddesi şöyle diyor:

"Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır."

Oysa bu anlaşma, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) tartışılmamış, oylanmamış ve onaylanmamıştır.

AÇIKÇA ANAYASA SUÇU İŞLEDİLER!

Bu anlaşma imzalandığında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Tansu Çiller, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Deniz Baykal; anlaşmanın TBMMde konuşulmamış, tartışılmamış, oylanmamış ve onaylanmamış olmasını hiç sorgulamamışlardır. Sessiz kalarak yapılan bu gizli anlaşmayı kabullenmişlerdir. Bu tutumlarıyla bu kişilerin de her biri ayrı ayrı anayasa suçu işlemişlerdir.

Tarihimizde çok önemli bir dönüm noktası olan ve İsrail devleti ile yapılan  bu gizli askeri anlaşmanın Üçüncü Çiller Hükümeti döneminde değil de merhum Necmettin Erbakanın başbakan olduğu Refahyol Hükümeti döneminde imzalanmış olduğunu ısrarla iddia eden birkaç Türk araştırmacı yazar bulunmaktadır.

Bu araştırmacı yazarlar ortaya konan sağlam kaynak ve belgelere rağmen her nedense desteksiz iddialarını ısrarla sürdürmektedir.

İsrail ve Amerika Devlet arşivlerinde araştırmalar yapmış olan araştırmacı yazar Prof. Dr. Ofra Bengionun bu konuyla ilgili bulguları şöyle:  "Türk tarafında başı çeken dört yönlendirici ve katalizör şu kişilerdi: Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir, Hava Kuvvetleri Komutanı Halis Burhan ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya.

Dış dünya için Türkiye-İsrail İlişkilerini haritaya oturtan temel olay, 23 Şubat 1996 tarihinde imzalanmış olan anlaşmaydı. Aslında, daha önce de gördük, bu anlaşma o güne kadar gerçekleştirilmiş gelişmelerin ulaşmış olduğu son noktaydı."

Tartışılacak bir yanı yok.

Tarihimizde ilk kez Siyonist İsrail ile askeri bir anlaşma, hem de gizli olarak, Tansu Çiller Hükümeti döneminde, 23 Şubat 1996 tarihinde imzalanmıştır. Bu anlaşmanın gerçek mimarları;  dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir ve Kuvvet Komutanlarıdır.

23 Şubat 1996 tarihinde İsraille imzalanan gizli askeri anlaşmadan 1 ay sonra, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel İsraile gider. Bir Türk Cumhurbaşkanının Siyonist İsraile bu ilk ziyaretidir.

VEKİLLER BU SORUYU ÇİLLERE SORABİLECEK Mİ

Yazar Yılmaz Dikbaşın yukardaki  bu satırlarına kim itiraz edebilir

Türkiye-İsrail Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşmasının Refahyol döneminde imzalandığını ısrarla yazanlara, merhum Erbakanı töhmet altında bırakan bu kalemlere ne demeli

Biliyorsunuz, Tansu Çiller geçtiğimiz günlerde savcılığa 28 Şubat Soruşturması kapsamında ifade verdi. Bildiklerinin, yaşadıklarının çok azını anlattı. Asıl konuşacağı yerin de milli iradenin tecelli ettiği yer olan TBMM Araştırma Komisyonu olduğunu ekleyerek...

Merak ettiğim şu;

TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu üyesi millletvekilleri acaba şu soruyu da eski Başbakan Çillere soracaklar mı

"Sayın Çiller, Türkiye ile İsrail ilk kez sizin Başbakanlığınız döneminde üstelik de gizli olarak Askeri Eğitim Antlaşması imzaladı. Çevik Bir bu anlaşmanın altına imza atarken sizin haberiniz var mıydı, yok muydu Şu anlaşmanın perde arkasını anlatabilir misiniz "

Eminim, radyoların yasaklanması gündeme geldiğinde yakasına silah kurdale asarak bu yasağı protesto eden, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile muhafazakar kesime dönük sert tedbirler getirilmeye çalışıldığında partisinde bir avuç vekil ile buna karşı duran, hepsinin ötesinde Refah Partisi ile koalisyon kurma yürekliliğini gösteren Sarışın Güzel Kadın bu soruya da gönülden cevap verecek ve karanlık bir dönemin aydınlatılmasına ışık tutacaktır.

Haydi Tansu hanım, önümüzdeki ay TBMMde yapacağın açıklamalar bu açıdan da hayati bir önem arzetmekte.

Şu sönmüş balona bir iğne de sen batır!

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ

* Daha önce engelliler için uygulamaya konulan indirimli internet hizmetinin kapsamına şehit yakınları, gaziler ile gazilerin anne, baba, eş ve çocuklarının da eklendiğini, şehit yakınları ve gazilerin 1 Ekim itibarıyla interneti yüzde 25 indirimli kullanabileceğini,

* 5 kişinin öldüğü Akçakale krizi ve Türkiyenin misilleme saldırısı sonrasında Suriyenin, uçak ve helikopterlerine sınıra 10 kmden fazla yaklaşmama uyarısı yaptığını, biliyor musunuz

NOT:  Bugün 07 Ekim 2012 Pazar... Uyan da balığa gidelim... İktidarın 2012 yılında yeni Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 9 ay 7 gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına başlandı, ilk cümleler ortaya çıktı... Ama bugünlerde tık yok... Takipçisiyiz...