Önce, TV5’te saat 20.00’da ne olduğunu ifade edeyim;
Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, uzun bir süredir TV5’te ‘Buyurun Başlıyoruz’ adlı programda haftanın önemli konularının perde arkasını, detaylarını ‘milli’ bir bakış açısıyla izleyici ile paylaşıyor.
“Bu akşam özellikle ekran başında olun!” dememin nedeni şu; hani, hep denir ya, ekonomik krizlerden, çıkmazlardan sonra, halka vatandaşa ‘acı’ reçete sunulur. Hükümetler, ekonomik zorlukları aşmak için vergileri halkın sırtına yükler de yükler!
Ama Millî Görüş lideri, Refahyol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, ekonomideki güçlükleri aşmak için hiçbir dönemde ‘acı reçete’ye yanaşmadı. ‘Acı reçete’ yerine, ‘tatlı reçete’yle çıktı halkın huzuruna! İşte bu ‘tatlı reçete’ nasıl oluyor? Bu tatlılık nereden geliyor? Bu sorunun cevabını yıllarca Erbakan Hoca’mızın en yakınında bulunan Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş bu akşam anlatacak!
Bir de deniyor ya hani, ‘Devlet fabrika kurar mı hiç!’ Devlet fabrika kurar mı kurmaz mı, bu sorunun cevabı da yine bu akşam saat 20.00’da TV5 ekranlarında vuzuha kavuşacak!
***
Biliyorum, yıllardan beri, ‘Buyurun Başlıyoruz’ programını büyük bir heyecanla izliyorsunuz! Elbette TV5’in diğer programlarını da… Mustafa Kurdaş’ın ‘milli bir bakış açısıyla’ manşetlerin, gündeme ilişkin başlıkların ayrıntısını yorumlamasını arzuluyorsunuz ama bu akşamki sanki bambaşka bir program olacak…
Haydi bu akşam saat 20.00’da TV5’te ekran başına…
EŞGÜDÜM KURULU!
Altılı Masa’da bazı hususlar daha da somutlaşmaya, netleşmeye başladı...
Modelin nasıl işleyeceğini Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu açıkladı. Şöyle ki;
* Bu ayın (Aralık, 2022) sonuna doğru yapılması beklenen, onuncu toplantıda seçimin kazanılması durumunda kurulacak 'ortak yönetim' yapısının netleştirilip duyurulması bekleniyor.
* Bu modele göre, Türkiye adeta parlamenter döneme geçilmiş gibi yönetilecek.
* Cumhurbaşkanlığı seçimini Millet İttifakı kazanması durumunda, yeni Cumhurbaşkanı, Anayasa değişikliği yapılana kadar siyasi parti genel başkanları ile istişare ederek kararları alacak.
* Mekanizma 'Eşgüdüm Kurulu' olarak çalışacak. Bakanlar da Meclis seçimi sonucuna göre cumhurbaşkanının parti genel başkanlarıyla görüşmesi sonucu, onlardan aldığı bilgilerle belirlenecek.
* Süreci şimdiden tahmin elbette mümkün değil ama Millet İttifakı 400’ün üzerinde milletvekili çıkarırsa, hemen Anayasa referanduma gitmeden değiştirilecek. 360-400 arası milletvekili olursa referanduma götürme mecburiyeti var.
* Peki, 360 milletvekili yakalanamaz ama Cumhurbaşkanlığı seçimi kazanıldığı takdirde nasıl bir yol izlenecek? O zaman da belli bir süre, belki 5 sene istişari mekanizma ile idare edilecek.
* Daha anlaşılır dille ifade etmek gerekirse, Anayasa değişikliği yapılamasa bile, Türkiye sanki bir koalisyon hükümeti varmış gibi yönetilecek.
* Parti genel başkanlarının milletvekili seçilmeleri ve Meclis’te bulunması güçlü bir kanaat olarak ifade edilmekte.
* Bakanlar da yine istişare ile belirlenecek.
* Yeni cumhurbaşkanı Millet İttifakı’ndan seçilirse, partili mi olacak, partisinden istifa edecek mi? Bu husus da, önümüzdeki istişare süreçlerinde karara bağlanacak!
"DEVLET, TEKKELERİ SERBEST BIRAKMALIDIR!"
* “...Tekke kapat: Kitapları yok et! Kültür kurumlarının kapısına kilit vur!”
* “Bir garabet daha: Bu tekkelerden biri epey zamandır kanun dışı olarak faaliyetlerini sürdürüyordu. Cemevlerinden söz ediyoruz! Sonunda hükümet bunları “yasallaştırdı”. Hatta bunların şeyhlerine devlet bütçesinden maaş verilecek!”
* “Neden her fırsatta höyküren Atatürkçüler “ne oluyoruz, ülke tekkeler, şeyhler, dervişler ülkesi olamaz!” demediler?”
* “Devlet bir tekkeyi resmen tanıyor, binalarının bazı masraflarını yükleniyor ve şeyhlerine maaş bağlıyor! Bu tekkeleri kapatan Cumhuriyet kurucusunun kemiklerini sızlatmaz mı? Tekkenin duvarına onun resmini asarsanız, mesele hallolur!”
* “Başka açıdan bakarsak: Anayasa’nın eşitlik ilkesine ne oldu? Bu hakkı diğer tekkelere de tanımak gerekmez mi?”
* “Cumhuriyet tekkelerinden tık çıkmadı. “Bize de bu hakları tanıyın!” diyen olmadı! Demek ki bu “gizli-saklılık”tan memnunlar!”
* “Tekrar söylüyoruz: Devlet tekkeleri serbest bırakmalıdır! Sahte şeyhlere, cehaletten, hurafelerden beslenen gizli-saklı cumhuriyet tekkeciliğine meydan vermemek için Osmanlı’nın son döneminde olduğu gibi bir ilim heyeti bu kurumları denetlemelidir. Gizliyken bu yapılamaz, açıksa elbette mümkündür!”
* “Ve tekkeler yüzlerce yıllık kültür kurumlarımız olarak tekrar hayatımıza karışır, edep öğretir, maarif talim eder, ilim ve sanat yuvası haline gelir.” (D. Mehmet Doğan, Yazar, TYB Şeref Başkanı. Kaynak: www.tyb.org.tr )
MESAJ PANOSU
* “Millî Görüş son 50 yıllık geçmişinde, 24, 48, maksimum 140 milletvekili ile hükümetlerde yer aldı. ‘Önce ahlak ve maneviyat’ politikasıyla, sanayiye ve kalkınmaya önem vermesiyle, faizsiz bankacılıkla, fakir ama zeki başarılı Anadolu talebelerine vakıf yurtlarının hemen her şehire ve hatta bazı ilçelere açılmasıyla, Kıbrıs'ın şanlı fethiyle, havuz sistemiyle, vb. hususlarda öne çıktı, Millî Görüş.”
* “Millî Görüş hep iz bıraktı.”
* “Bu arada merhum Bedri İncetahtacı gibi milletvekili evladını şehit verdi.”
* “Kudüs İsrail'e başkent olamaz, ancak: Kudüs İslam'ındır” diyerek Konya’da milyonluk miting düzenledi. Ve dikkat; hemen ardından 12 Eylül askeri darbesi…”
* “Ve Refahyol; buraya da dikkat; toplam süresi 11 ay, bu sürede yapılan efsane hizmetler ve dış karanlık mihrakların ağababası Siyonistler ve yerli işbirlikçi 5’li çete ile Refahyol’a yapılanlar…”
* “Ve önemli bir not; 20 küsür yıldır en az 300+milletvekilli ile hükümet edenlerin geldiği yer; yıkım, israf, soygun, yolsuzluk, rüşvet… Bunlardan başka hangi izi bıraktılar? Ilımlı İslam = cihatsız İslam” (Ali İhsan Oturak/Saadet Partisi Kütahya önceki İl Başkanı)