Böyle Olur Bilge Başkan’ın Kongresi!

Abone Ol

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;

DENİZLİ, 28 Şubat sonrası böylesine canlı ve heyecan yüklü bir kongre görmedi. Programa gençlerin ilgisi büyüktü. Genel Başkan’ın tecrübeli, Türkiye ve dünya olaylarına vakıf oluşu Milli Görüş kadrolarına güven verdi. Büyük bir ümit, azim ve cesaret depoladılar. “Böyle olur Bilge Başkan’ın kongresi!” diyenler oldu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun, Denizli’deki 2 günlük programını takip ettim. Kısa sürede genel başkanlığa alıştığını gördüm. Türkiye ve dünya olaylarını yakından izliyor. Yarım asırlık devlet ve siyaset tecrübesine sahip. Türkiye’nin geçmekte olduğu hassas sürecin farkında! Sorumluluk şuuruyla konuşuyor. Kelimeleri dikkatli ve itidalli kullanıyor. Yapıcı, birleştirici, kucaklayıcı, kaynaştırıcı bir üslubu var.

Kongre öncesi 2 yerel TV programına konuk oldu. Milli Görüş’ün problemlerimize sunduğu çözümleri samimi ve tabii bir üslupla anlattı. Saadet Partisi’nin dinamik teşkilat yapısıyla sürekli halkın arasında olduğunu söyledi. Sınır tanımayan teröre karşı “milli birliğe” vurgu yaptı: “Türkiye Ankara’dan yönetilmeli.” Gerekçesi şöyle: “Brüksel’den yönetilirsek kimliğimizi kaybederiz.”

Bilge Başkan, Türkiye’nin kaostan kurtulması için hep birlikte çözüm üretmekten yana. Siyasileri, olup biteni düşünmeye davet etti. “Çözümün ciddi tefekkürle olacağını” belirtti: “Karşı fikirler olmazsa doğruyu bulmak zorlaşır.”

Çok sık “adalet vurgusu” yaptı. Seçim barajının haksızlığını anlattı. Seçim barajı kalkmazsa Meclis’te farklı görüşlerin temsil edilemeyeceğini söyledi.

BU NE HEYECAN YARABBİ!

KARAMOLLAOĞLU, ASKON’un düzenlediği iş adamı, sanayici ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin bir araya geldiği yemekli bir toplantıya da katıldı. “Türkiye’nin Meseleleri ve Çözüm Yolları” konulu nefis bir görsel sunum yaptı. Planlamanın önemini vurguladı. Problemlerimize teşhis koyarken; tedavi yollarını da gösterdi. Örneklerle, ilmi ve isabetli izahlar ortaya koydu. Katılımcılar, 2 saatlik programa kilitlenmiş gibiydiler.

Ertesi gün, Bilge Başkan’ın kongre salonuna girişi muhteşem oldu. Erbakan Hocamızın başımızda olduğu günleri hatırladık. Gençler salon girişinde güvenlik koridoru oluşturdular. Genel Başkanlarına sahip çıktılar; onu en güzel şekilde karşıladılar.

Salonda atılan sloganlar, Milli Görüş kadrolarının vefakarlık, dava sadakati ve Genel Başkanlarına bağlılıklarının sembolüydü: “Efsane Başbakan, Mücahit Erbakan”; “Bilge insan, Temel Başkan”; “Bu gençlik seni başbakan yapar.”

Kongredeki görevleri sebebiyle içlerinde 2 gündür uykusuz olan gençleri biliyordum. Belki yemek imkânı bulamayanlar bile vardı. Fakat o kadar tabii ve içten slogan atıyorlardı ki, bunun karşılıksız kalmayacağına inanıyorum.

Dünyevileşmiş toplumda Allah için ve gönül beraberliği sebebiyle toplanmak öylesine azalmıştı ki!. İnsanlar çoğunlukla dünyevi imkânlar yakalamak için bir araya geliyor; birbirlerine sahte gülücükler dağıtıyorlardı. Saadet Partisi’ndeki dava şuurunu görünce, “Yarabbi! Hak bir davaya mensup olmak ne büyük bir mutluluk!” diye düşündüm.

BU DAVA BİTMEZ

SLOGANLAR eşliğinde kürsüye gelen Temel Karamollaoğlu, “Erbakan Hoca’nın insanlığa ufuk açtığını, fikirlerini müzakereden çekinmediğini” anlattı. “Biz 28 Şubat’ta beceremediğimiz için değil; göreve gelince milletin meselelerine sahip çıktığımızı gördükleri için dış güçlerin etkisiyle iktidardan uzaklaştırıldık.” 

Bilge Başkan, “Dünyanın hiçbir yerinde, terörün yalnız silahla bitirilemediğini” açıkladı. 150 senelik İRA terör örgütünü örnek gösterdi. Terörün sona erdirilmesinde “psikolojik, siyasal, ekonomik, eğitim gibi etkenlerin devreye girmesi” gerektiğini açıkladı.

Genel Başkan, Türkiye’nin önemli problemlerinden birinin de “iç göç” olduğunu belirtti. “Hattı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh baştanbaşa vatandır, prensibi gereği sınırları askerimiz korur; vatanı ise, onun üstündeki toprağın sahipleri, yani o toprağı işleyenler.” Türkiye’nin doğusu kimin için boşaltılıyor, dersiniz? İyi düşünülüp araştırılması gereken önemli bir konu!

Denizli İl Başkanlığı’na seçilen Ahmet Eryılmaz ise, Milli Görüş’ün Meclis’te temsil edilmemesi içte Türkiye’nin problemlerini katlanarak artırdığını; dışta da, “Milli Görüş’ün iktidardan uzak olduğu süreçte D-8 projesinin yetim kaldığını” anlattı. İslam Birliği’nden mahrumiyetin sıkıntısının yaşandığını belirtti.

Saadet Partisi 30 Ekim büyük kongresiyle birlikte güzel bir heyecan dalgası yakaladı. Genel Başkan’ın 6 ayrı ulusal TV kanalına konuk olması, halkın dikkatini yeniden Milli Görüş söylemlerine çevirdi.

Denizli gibi bir Ege ilinde Saadet Partisi’ne gösterilen büyük teveccüh çok anlamlıydı. Hele gençlerin programa gösterdikleri ilgi Milli Görüş hareketinin önünün açık olduğunu müjdeledi. Erbakan Hocamız ne güzel söylerdi: “Zafer inananlarındır. Ve zafer yakındır!”