Böyle başa böyle tarak

Abone Ol

Sezonun ilk derbi karşılaşması keyifli bir maça sahne oldu. Yine her zamanki gibi hakem faktörü maçın önüne geçti. Beşiktaş’ın yeni transferi Mario Gomez, kalitesini ortaya koyarak, iki şık kafa golü ile takımına bu zorlu mücadelede 3 puan kazandırdı. Bir diğer yıldız Robin Van Persie de, geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi yine sonradan oyuna girerek son vuruş ustalığını bir kez daha sergiledi. Robin Van Persie’de bir şey dikkatimi çekiyor. Teknik Direktör Parreiara’ya tepkisini Rize’de olduğu gibi bu karşılaşmada da gösterdi. Maç öncesi Parreira’nın uzattığı eli zar zor sıktı. Taç çizgisinin kenarında ısınarak, görevlilerin, “Tartan pistte ısın” uyarılarını dikkate almadı fakat oyuna girince de küskünlük yapmadan futboluna konsantre olup klâsını gösterdi. Düşünsenize bizim yerli topçularımızın hocası ile böyle diyaloga girip sahada hiçbir şey olmamış gibi mücadele ettiğini… Ben bu zamana kadar hiç görmedim, duymadım. En yakın aklıma gelen ise Galatasaraylı Selçuk İnan. Selçuk İnan neredeyse sezon boyu futbola küsmüştü taki Hamza Hamazoğlu gelene kadar. İşte profesyonellik burada ön plana çıkıyor.

***

Pazar akşamı gerçekten futbol olarak keyif dolu bir gün oldu. Maç Beşiktaş’a da Fenerbahçe’ye de gitti geldi. Sonuçta Beşiktaş kazanarak zirveye averajla da olsa yerleşti. Fenerbahçeli futbolcuların bitmek bilmeyen “yırtık”larına bir yenisi daha Markovic ile eklenmiş oldu. Markovic’e gerçekten çok yazık oldu. Onu izlerken şimdilerin ünlü yorumcusu Fenerbahçe’nin eski yıldızı Rıdvan Dilmen gözlerimin önüne geliyor. Böyle futbolcuları özlediğimizi hissetmiştik. Nihayetinde Beşiktaş özellikle ikinci yarı Fenerbahçe’den daha iyi top oynayarak kazandı ve Teknik Direktör Şenol Güneş derbi kazanamama fobisini yenmiş oldu.

***

Gelelim zurnanın zırt dediği yere; bizim bu Türk hakemlerden bir cacık olmaz. Bunu sadece bu maç için söylemiyorum. En iyi hakemimiz dediğimiz, Avrupa’da gururumuz dediğimiz Cüneyt Çakır bile buradaki yönettiği maçlarda 2. sınıf bir hakeme dönüşüyor. Fakat Cüneyt Çakır’ın notu ne hikmetse 8’den aşağıya düşmüyor. Çakır’ın Avrupa’daki imajı zedelenmesin için olsa gerek. Derbi maçının hakemi Halis Özkahya kötü maç yönetse ne olur! Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’in, “Hata yapan hakemin her zaman arkasında duracak, sonuna kadar sahip çıkacağız” sözleri daha dün gibi aklımızda. Hata yapan hakemlerin her zaman arkasında durun, sahip çıkın tabi ama şu hakemlerin artık hata payını en aza indirmenin de çarelerini üretseniz Türk futboluna en büyük hizmet bu olacak. Sezon başında imzalanan sözleşmelerle Cüneyt Çakır, Hüseyin Göçek, Barış Şimşek, Mete Kalkavan, Tolga Özkalfa, Halis Özkahya, Ali Palabıyık, Bülent Yıldırım ve Fırat Aydınus Türkiye’nin ilk profesyonel hakemleri oldu. Buna göre hakemlere 10 bin TL maaş ödenecek. 1 ayda 4 maç yöneten hakemin kazancı 33 bin TL’yi bulacak. Bu demek oluyor ki hakemler kötü maç yönetse de, ceza alıp maç yönetmese de, maaşını alacak. Hâl böyle olunca hakemlerin daha az hata yapacağını düşünmek ahmaklık olur.

***

Bir derbi maçından sonra Türk hakemleri konuşmaktan biz yorulduk. Türk hakemler kendilerini ön plana çıkarmaktan yorulmadılar. Pazar akşamı sadece Halis Özkahya değil yardımcıları da rezalet bir maç yönetti. Hakem puanı 8 verilirse şaşırmam; böyle başa böyle tarak!