MÜSLÜMAN yalan söylemez. Yalancılar gözümüze görünmesin.
Müslüman savaş hileleri dışında aldatmaz. Bizi aldatanlar
bizden değildir. Aldatanlar defolsun, kahrolsun.
Müslüman rüşvet almaz ve vermez. Rüşvetçilerin Allah
belasını versin, tepe üstü düşsünler.
Müslüman haram yemez. Haram, kara, kirli, pis, necis gelirler
elde edenler, bulaşık servetlere sahip olanlar gerçek Müslüman değildir.
Biriktirdikleri ateştir. Cehennem ehli, kendilerini yakacak ateşin odununu
dünyadan götürürmüş, bunları Allah kahretsin.
Müslüman ekmeğe saygısızlık etmez. Müslüman bir ülkede her
gün altı milyon ekmeğin çöpe atılması nankörlüktür, büyük günahtır, büyük
israftır, büyük küfran-ı nimettir. Bu nankörleri Allahü Teala ıslah buyursun.
Müslüman kendi anasına, karısına, bacısına, nişanlısına
şehvet gözüyle bakılmasından nasıl hoşlanmıyorsa; başka Müslümanların
analarına, karılarına, bacılarına kötü gözle bakılmasını, onlara laf
atılmasını, fırsat bulunca onlarla zina yapılmasını da hoş görmez. Böyle
yapanlar ahlaksız, iffetsiz, şerefsiz, haysiyetsiz rezillerdir. Boyları
devrilsin.
Müslüman, halka eziyet etmez, rahatsızlık vermez,
insanların kurdu olmaz. Komşularına eziyet edenler, trafik kurallarını
çiğneyenler, halka sağlığa zararlı bozuk maddeler satanlar iyi Müslüman değil
alçak Müslümandır. Islahlarına dua ederiz. Islah olmazlarsa zarar veremeyecek
hale düşmelerini temenni ederiz.
Müslüman, Allah ın ayetlerini ucuza veya pahalıya satmaz
Müslüman din sömürüsü, mukaddesat bezirgânlığı yapmaz. Böyle yapanlar İslam ın
hizmetkârları değil, dini hedm eden=yıkan münafık, fasık, facir, şerir, şaki
kimselerdir. Allah onların şerlerinden Ümmet-i Muhammedi (Salât ve selam olsun
ona) muhafaza buyursun.
Hizip, fırka, cemaat, grup, sekt, klik, parça
holiganlığı, militanlığı, fanatizmi yapanlar hasta ruhlu kimselerdir. Onlar
İslam birliğine, mü minlerin kardeşlerine büyük zarar veriyor. Onların
uyarılması, aydınlatılması, bilgilendirilmesi gerekir. Bu uyarma ve
aydınlatmayı yapmayanlar sorumludur.
Bir Müslüman için en kolay şey ilmihalini öğrenmektir.
İlmihal bilgileri nelerdir:
(1) İnançla ilgili doğru bilgiler
(2) İbadetlerle ilgili bilgiler
(3) İslam ahlakıyla ilgili doğru bilgiler
(4) Nikah, alışveriş gibi muamelatla ilgili bilgiler (5)
Bütün mü minlerin ehliyetli ve gerçek dindar bir imam-ı kebire biat ve itaat
etmesiyle ilgili bilgiler
Müslümanları uyarmakla vazifeli ve yükümlü kişi ve
kuruluşların halka ilmihal öğretmek için var gücüyle çalışmaması, bu konuda bir
eğitim seferberliği başlatmaması, konuyla ilgili küçük ve çok faydalı yayınlar
yapmaması büyük bir vazife ihmalidir. Cahil kalan halkın vebali onlar
üzerinedir.
(İkinci yazı)
ÜMİTSİZLİK ve KARAMSARLIK
İSLAM dini ümitsizliği yasak eder. Allah tan ümit kesmek
küfürdür. Karamsarlık iyi bir şey değildir.
Ümitsiz ve karamsar olmamalı ama gerçekleri de göz ardı
etmemelidir.
Sabah namazına bir camiye gidiyorsunuz; etraf ev,
apartman dolu camide sadece on iki ihtiyar var. Binlerce Müslüman gelmemiş
Cemaat içinde Müslüman liseli üniversiteli gençler yok. Siz bu manzaraya
üzülürseniz ümitsiz ve karamsar olmazsınız.
Sabah namazlarındaki cemaat nasıl olmalı Yeterli olmaz
ama en az Cuma namazı cemaatleri kadar cemaat olmalıdır sabahleyin camilerde.
Sabah namazları böyle olursa, Cumalarda cemaat camilerin
içinden, avlularından taşmalı, sokakları, caddeleri, meydanları doldurmalıdır.
Müslüman halk sahih itikatten sonra namaza, cemaate
teşvik edilmelidir. Bu memlekette her yıl dini hizmet ve faaliyetler için
milyarlarca dolar harcanıyor. Acaba bu büyük paraların kaçta kaçı namaz ve
cemaat hizmetlerine yönlendiriliyor
Camilere hem fakih hem de icazetli tarikat şeyhi veya
gerçek bir şeyhin halifesi olan vasıflı imamlar tayin edilse cemaat muhakkak
çoğalacaktır.
Camileri erkek cemaatle doldurmak için çalışması gereken
Diyanet in o mübarek mekânları kadınlarla doldurmak için büyük gayret
göstermesine, planlar programlar yapmasına şaşmamak kabil değil.
Ehl-i Sünnet Müslümanlığında kadınlar elbette camilere
gelebilir, kendilerine ayrılan yerlerde namaz kılabilirler ama efdal olan
namazı evlerinde kılmalarıdır.
Bugün ülkemizde dehşet verici, ümit kırıcı, korkutucu bir
riba=faiz salgını görülmektedir. Bu bir realitedir. Bir takım reformcu
ilahiyatçılar ve İslamcılar düşük faizli kredi caizdir diyorlar ve halkı
aldatıyorlar. Onların düşük dedikleri faiz, beş altı sene sonra alınan para
fazlasıyla ödendiğinde yüzde elliyi altmışı geçmektedir. Bu mu düşük
Faize böylesine batmış bir İslam toplumunun geleceğinden
korkulur.
Resulullah Efendimiz (Salat ve selam olsun ona) emr-i
maruf ve nehy-i münker yapmayan Müslümanların azaba ve helake uğrayacaklarını
haber veriyor. Bugün ülkemizde yaşayan ve yakın tarihimizde görülmemiş
hürriyetlere ve imkânlara sahip bulunan Müslümanlar emr-i maruf ve nehy-i
münker farz-ı kifayesini doğru dürüst ve yeterli miktarda yapıyorlar mı
Yapmıyorlarsa onları başınıza azap gelir diye korkutmak karamsarlık ve
ümitsizlik midir
Lüks, israf, sefahat, beyinsizlik, fısk, fücur, nifak,
şikak, isyan, tuğyan, zina, riba tufanlaşmışken halkı bu konuda uyarmak
karamsarlık mıdır
Tekrar ediyorum ümitsizlik haramdır Gerçekçi olmamız
lazımdır. Kötüleri tenkit etmek karamsarlık ve ümitsizlik değildir.
Namazı yitirmiş ve çeşit çeşit şehvetlere uymuş bir İslam
toplumunu uyarmak karamsarlık, kötümserlik ve ümitsizlik değildir.