Yandaşlar “boşuna” seviniyorlar.
Daha doğrusu “kendi kendilerine gelin güvey” oluyorlar.Kendi kafalarına göre anket sonuçları açıklayıp Cumhur İttifakı’nın nasıl “büyük bir zafere” imza atacağını ballandırarak anlatıyorlar.
Cumhur İttifakı’nın iki ortağının alacakları oy toplamının yüzde 52’lere varacağını iddia ederek bunun “büyük bir zafer” olacağını ileri sürüyorlar.
Bu kadar sevindiklerini görünce “anketi yapan kimmiş” diye meraklanıyoruz.
Anketi yapanların yerel seçimler öncesinde Binali Yıldırım ve Mehmet Özhaseki’yi seçim kazanacak kişiler olarak ilan edenler olduğunu öğrenince ağzımızdan gayri ihtiyari “Yandaşlar boşuna seviniyorlar” sözcükleri dökülüyor.
Yandaşlar “basiretten ve ferasetten” o kadar uzaklaştılar ki!Hiçbir uyarı onların akıllarını başlarına almasına yetmiyor.
Önlerine böyle bir anket sonucu konulduğunda geçmişteki tecrübelerinden yararlanarak “Daha önce de bizi yanıltmıştınız, artık sizin verdiğiniz bilgilere inanmayız” diyerek “şuurlu bir davranış” sergileyecek yerde “bu sefer de aldanmaya” talip oluyorlar.
Binali Yıldırım seçilecek dedikleri halde seçilemediyse, Mehmet Özhaseki seçilecek dedikleri halde seçilemediyse şimdi “Cumhur İttifakı büyük bir zafer kazanacak” denildiğinde buna nasıl inanılır?
Böyle bir anket sonucuna inanmak olsa olsa “feraset ve basiret tutulması” olabilir.
Bu iddiayı ileri süren firmanın geçmişte yaptığı kamuoyu araştırmalarının sonuçları tutmuş olsaydı yandaşların bugün böylesine sevinmelerini makul ve mantıklı bulurduk.
“Adamlar ne derse o çıkıyor” der ve anket sonucunu “doğru” olarak kabul ederdik.
Ama geçmişte böyle bir isabetli durum söz konusu olmadığı gibi tam tersi bir hal karşımızda duruyor.
Evet, yandaşlar tam bir şaşkınlık içindeler.
Gönüllerinden geçenleri hayatın gerçekleri gibi görüyor ve herkesin de öyle görmesini istiyorlar.
Ancak hayatın gerçekleri bambaşka!
Bakın bugün Cumhur İttifakı niye “yeni ortak arayışları” içinde?
Bugün methiyeler düzdükleri İYİ Parti dün Cumhur İttifakı içinde yer almaya kalksa MHP bu ortaklığa “evet” der miydi? Yandaşlar köprülerin altından çok su aktığını anlamak istemiyor olmalılar.