Boston Maratonu ve Çağrıştırdıkları

Abone Ol

ABD nin Boston Maratonu nda meydana gelen bombalama

olayının ardından belirli çevrelerin, mevhum suçlu olarak İslami kesimi çerçeveye

yerleştirmeye çalışmaları ve bu yönde saldırıya geçmeleri iradi (sugjestiyon)

marjdan ne kadar uzak olduklarını göstermektedir.

11 Eylül saldırısının bir benzeri olarak, olayı salt

İslam a endekslemeye çalışmalarının ardında yatan neden ise, İslam ı

uluslararası platformda pasifize etmeye yöneliktir. Bu yüzden, dünyada

sansasyon yaratan bu ve benzeri olayların, perde gerisinde İslami kesimlerin

olduğunun dolaylı olarak hemen hissettirilmeye çalışılması ne derece inandırıcı

olabilir

Capitol Hill in, yıllardan beri uluslararası terör

odaklarıyla muvazaalı hareket etmekte olması, kuşkuları davet etmektedir. ABD,

hâlâ başta Ortadoğu, Kuzey Afrika olmak üzere çıkarlarına ters düşen

yönetimleri zayıflatmak için yönetim karşıtı hareketleri desteklemesi bir

bakıma ABD nin terörle nasıl iç içe olduğunu göstermektedir.

Tamerlan ve Cohar Zarnayev adlı kardeşlerin, Boston

Maraton unu kana bulayan kişiler olarak belirlenmesi ve öldürülen Tamerlan ın

İslami yönünün ön plana çıkartılarak İslami kesimin imlenmeye çalışılması,

yeniden tarihi bir fenomeni canlandırmaya yönelik bir çabanın ürünü olsa gerek.

ABD, içeride yaşamakta olduğu ekonomik belirsizlik, borç

yükü, işsizlik gibi sorunlarla cebelleşirken, bunları yumuşatmak adına, bir

yandan kapitalist ideolojiyi tahkim etmeye çalışırken, diğer yandan ise, iç

kanamayı durdurmak amacıyla provoke edici ve önceden kurgulanmış olaylarla tüm

zihniyetleri manipüle etmeye çalışmaktadır.

Giderek şiddetlenme (intensification) eğilimi gösteren

ekonomik belirsizliğin konjonktüründe, meydana gelen kaymaların önünün

alınabilmesi için, sansasyonel haberlerle günü kurtarma politikasına sığınmaya

çalışan Barack Obama yönetimi, artık ne derece inandırıcı olabilir.

Kara efsane (La leyenda Negra) ile iç zorlukların

üstesinden gelmeyi amaçlayan Kastilyalı bir kral, sözde dişe diş, göze göz

(lextalionis) uygulamayla ülke içeride büyüyen çatlağı önlemeye çalışması ile

ABD Başkanı Barack Obama nın uygulamaya koymaya çalıştığı çözüm yöntemi

birbirleriyle büyük ölçüde örtüşmektedir.

Amerika da periyodik ekonomik dalgalanmalar nedeniyle

geçmişte olduğu gibi şimdi de, ekonomide şok olayların yaşanmakta olduğu net

bir şekilde anlaşılmaktadır. Clinton yönetimi, içteki Amerikalılara kemer

sıktırarak ekonomiyi rayına oturtma girişimi, aslında bir tek ABD nin içinde

bulunduğu açmazı değil, kapitalizmdeki çelişkilerin nihai yozlaşmaya

yaklaşmakta olduğunun da en belirgin göstergesidir.

ABD, şimdiye kadar ortaya koymaya çalıştığı önlem

paketlerinin içeriğine bakıldığında, bütçe açığının büyük oranda geri kalmış,

kalkınmakta olan ve petrol üreten İslam ülkelerinin ekonomilerinin darboğaza

sokulmasıyla kapatılmaya çalışıldığı kolayca anlaşılacaktır.

Bu açıdan baktığımızda, son zamanlarda Müslüman ülkelere

müdahaleci olabilmek amacıyla, içte ses getiren ve büyük infial yaratan terör

olaylarının arkasında İslami kesimin günah keçisi olarak seçilmeye çalışılması

anlamlı olsa gerek.