Gündem

Boşanma uygun bir dille çocuğa anlatılmalı

Boşanma uygun bir dille çocuğa anlatılmalı

Abone Ol

Boşanmaya karar vermeden önce bu durum çocuğun anlayacağı tarzda anlatılmalı ve ona "biz babanla ayrı yerlerde yaşayacağız ama senden hiçbir şekilde ayrılmayacağız, sen babanı da beni göreceksin.

Bazı anne babalar ayrılabilirler ayrı yerlerde yaşayabilirler biz de onlardan biriyiz.." gibi açıklamalarla çocuğu bilgilendirmelidirler. Ayrıca boşanmanın ne olduğu çocuğa uygun bir dille ifade edilmeli. Boşanmadan sonra hayatlarının nasıl devam edeceği ve nasıl yaşayacakları konusunda çocuğa bilgi verilmelidir. Aksi durumda çocuk bunu anlayamayabilir ve olaydan kendini sorumlu tutabilir ya da ailesi tarafından terk edileceği endişesi yaşayabilir. Boşanma sonrası, çocukla sıcak ve güvenli ilişkiler sürdürülmeli ve çocuk desteklenmelidir. Anne baba çocuğa sorunlarını yansıtmamalı ve birbirlerini kötülememelidirler. Eğer ihtiyaç hissederlerse çocuk için psikolojk yardım alabilirler ve bu süreci atlatması için ona yardımcı olabilirler.

Çocuklar kendilerini suçlayabilirler

Boşanmanın ne olduğunu tam olarak anlayamayan çocuk bundan kendini sorumlu tutabilir. Çocuk "ben yaramazlık yaptığım için annemler ayrılıyor ya da her şey benim yüzümden oldu" diye düşünebilir. Bu nedenle ailenin bu konuda yaptığı açıklamalar önemlidir. Burada ailenin boşanma konusunu çocuğa anlayacağı tarzda açıklamaları ve onu ikna etmeleri gerekir. Aksi takdirde, çocukta depresyon, endişe ve ayrılma korkusu, dikkat performans bozukluğu, içe kapanma, dikkat çekme isteği yalan söyleme kendini yaramazlığa vurma gibi bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Anne baba, birbirlerine olan öfkelerini ortaya koyarken çocukları kullanmamalı ve onlara yaşanan süreci atlatma konusunda destek vermelidirler. Çocuk ebeveyninden ihtiyacı olan desteği almadığında yaşadığı kaygıyı sürekli hale getirebilir ve arkadaşları arasında kendini güçsüz hisseder, güven kırılması yaşar. Bu durumda çocuk ileride çevresine karşı aşırı talepkar ve sürekli ilginin üzerinde olmasını isteyen bir kişilik geliştirebilir.

Ayrılık sonrası çocuğun endişelerini arttıran en büyük etkenlerden biri de eskisi gibi sevilmeyeceği korkusudur. Sevilmeyeceğini desteklenmeyeceğini düşünen çocuk terk edilme kaygısından kurtulamaz.

Çocuklar sorunlarını büyükler gibi ifade etmezler. Onlar daha ziyade içe kapanırlar, arkadaşları arasında bulunmak istemezler, pek konuşmazlar ve duygularını ifade eden resimler çizerler. Bu nedenle çocukları anlamak erişkinleri anlamaktan daha zor bir durumdur.

Ayrılma süreci eşler için olduğu kadar çocuklar için de büyük bir yıkımdır. Burada ayrılan eşler çocuklardan hiçbir şekilde ayrılamayacaklarını bilmeli ve çocuğa gerekli desteği sağlamalıdırlar. Her şeyden önce çocuğa "sana olan ilgi ve sevgimizden hiçbir şey eksilmedi ve eksilmeyecek" duygusunu vermelidirler.

Birkaç söz

Uzaklaşmak isteriz

Gam ve keder insanı sarıp sarmaladığında ve kişi ümit ve dayanma gücünü tamamen tükettiğinde içine düştüğü durumdan kurtulmak ister bir süreliğine ortamı terk eder. Ama içindekiler kendisiyle beraberdir ve o nereye giderse acıları da beraberinde gider. Çünkü, gam keder de iyileşme de her zaman insanın içinde olur.