Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, ABD Başkanı Biden ile “70 dakika” görüşünce yandaşlar bir sevindiler bir sevindiler ki demeyin gitsin!
Görüşmenin samimi bir hava içinde geçtiğinin ve netice itibariyle yapıcı olduğunun açıklanması yandaşları hayli umutlandırmış gibi görünüyor.
Bütün bu güzel haberlerin ardına bir de Biden’ın iki ülke arasındaki ilişkilerin düzelmesi için “elimden geleni yapacağım” demiş olması yandaşları çok mutlu etmiş bulunuyor.
Evet, ABD Başkanı Biden, “İki ülke arasındaki ilişkilerin düzelmesi için elimden geleni yapacağım” diyor ama bu konuda çok ümitli olmadığını, “Biliyorsunuz Temsilciler Meclisi ve Senato var” diyerek açığa vuruyor. Söz konusu açıklamalar bize çok klasik açıklamalar olarak geldi ve fazla sevinmeye gerek olmadığını düşünmeye başladık. Zira bu senaryo tanıdık bir senaryo!Başlangıçta böyle umut verilir, sonra da sorumluluk Senato ve Temsilciler Meclisi’nin üzerine atılarak kaytarılır.
ABD yönetimi yıllardır hep aynı oyunu oynayıp duruyor.
Önce gerilen ilişkiler kopmasın diye sanki Türkiye’ye hak veriyormuş gibi yaparlar. Sonra da bildiklerini okumaya devam ederler. ABD’ye kaç başkan geldi geçti ama hiçbirinde bu tavrın değiştiğine tanık olmadık! Hep bildik numaralar tekrarlandı durdu. Bugün “elimden geleni yapacağım” diye ağzımıza bir parmak bal çalanların yarın “ustamın adı Bush’tur elimden gelen budur” diye karşımıza çıkacaklarından şüpheniz olmasın.
Bunun için yandaşlara “boşa sevinmeyin” diyoruz. Biz ABD yönetimini iyi tanıyoruz. Ne yapıp ne yapmayacaklarını da iyi biliyoruz.
Yine YPG gibi oluşumlarla içli dışlı olmaya devam edecekler ve yine AB ülkeleriyle birlikte Türkiye’nin içişlerine müdahale etmeyi sürdürecekler. Biden’ın bir sözü ile “boşa sevinmek” yerine “temkinli olmak” gerekir. Yani dereyi görmeden paçayı sıvamamakta, biraz sabrederek ne yapıp ne yapmayacaklarını beklemekte fayda vardır.