Boşa giden enerji

Abone Ol

Hiçbir doğal zenginliği olmayan, sömürge imparatorluklarıyla insanlarına konforizm kuleleri inşa eden batılı ülkelerin iştahını kabartan yer altı ve yerüstü zenginliklerine sahibiz Tarihe damga vurmuş şanlı ve soylu bir mazimiz var Zihinleri batıya ayarlanmışlar kabul etmese de Ortadoğu coğrafyasında lider ülke olabilecek potansiyelimiz var Fakat, kırk yıldır ülkemizin enerjisini boş yere harcayan, kısır siyasi çekişmelerle toplumu yoran hakim paradigma, pusulamızı batıya ayarlamış durumda

Kıpırdayamıyoruz Silkinemiyoruz Ülkenin dümenine geçen her iktidar, içi boş ve kof çağdaşlık masallarıyla batı hayali pazarlayarak insanlarımızı kandırıyor Yıllardır sırtımızdan geçinen, bizi sadece sömürge pazarı olarak gören batı dünyası, bir medeniyet projesi olarak önümüze konuluyor Mithat Bereket in Pusula programında geçtiğimiz hafta ilginç bir konu işlendi Türkiye de son dönemde meydana gelen karışıklıklarda AB nin rolü, meydana gelen olaylarda komplo olup olmayacağı ele alındı

Yaşadığımız olaylarda, Güneydoğu da meydana gelen bilmece gibi karışıklıklarda komplo teorisi aramaya gerek yok Bu kaos ortamından rantlanan ve Türkiye nin enerjisini boşa harcamasını sağlayan, yıllardır yaralarımızı kaşıyan Avrupa Ülkeleri değil mi Aylardır PKK terörünü tartışıyoruz Terörün nasıl önleneceği konusunda somut adımlar atmak yerine, Avrupa Birliği nin önümüze koyduğu ev ödevlerine bakarak, hiçbir sonuç vermeyecek garabet bir "Alt kimlik-üst kimlik" tartışması üretiyoruz Yüreklerimizi dağlayan, insanlarımızı gözyaşlarına boğan, 30 bin vatan evladımızın şehit olmasına yol açan terörist başı, balla börekle beslendiği İmralı adasından "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı üst kimliğini kabul ediyorum" sözleriyle tartışmalara katılıyor.

Ne günlere kaldık ey gazi hünkar

Alt kimlik, üst kimlik, yan kimlik tartışmaları devam ederken, Güneydoğu da askerlerimiz PKK terörüne hedef oluyor Her akşam televizyon ekranlarında bağrı yanık anne babaların, dul kalan eşlerin feryatlarını izliyoruz İktidar başka telden çalıyor, muhalefet başka telden çalıyor PKK terörünün nasıl önleneceği konusunda ciddi adımlar atması gereken mecliste, liderler "alt-üst kimlik" tartışmalarıyla vakit öldürüyor.

Ülkemiz üzerinde ciddi oyunlar oynanırken, iktidar ve ana muhalefet slogancı siyaset anlayışıyla zihinleri kurcalıyorlar. İşin tuhafı, yaşanan olumsuzluklar konusunda tarihe not düşmek, kamuoyunu bilinçlendirmek sorumluluğu sırtında bulunan medyamız da, kısır çekişmelere çanak tutarak ülkemizin silkinmesini engelleyen bir tavır sergiliyor. Menfaatperest ve azgın medya, ülkedeki olumsuzlukları yok sayarak AB hayaliyle iç siyaseti şekillendirmeye çalışan hükümeti destekleyerek, geleceğimizi ipotek altına alan politikalara ön ayak oluyor. Pusula programında izlediğimiz Prof. Dr. Erol Manisalı, bir hayal olarak pazarlanan AB nin hiçbir sorunumuza çare olmayacağını, ev ödevi olarak önümüze konulanların ülkemizi parçalamaya yönelik hamleler olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "Türkiye, Avrupa Birliği standartlarına ulaşan gelişmelere imza atabilir

Fakat bunları, Avrupa Birliği nin bize dikte ettirdiği şekilde yapmak mümkün değildir. Avrupalı lar refah toplumu olabilmek için ne yaptılarsa örnek almalıyız ve buna göre standartlar belirleyerek, sahip olduğumuz zenginliklerle herkesin gıpta ettiği bir ülke haline gelmeliyiz" AB hayali pazarlayanların yanlışı burada işte Bu ülkeyi sömüren, türlü oyunlarla karıştıranlardan "medeniyet projesi" talep ediyoruz