Boş zaman
kavramı hayatımızda yer edindikçe boş insanların sayısı artıyor. Çünkü
aklıselim bir kişinin yaşamında boş zaman diye bir kavram yoktur olmamalıdır.
Fakat nedense tatillerde ya da yılın, ayın ve haftanın belli günlerinde boş
zaman kavramı hep gündeme gelir ve insanları bir telaş sarar.
Modern insanın boş zaman dediği şey nefsin
hizmetkarlığından başka bir şey değildir. Kapitalist zihniyet, bu kavramı birey
ve toplumların hayatına sararak, tüketim ağını geliştiriyor ve insanların
zihinlerini esaret altına alıyor. Kapitalist kültür insanların kendilerine ve yakınlarına ayıracak bir
vakit bırakmadığı gibi bütün hayatlarını sömürüyor. İşle ev arasında mekik
dokuyan insanlar birbirleri ile oturup hasbihalleşecek vakit bulamıyorlar. Boş
zaman kavramının kulağa hoş gelmesinin bir nedeni de aslında bu. İnsanlar bir
lahza soluklanabileceklerine inanıyor fakat kendileri için tasarlanan hayatın
içinden çıkamıyor, eğlence ve boş işlerin peşinde koşuyorlar.
İnsanlarımız artık hangi grup ya da hangi ideolojiye
sahip olursa olsun boş vaktin adamı olmaya başladılar. Boş zamanlarımda müzik
dinlerim, gezintiye çıkarım, alış veriş yaparım, arkadaşlarla vakit geçiririm
diyen bu insanların günlük yaşantılarında olduğu gibi boş vakitlerinin de para
ile ilişkilendirildiğini görüyoruz. O yüzden parası olmayanlar istemeden boş
zaman larını evlerinde belki de çocukları ile geçirmek durumunda kalıyorlar.
Simmel, kurum ve kuruluşlarla haşır neşir olan modern insanın sürekli zaman
hesabı yaptığını dile getirir ve modern insanı parayı ve zamanı hesaplayan
kimse olarak tarif eder. Günümüz insani çetrefilli bir maratonun içinde yer
alıyor. Bu insanlar zamanı para kazanmak için bir amaç olarak görüyor ve yegane
yaşama sebeplerinin de para kazanmak olduğuna inanıyorlar. Gündelik
hayatlarında yorucu bir yarışın içinde kalan insanlar, boş zaman kavramını
işten ve para kazanmaktan arta kalan vakitler olarak gördüğünden irade gücünü
kullanmaya fırsat dahi bulamıyor. O kendisi için hazırlanan tatil programına
uyuyor ve israf üstüne israf yapıyor.
İslam büyükleri, zamanı dünya ve ahiret kazancının
üretildiği bir süreç olarak görmüş ve bir lahza dahi israf edilecek vaktin
olmadığını vurgulamışlardır. Müslümanın boşa harcayacağı vakti yoktur, zaman
ise bir işten diğerine geçişin adıdır. Yapılan bütün eylemlerde Allah ın rızası
aranır ve zaman eylemlerimizin kalbidir. Büyüklerimizin boş vakitlerde yapılan
işlerin bir insanın kişiliği hakkında ip uçları verebileceğini ifade ederler.
Vaktin büyük bir kısmında kendisine verilen rolleri yerine getiren insan boş
vakit dediği süreçte kendi tercih ettiği işleri yapar. Yani bir insanı tanımak
için de boş zamanlarını ne ile değerlendirdiğine bakmanız yeterlidir. Bunu
kendi hayatınızda da gözlemleyebilirsiniz: Boş zamanınızda ilmi olarak
kendinizi geliştirmeyi mi istersiniz Akraba arkadaş ziyaretinde mi
bulunursunuz Çocuklarınızla vakit geçirmeyi mi tercih edersiniz Yoksa
eğlenmeye, alış veriş yapmaya ve boş işler peşinde koşmaya mı heveslenirsiniz
Yaptığınız ne ise siz o işin bir parçasınız. Hayat bir bahar yağmuru gibi geçip gidiyor. Oysa bize verilen süre
içinde yapılması gereken çok iş var.. Bu nedenle boş zamanı hoş zamana
çevirmeli ve bize verilen süreyi en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.