Boş boş ve de hoş bakanlara

Abone Ol

Eğer insanlık ailesi Firavunvari baskıcılardan kurtulur, "Dediğim dedik çaldığım düdük" diyenlerin borusu ötmez hale gelir, insanlar bu tabiattan tabiatı Yaratan ın koyduğu kurallara göre yaşamaya başlarlarsa işte o zaman özgürlüğün tadına varırlar.

Ekonomik kararlarla yediklerimize, içtiklerimize karışırlar. "Benim gibi giyineceksin" diye kıyafetimize karışırlar.

Ülkeler arasına tel örgü, mayın tarlası koyarlar "Benden izinsiz dışarı çıkamazsın, içeri giremezsin" derler.

Efendimiz (S.A.V.) "Bütün iller Allah ın, bütün kullar Allah ın" buyurmuş.

Birilerine uymak veya yaranmak için insanlık sıkıntı çekiyor.

Hoca efendi, oğluna ders vermek için oğlunu alır, ahırdan eşeğini de alır üzerine biner ve yola koyulur.

Karşıdan gelenler "Adamdaki merhametsizliğe bak. Küçücük yavrusunu yürütüyor, kendisi eşeğe binerek gidiyor" derler.

Hoca eşekten iner ve oğlunu bindirir. Karşıdan gelen yolcular "Saygı denen şey kalmamış. Gencecik oğlu eşeğe biniyor, ihtiyar babasını yürütüyor" derler.

Hoca kendisi de eşeğe biner. Karşıdan gelen yolcular "Yazık eşeğe. Ağzı var dili yok. Baba oğul utanmadan ikisi birden eşeğe binmişler, merhametsizler" derler.

İkisi birden inmişler bu sefer de "karşıdan gelenler "Bre adamlar, Allah bu eşeği binmek için yarattı" diye ayıplarlar.

Hocanın bu eğitimi çocuğuna faydalı olduğu gibi hâlâ bizi de eğitmeye devam ediyor.

Aslında eğitim programımız buna uygun olmalı.

İlköğretimde on öğrenci bir öğretmene teslim edilmeli. Öğretmene bir senelik müfredat programı da verilmeli. Öğretmen o dersi isterse parkta isterse dağda, isterse sınıfta, isterse, şehri gezerek hayatın içinden örneklerle verebilmeli.

Sevgili peygamberimizin ders verdiği yerler, mescid, çarşı, dağ başı, ağaç altı, ev sohbetleri halinde idi.

İşte o eğitimden hâlâ milyarları etkileyen Ebubekir, Ömer, Osman, Ali ler yetişti. (Allah onlardan razı olsun)

Ben, insanlığın bu eğitime çok yakın bir zamanda geçeceğine inanıyorum.

İnsanların gönlüne göre hareket edebilmeniz için altı milyar davranış şekli bilmeniz gerekecek.

Bir de ikisinin bir araya geldiğindeki değişkenliğini veya bir kaçının bir araya geldiğindeki alışkanlığını hesap ederseniz sonsuz rakamlarla davranış şekliniz olmalıdır.

Bu da mümkün olmadığına göre bütün insanları yaratan Allah ın programını bütün insanlara öğretmek en doğru yoldur.

Elli yıldır Amerika ile Avrupa nın gözüne girebilmek için her şeyimizi verdik.

Topraklarımızı mı istiyorsunuz alın, bin yıllık dostlarımızdan ayrılın dediler ayrıldık. "Sırt dönün onlara" dediler, "Tanımıyoruz ki" dedik. Üs mü istiyorsunuz buyurun en iyi yerinden, halka rağmen kanunlar mı çıkarmamızı istiyorsunuz buyurun size kanun" dedik ama hâlâ Asyalılığımız, Müslümanlığımız, Osmanlılığımız bahane edilerek kapının önünde bekletiliyoruz.

Beklemeye de alıştık ama girip çıkarken azarlıyorlar da o bile "Bizi muhatap alıyorlar" diyerek hoşumuza gitmeye başladı.

Beni üzen şey almadıkları değil. Kapı önünde boş boş ve de hoş bakan bizim insanlarımızdır.

Biz, topyekûn, hepimiz, çoluk çocuk, genç ihtiyar, hasta sağ cümlemiz kendi kendimizi bir okusak diyorum.

Herkes evindeki Kur an-ı Kerim i eline alsın ve manasıyla beraber bir okusun.

Kurtuluş yolunu bir de ondan arasın. Hoş ve boş boş bakarken okumaya başlar ve ardından üzülmeye de başlamışsa kurtuluyor demektir.