Milletin lehine olmayan demokrasi tartışılmalıdır.
Demokrasiyi amaç yaparak, yıllardır ne kaybettiğini görmek isteyenler için
Mısır, tarihi bir örnektir. Bizim varlık nedenimizin demokrat olmak değil,
insan kalmak olduğunu maalesef önümüze şehitlerin fotoğrafı geldiğinde
anlıyoruz. İnsan olduğumuzu, olağanüstü hallerde hatırlamaktan kurtulmalıyız.
Mısır daki katliamı işleyenler kadar, artık tepkisiz kalanlar da bu
cinayetlerden sorumlu ise bu sorumluları ancak insan kalanlar
durdurabilecektir.
Demokrasi dünyada sorgulanmaya başlanmıştır. İnsanlar,
inandığı doğruları söylemediği sürece ayakta kalamayacağını görmüştür. Gerçek
şu ki; inandığımız doğruları her zaman söyleyeceğiz. Seçim öncesinde de
söyleyeceğiz, seçim sonrasında da Amirken de söyleyeceğiz, memurken de
İktidara yakınken de söyleyeceğiz, uzakken de Çünkü haksızlık karşısında susan
dilsiz şeytandır. Gözünüzün önünde insanları toplu halde katleden anlayışın
ürettiği bir yönetimden, artık ne yüzle insani değerler beklemeye devam
ediyorsunuz ki
Neden hâlâ Batılı ülkelere sesleniyoruz ki! Neden
susmalarından şikayet ediyoruz ki! Onların kullandığı demokrasiyi adam etmek
isteyen bizler değil miyiz Adam olmaya niyeti olmayan bir yönetimi, bir
sistemi, ayakta tutarak kendimizi kandırdığımızı ne zaman göreceğiz Eğer
susmak, onaylamak ise, hiçbir müeyyide ve sonuç üretmeyen konuşmaların da
susanları haklı çıkardığını da görmek zorundayız. Demokrasiyi zulmün bir aracı
yapanlara seslenenler, aynada kendine seslendiklerinin farkında mıdır
Ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu Hiçbir zalim zulüm ile âbâd
olmamıştır diyenler kendilerine bir baksın! Yaptıkları, uygulamaları Firavun a
mı daha yakın, Musa ya mı Eğer Firavun a yakınsa bilsinler ki, er ya da geç
kendilerine hesap soracak bir Musa çıkacaktır.
Mısır halkının yanında olmak BOP eş başkanlığı ile mümkün
olamaz. Bu görevi bırakmadan verdiğin
selamları değil Mısır halkı, hiçbir mazlum almaz! Mazlumların sesi olmak
isteyenlerin kalpleri mazlum halk ile attığı gibi, elleri de asla güçten yana
olmaz. Elleri güçten yana olanlara hakkı söylemek ise yakışmaz. Mısır ve
Filistin e kurulan tuzak bizim için de geçerli ise derhal BOP eş
başkanlığından istifa etmelisiniz! Büyükelçiyi geri çağırarak, BM Güvenlik
Konseyi ne toplanma çağrısı yaparak bir yaptırım olmayacağını sizler daha iyi
biliyorsunuz.
Sorunu doğru tespit etmek, demokrasi anlayışımıza
bağlıdır. Sınırlarını başkalarının çizdiği bir ülkenin yönetim biçimini de
sınırları çizenlerin belirlediğini asla unutmamalıyız. Bir ülkenin yönetim
biçimi, o ülkenin bağımlılığını artırıyorsa, ülkesinin bağımlılığını artıran
bir demokrasiye nasıl taraf olabiliriz ki Üstelik bunun Ortadoğu daki 22 İslam ülkesinde gerçekleştirildiğini gördüğümüz
halde Demokrasiyi mısır gibi
patlatanlara karşı sesleniyoruz: siyasette araçla amacı karıştırmıyoruz, çünkü;
BOP unuzun peşindeyiz!