ABD, Suriye, İsrail ve Türkiye ekseninde yoğunlaşan son
gelişmeleri bir bütün olarak görmek ve değerlendirmek gerekiyor. Eğer,
İsrail in 3 yıl sonra Türkiye den özür dilemesini sadece iki ülkeyi ilgilendirdiğini
düşünürseniz yanılırsınız. Bu arada, ABD Başkanı Obama nın İsrail ziyareti ve
bu ziyaret sırasında özür dilemenin gerçekleşmesi, hemen arkasından ABD
Dışişleri Bakanı Kerry nin bölgede turlamaya başlaması sanıyorum tesadüfen
gelişen olaylar değildir. Bir adım daha ileri giderek Suriye muhalefetinin 30
yıldır ABD de yaşayan bir kişiyi geçici hükümetin başına getirmesi de ABD ve
İsrail in Esad sonrası nasıl bir Suriye yönetimi düşündüğünün göstergesiydi.
Tüm bu gelişmeleri takiben İsrail in Suriye yi füze ile
vurması, ABD Dışişleri Bakanı Kerry nin Bağdat a giderek Irak ın hava sahasını
İran uçaklarına kapatması ricası(!) birlikte düşünüldüğünde Büyük Ortadoğu
Projesi nin (BOP) uygulamasının Suriye ayağında sona doğru yaklaşıldığını
gösteriyor.
Bu arada Obama nın, Suriye direnişine daha fazla müdahil
olmalıyız sözleri, özellikle de Suriye muhalefeti arasında terörist ve
ılımlı ayrımı yapan yaklaşımının ardından Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler
Koalisyonu (SMDK) Başkanı Muaz El Hatib in bu görevinden istifa ettiğini
açıklaması bölgemizde özellikle de Suriye de işlerin giderek
karıştığını/karıştırıldığını gösteriyor.
Şahsen Hatib in istifasını sürpriz olarak görmedim. Hatta
diyebilirim ki beklenen bir gelişmeydi. Sadece istifanın bu kadar çabuk
gerçekleşmesini beklemiyordum. Ancak, Hatib in açıklamasından anlıyoruz ki
Obama nın bölgeye ziyareti sırasında söyledikleri istifayı tetiklemiş.
Bu noktada geçtiğimiz Perşembe günkü Afganistan da
Karzai, Suriye de Hito başlıklı yazımdan kısa bir alıntı yapmak istiyorum:
Savaşan grupların masa başı oyunlarına alet
edilebildiklerine, Büyük Şeytan ın gelişmeleri kenardan ilgisizce seyrediyor
görünmesinin kimseyi yanıltmaması gerektiğine dikkat çekmek istiyorum. BOP un
yürürlükte ve Suriye nin bu projenin önemli bir parçası olduğunu unutmamak
gerekiyor. İsrail ile ABD nin yapışık ikizler görüntüsü verdiğini, ABD ye
teslim olmuş bir Suriye nin İsrail in arz-ı mev ud hayallerine destek
vereceğini de hatırdan çıkarmamak lazım.
Görünen o ki, Suriye muhalefeti içinde bu oyunu bazı
liderler erken fark etmiş, tepkilerini istifa ederek ortaya koymuşlardır. Bu
istifalar Suriye yi ABD ve İsrail in istediği çizgiden çeker mi, muhalifler
bunda ne ölçüde başarılı olur şimdiden kestirmek mümkün değil ama Suriye nin yeni
bir çatışmanın içine çekilmeye, bir diğer ifade ile Suriye muhalefetinin
ılımlı ve terörist diye ayrıştırılmaya çalışıldığı ortadadır. Ilımlı derken
Obama nın kendi çizgilerinde bir hareketi, terörist olarak da ABD sömürüsüne
karşı direnen Müslümanları hedef aldığını izaha bile gerek yoktur.
Tüm bu gelişmelerin ışığında İsrail in özür dilemesi,
ABD nin Türkiye nin sırtını fark edilir şekilde sıvazlaması yeniden
değerlendirilmelidir. Bu arada medyaya yansıyan dış kaynaklı bazı açıklamalarda
ülkemize yerleştirilen Patriotların Suriye ve İran a karşı kullanılabileceği
şeklindeki değerlendirmelerin de aynı günlere denk gelmesi tesadüf olmasa
gerek.
Bu fotoğraf bölgemize dönük oyanları netleştiriyor.
Gecikmeden görmek, gerekli tedbirleri almak ilgililerin görevidir.