Bölgemizde Terör Bitecek mi?

Abone Ol

“İsveç’in NATO üyeliğine Türkiye onay verecek mi?” sorusunun cevabı beklenirken Türkiye’nin AB üyeliği söz konusu oldu. Yaklaşık bir senedir gündemde olan Finlandiya’nın NATO üyeliği Türkiye’nin onayı ile gerçekleşirken İsveç’in NATO üyeliği ülkemiz tarafından kabul görmemişti. Çünkü İsveç, adeta ülkesini İslam düşmanlarının gösteri alanına çevirmiş, İslam düşmanları İsveç polisinin koruması altında kutsal kitabımızı yakıyor, yırtıyorlar, bu ise tepkiye sebep oluyordu. Çünkü fikir hürriyeti gibi birtakım değerlendirmelerle dinimize karşı sergilenen saldırıların kabul edilir bir tarafı yoktu. Kısacası, İsveç için NATO’ya üyelik yolunun tamamen kapandığı düşünülürken, Türkiye’nin AB üyeliği karşılığı İsveç’in NATO üyeliğinin yolu açılmış oluyordu. Yapılan açıklamalar ve imzalanan mutabakat metinleri bunu gösteriyordu. Ancak Batılılar, verdikleri söze ne kadar uyacaklar, bunu zaman gösterecek.

Görünen o ki, kamuoyu önünde söylenen sözler ile kapalı kapılar ardında yaşananlar farklıydı. Çünkü İsveç’in NATO üyeliği pazarlık konusu olmuş, Türkiye’nin isteği doğrultusunda AB üyeliğinin önü açılacak. Hemen belirteyim ki, ülkemize yönelik terör eylemlerinin destekçisi sadece İsveç değildi. NATO’nun kurucu üyesi ABD, terör örgütlerine destek vermenin ötesinde birlikte hareket ediyorlar. Bir diğer ifadeyle PKK/YPG terör örgütü adeta ABD’nin emrinde bir silahlı birlik görüntüsü veriyor, daha doğrusu ABD terör örgütünü kendi askeri gücü gibi kullanıyor. Kısacası bölgemizde terör konusunda ABD başı çekiyor. Yani ABD terör sevicilikten vazgeçmeden, ABD’nin bölgemizdeki terör örgütlerinin arkasından elini çekmesi sağlanmadığı sürece, bölgemize huzur gelmeyecektir. Çünkü ABD, yıllar önce ilan ettiği ve uygulamaya koyduğu Büyük Ortadoğu Projesi’nin hedefinin bölgemizin huzur bulmaması, böylece bölge ülkelerinin küçük parçalara ayrılmasından vazgeçilmediğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, AB üyeliği için ülkemizi 60 senedir bekletenler, İsveç’in 6 ay beklemesini içlerine sindirememişler, görünen bu. Bunun yanında başta ABD olmak üzere NATO, Türkiye’yi hep yalnız bırakmış, Türkiye ise kendisine ihtiyaç duyulduğunda hemen dünyanın çeşitli köşelerinde NATO’nun yanında yerini almıştır. Bu durumun bundan sonra değişip değişmeyeceğini gelecek gösterecek. Ancak geçmişte yaşananlar hatırlandığında ister istemez verilen sözlere ne ölçüde uyulacağını zaman gösterecek. Çünkü ABD’nin, NATO’nun üyesi ülkemize karşı uygulamaya koyduğu yaptırımlar ortada dururken ister AB ister NATO ülkelerine olsun güvenmek ülkemizi aldatabilir. ABD ile aynı askeri örgüt için yıllardır beraber olduğumuz ABD, parasını ödediğimiz F-35 uçaklarını teslim etmezken, elimizde bulunun F-16’ların yenilenmesi için gerekli parçaları da ülkemize vermiyor. Böyle olunca öncelikli olarak böylesine düşmanlık sergileyen bir ülke ile NATO içinde birlikte olmamızın yarar ve zararının yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.

Kısacası artık adı ne olursa olsun Haçlılarla birlikte aynı örgüt içinde yer almamızın bugüne kadar ülkemize yararı görülmediği gibi bundan sonra da olacağını tedbirli olarak beklemek gerekiyor. Bunun ötesinde 60 yıldır ülkemizi kapısında beklettikleri AB’ye girmemizin fayda ve zararları neler olabilir sorusunun cevabının çok iyi düşünülmesi gerekiyor. Çünkü hiç olmazsa bundan sonra olsun Haçlı ittifakının bir kez daha oyununa gelmemek, kandırılmamamız lazım. Çünkü artık net olarak görüldü ki, Haçlılardan Türkiye başta olmak üzere Müslümanlara fayda gelmez, gelmiyor. Bunun ötesinde İsveç’in AB üyeliği terör seviciliğini, İslam düşmanlığını yok edebilecek mi? Bu soruya da evet demek mümkün görünmüyor. Görünen o ki, İsveç’in NATO üyeliği ülkemizin terörle mücadelesini yok edecek değildir.