Boko Haram?ın Akla Getirdikleri

Abone Ol

Hiç şüphe yok ki şu sıralar dünyanın en önemli gündemi

Nijerya daki Boko Haram Örgütü ve kaçırılan kızların geleceği konusudur.

Türkiye de birinci gündem olmasa da tüm dünya bunu konuşuyor ve birçok Batılı

ülke seferber olmuş ve kaçırılan kızların özgürlüğü için kampanya başlatmış

durumda. Hatta ABD de konuyla ilgili First Lady Obama çoktan sazı eline aldı

bile. Olay tam bir insanlık trajedisine dönüştürüldü. Eğer olay gerçekten

anlatıldığı gibiyse bir trajedi ile durumu izah etmek güç, ama dünyanın hiçbir

tarafında kendinden izinsiz kuş uçurtmayan ABD nin çaresizlik içerisinde bir

şeyleri meşrulaştırmak istermiş gibi hüzünlü ama onur(lu) duruşu insanın aklını

karıştırmıyor da değil.

Dolayısıyla olayın başrolünde yer alan Boko Haram

örgütüyle ilgili şimdilik iki farklı yorum yapılıyor. Birincisi olayların

gelişiminden haberdar olur olmaz ilkesel olarak örgütü, insanlık için bir

tehdit olarak algılayan ve derhal müdahale edilmesini arzulayan insanların

oluşturduğu grup olarak ayrılabiliyor. İkinci yorum ise örgütün daha çok CIA odaklı bir örgüt olduğunu,

dolayısıyla da olayların yeni bir Amerikan oyunundan başka bir şey olmadığını

düşünenlerden oluşan yorum olarak göze çarpıyor. Batı karşıtı bir merkezden

gelişen bu ikinci yorum hem Batı nın emperyal politikalarına karşı bir

birikimin ürünü olarak beliriyor hem de her fırsatta suçun radikal İslam

örgütlerine atıldığı bu dönemde kendilerini tam olarak savunamayan İslam

dünyasının duygularına da tercüman oluyor. Ama ortada net bir şekilde duran ve

gerçek bir mağduriyeti temsil eden bir şey var: Kaçırılan kızların ne olacağı.

Kimse kızların nasıl kurtulacağını konuşmuyor. Konuşulan tek şey bunun bir

gericilik olduğu ve bu gericiliğin önüne nasıl geçilebileceği.

Taktik Olarak İnsan Hakları

Boko Haram örgütü gerçekten İslami bir gelecek için böyle

bir eylemde bulunduysa her şeyden önce bu durumun İslam ile uzaktan yakından

alakalı olmadığına dair güçlü bir diplomatik yol izlenmelidir. Dünyanın farklı

noktalarında İslam dan farklı şeyler anlayan gruplar maalesef mevcut, ancak

karşımızda duran vaka tam da Batı nın başvurabileceği cinsten bir yöntemi

bizlere anımsatıyor. Bizler etik olarak insan hakları ihlallerine daima

karşıyız.

Batı ise insan hakları yaklaşımını çoğu zaman etikten

ziyade, bir taktik olarak kullanıyor. ABD bugün insan hakları üzerinden tüm

dünyaya not vererek, nasıl davranılması gerektiğini uluslararası aktörlere

dikte ediyor. Bir taktik olarak insan haklarını kullanarak istediği yerdeki bir

olayı alıp orayı dizayn etmeye kalkabiliyor. Bunu daha önceden tecrübe etmiş

olan dünya ise gerçek bir mağduriyetin olduğu durumlarda bile bazen tepkisiz

kalabiliyor. Tüm bunlar Batı nın çifte standartlı politikalarından

kaynaklanıyor. Bu noktada ilk yapılması gereken şey, Batı dan öğrendiğimizin

aksine olayın gerçek boyutunun ortaya çıkarılmasıdır.

Yeni Emperyalizm

Aslında kısaca tüm Müslümanlar olarak Boko Haram ın

İslam ı temsil etmediğini söylemek gerekir, ama bu açıklama başlı başına

yetersiz kalacaktır. Eğer bahsedilen durum doğruysa bile, neden böyle bir

tepkinin ortaya çıktığının daha toplumbilimsel açıklamasının yapılması büyük

bir aciliyettir. Çünkü bugünlerde hiç olmadığı kadar tehlikeli olan bir

epistemolojik ve ontolojik emperyalizm etkisine maruz bırakılmaktayız. Sadece nasıl

düşüneceğimiz, kendi kimliğimiz değil, niçin var olduğumuz bile başkaları

tarafından zihnimize kazınıyor. Böyle bir durumda dünyanın farklı bölgelerinden

farklı tepkilerin ortaya çıkması da aslında muhtemel karşılanabilir. Her ne

kadar ben bu olayın sosyolojik bir tepki olduğuna inanmasam da, yine de

araştırılmalıdır. Eğer mesele sosyolojik bir tepkiden ziyade, istihbarat örgütü

odaklı bir operasyonsa, kadınların küresel politikalarda bir araç olarak

kullanılmasıyla ilgili olarak yepyeni bir ırkçılık tipi ortaya çıkabilir. Bu da

emperyalizm yeni yüzü olacaktır.

Eğitimin Kritikliği

Batı daha önce de itiraf ettiği gibi, bir bölgeye girmek

istiyorsa ilk olarak ya kadın sorununu ya da azınlıklar sorununu gündeme taşır.

Burada kadın konusu çok bariz bir şekilde ortadayken, dünyanın yeni

ihtiyaçlarına karşı yepyeni bir madde de gizlice ekleniyor: Eğitim. Boko Haram

örgütünün anlamına baktığımız zaman bile Batılı eğitimin haram olduğu üzerinden

örgüt sesini duyuruyor. Acaba burada Batı kendisini ve kendi eğitim modelini

meşrulaştırmak istiyor olabilir mi Dünyanın yepyeni bir döneme girdiği bu

dönemde yeni ihtiyaçlara karşı yeni bir insan tipinin ortaya çıkarılması

gerektiğinin söyleyenler Batı nın sakinleri. Öyleyse bu yeni insan tipi nasıl

ortaya çıkarılabilir Bunun cevabı tabiî ki eğitimledir. Baktığımız zaman bugün

birçok farklı ülkede temel tartışma meselelerinden birini eğitim teşkil

ediyor. Batı da eğitim üzerinden aileler ve eğitim yetkilileri büyük bir

tartışma içerisinde. Türkiye de bir dershane meselesi ülkeyi ne hale getirdi.

Hatta İran da bile yeni eğitim sisteminin nasıl olacağı büyük bir tartışma

konusu. Kısaca Boko Haram olayı öyle basitçe geçiştirilecek bir olay değil ve

daha çok tartışılacak gibi görünüyor.