BM barış değil, savaş örgütü gibi hareket ediyor!..

Abone Ol

RUSYA NIN uluslararası mutabakat olmadan Suriye savaşına

dâhil olmasının ardından BM Güvenlik Konseyi BM üyesi tüm ülkelerin terör

örgütü IŞİD ile mücadele kapsamında Suriye topraklarına müdahale edebilir

şeklinde bir karar almış. Sanıyorum alınan karar üzerinde uzun boylu düşünmeye

gerek yok. Bu kararın Suriye de çatışmaları durdurmaya değil, daha da

genişletmeye, bugüne kadar Suriye deki çatışmalarda yer almamış olan

ülkelerinde devreye girmesine zemin hazırlayan bir karardır. Bu kararın

Suriye deki Bayırbucak Türkmenlerine yönelik Rusya ile Esad güçlerinin birlikte

harekete geçtiği, katliam gerçekleştirildiği günlerde alınması olayı daha da

manidar hale getiriyor. Çünkü böyle bir günde BM Güvenlik Konseyi nin

Türkmenlere yönelik Rusya-Esad saldırılarını durdurmaya yönelik bir karar

alması gerekirdi.

Bayırbucak Türklerine karşı girişilen saldırıları

karşısında, Kobani ye yönelik IŞİD saldırılarının ardından ülkemizde ve dünya

üzerinde Haçlı-Siyonist ittifakının yandaşlarının sergilediği tavır

hatırlandığında o gün barış çığlıkları atanların bugün Türkmenlere yönelik

katliamlar karşısındaki sessizliğin dünyaya hâkim olan ikiyüzlülük ve

utanmazlığı gözler önüne serdiğini söylemek yanlış olmaz.

Esad ve Rusya nın Suriye de bir numaralı tehlike olarak

her fırsatta IŞİD i gösterdikleri düşünüldüğünde Türkmenlere karşı başlatılmış

ortak katliamın izahı olabilir mi Kimsenin bilmediği Türkmenler ile IŞİD

arasında bir bağ mı vardır Söz gelimi Türkmenler IŞİD saflarında mı mücadele

etmektedirler Bunu söylemek mümkün değil. Aslında Suriye de çatışan taraflar

içinde yalnızlığa itilmiş tek kesim Türkmenlerdir. Onlarda hayatta kalabilmenin

çabasını gösteriyorlar. Çatışan gruplar içinde ağır silahlara sahip olmayan tek

kesim Suriye Türkmenleridir ve Suriye de Kürtlerin en az üç katı bir nüfusa

sahipler. Ne var ki, düne kadar Kürtlerle ve Araplarla birlikte yaşadıkları

alanlardan ısrarlı bir şekilde Türkmenler göçe zorlanıyorlar. Bir diğer ifade

ile parçalanacak Suriye de Türkmenlerin söz sahibi olmasını istemiyorlar. Rusya

ile Esad güçlerinin Türkmenlere yönelik ortak hareketinin başka bir izahı

olmaz.

Ayrıca, Kobani ye yönelik IŞİD saldırıları sırasında

ülkemizde ve dünya üzerinde ayağa kalkanların, kıyameti kopartanların bugün

sessizliğe bürünmüş olmalarını doğru okumak gerekir. Görünen o ki,

Siyonist-Haçlı ittifakının Büyük Kürdistan hayali devam ediyor. Bölgede

çatışmaların ağırlık noktasını oluşturan taraflar içinde Esad, PKK, PYD dünya

üzerinde kendilerine şartsız destek bulabilirlerken Türkmenlere yönelik

katliama karşı Siyonist-Haçlı ittifakının destekçilerinin kayıtsızlığının başka

bir izahı olabilir mi Artık İslam dünyasının, Haçlı-Siyonist ittifakının

kendilerinin düşmanı olduğunu, bu düşmana karşı ortak bir cephe oluşturmaları

gerektiğini görmek ve bu yönde harekete geçmek mecburiyeti vardır. Dünya

üzerinde farklı çıkarları olan Haçlı-Siyonist ittifakı mensuplarının

Müslümanlara karşı ortak cephe oluşturmak söz konusu olduğunda hemen bir araya

gelebildiklerini görmek gerekiyor. Rusya nın Esad ın elini güçlendirmek için

IŞİD e karşı devreye girdiği düşünüldüğünde IŞİD in bir kenara bırakılıp

Türkmenlere yönelinmesi Suriye nin geleceği hususunda Siyonisit-Haçlı

ittifakının gizli bir anlaşmaya vardığı, bu anlaşmada gelecekte görmek

istemedikleri grubun Türkmenler olduğu, parçalanmada Esad, PYD ve PKK gibi

örgütlerin paylarının belirlendiğini görmek için başka gelişmelere gerek

yoktur. Bu noktada IŞİD gibi örgütlerin ortaya çıkması ve hızla gelişmesine

Haçlı-Siyonist ittifakının uyguladığı zulüm, işgal ve katliamların zemin

hazırladığını görmeleri gerekiyor. Bu ittifak zulmünü böylesine fütursuz bir

şekilde sürdürmeye devam ettiği sürece kendi mensupları arasından da bu

örgütlere katılanlar hızla artacaktır. Dünya ne kadar kötü olursa olsun tüm insanlığın

insanlığını yitirdiğini düşünmek yaratılışa ters düşer.