Eski Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, yargının geldiği noktayı eleştirerek, "Bizim yargının içinde millet yoktur. Hiçbir hakim ve savcı ‘ben bu kararı verirken millete karşı sorumluluğum nedir? diye düşünmüyor." dedi.
Eski Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, yargının geldiği noktayı eleştirerek, "Bizim yargının içinde millet yoktur. Hiçbir hakim ve savcı ‘ben bu kararı verirken millete karşı sorumluluğum nedir? diye düşünmüyor. Kendi vicdanında varsa var, yoksa sistemde ona bir sorumluluk yok. O tamamen Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu‘nu bilir." dedi. Sungurlu, yargı üzerindeki en büyük baskının yine yargının içinden geldiğini söyledi.
TRT‘de yayınlanan Gazeteci Taha Akyol‘un sunduğu, ‘Herkes İçin Adalet‘ programına katılan eski Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, son günlerde yaşanan Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu‘nun (HSYK) yapısı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Gelinen noktada Türk yargısının içinde milletin yeri olmadığını söyleyen Sungurlu, "22 yaşında bir çocuğu hakim yapıyoruz. Sonra onun bu milletle hiçbir irtibatı olmuyor. Terfileri, her şeyi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu içinde, karar verirken ‘Yargıtay benim dosyamı onaylayacak‘ diyor. ‘Müfettiş gelirse dosyam Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu‘na gidecek‘ diyor. Bizim yargımızın içinde millet yoktur. Hiçbir hakim ve savcı ‘ben bu kararı verirken, millete karşı sorumluluğum nedir?‘ diye düşünmüyor. Kendi vicdanında varsa var, yoksa sistemde ona bir sorumluluk yok. O tamamen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu‘nu bilir." diye konuştu.
Yargı üzerindeki en büyük baskı; yargıdır
Konuşmasında bürokrasiyi de eleştiren Oltan Sungurlu, yargı üzerindeki en büyük baskının yine yargı içinden geldiğine dikkat çekti. 28 Şubat sürecinde Yargıtay üyelerinin Genelkurmay‘da katıldığı programı hatırlatan Sungurlu, "Bizim böyle bir bürokrasimiz var. Cumhuriyeti kuran bürokrasimiz hiç değişmemek istiyor. 28 Şubat öncesi miydi, sonrası mıydı? Hakimlerimizin, Yargıtay üyelerimizin Genelkurmay‘a gidip de alkışlama hadisesi vardır. Yarın öbür gün önlerine gelecek dava için peşinen hepsi Silahlı Kevvetler‘in aşağı yukarı işareti ile taraf olmuşlardır. Olacak bişey değil. Adalet Bakanı kurulda bir kişi. Müsteşar da hakim. Yarın öbür gün müsteşarın kurula, Yargıtay‘a seçilip seçilmemesi de kurulun elinde. Kurul üyeleri o müsteşarın da amiri." ifadelerini kullandı.




