Bizim gazetelerden Büyük ayıplar...

Abone Ol

Sevgili okurlar; bugün çaktırmadan sporun dışına çıkabilirim. Çünkü yazacaklarımı okuduğunuzda sizler de oh iyi yapmışsın diyeceksiniz. Eh, serde paraşütle inme yazarlık yok, tam tersine gazetede sabahlamış, sayfalar üzerinde uyumuş, özel baskılara takılmış gerçek bir emekçilik var. Tabii ki bu bölümde meseleleri spora da bağlayacağım, merak etmeyin!

O halde başlayalım mı Değerli Milli Gazete okurları; Size birileri tutup da “Kanuni Sultan Süleyman aslında Osmanlı’ya zarar vermişti. Öyle sanıldığı gibi bir başarısı yoktur. Yani sıradandı” derse ne yaparsınız Aynı zat-ı muhterem Yavuz Sultan Selim için de aşağı yukarı aynı şeyleri yazarsa, ne yaparsınız Bu sözüm ona köşe yazarına göre sadece Fatih Sultan Mehmet, az da Bayezıd vardır. Böyle bir rezalete daha fazla dayanamadım ve yazdım. Tabii ki bu zat-ı muhteremden söz etmişken, sportif bölümüne de gireceğim. Bu beyefendinin gazetesinin yazarı, foto muhabiri, maç yazarı, hem de akredite olmalarına rağmen, hem de resmi bir UEFA maçına sokulmadılar. Sebep mi Bunun gazetesi o stadın sahibinin, pardon o kulübün birinci adamının sabıka fotoğrafını yayınlamıştı. Yani doğru haber vermişti. Sonra duyduk ki, gazete bu hakaret sebebiyle dava açmış. Ben de merakla davanın sonunu bekliyordum. Öyle ya meslek ayaklar altına alınmıştı. Ama Attila Gökçe kardeşimden öğrendim, bu büyük yazarın gazetesi davayı geri çekmiş... Sonra da meslek haysiyeti, meslek onuru, meslek ilkesi ha... Bunları en son sen savunabilirsin bütün dünyanın “Magnifique” (muhteşem) lakabını taktığı padişahı kötüleyen adam! Kim mi Aşk olsun; Fatih’i methettiğine göre...

Dayanamıyorum dostlar. Hükümete muhalif bir gazete, tuttu son günlerde bu ülkeyi soyan bir zatı manşetlere taşıdı. Yahu adam tüymüş, firar etmiş bu ülkeden. Hiç suçsuz adam tüyer mi Sadece kendisi de değil, sülalece tüydüler. Bu adamın banka yolsuzluğunda kullandığı  formül öyle şaşırtıcı gelmişti ki, yedi dilden kitap halinde yayınlandı bütün dünyaya, “Dikkat edin, banka böyle de soyuluyor” anlamında dağıtıldı. Muhalefeti böyle rezilce yapmaya devam edin ki, ülke de yarar görsün! Bu zat üzerinde de spora gireceğim, merak etmeyin... Bu zat bir kulübün başkanı, pardon sahibi iken beni bir yazımdan dolayı mahkemeye verdi. Bendeniz o yazıda spora siyaset sokmayın, sütunlarınızda bunu yapmayın diye yazmıştım. Tabii ki hâkim daha bir celsede davayı düşürmüştü. Bu zatın gazete ve televizyon patronu iken yaptıklarını bir yazsam, umarım ki önce bu muhalif gazetenin yazarları utanır. Örnek mi Bizim Faik, gazeteden istifa etmeyip, acaba nasıl kaçtı, size bir anlatsa... Acaba bir haber spikerinin benzincide nasıl dövüldüğünü biliyor musunuz Yani o televizyonun bizzat korumaları tarafından haaa... Neyse, Allah şaşırtmış bir kere...

Nasıl ama... Hem o işler, hem de sporla bağlantıları... Var mı itirazı olan Ben buradayım beyler!