Bizim davamızda kimse kendi için yaşamaz

Abone Ol

Bugün 27 Şubat Perşembe. Necmettin Erbakan Hocamızın vefatının sene-i devriyesini Fatiha’larla idrak ediyoruz. Hal-i hayatlarında milletimiz kendisinden çok şeyler öğrendi. Ülkemizin gelişip büyümesinde Hocamızın çok emeği vardır. Biz onun açtığı çığırla yetiştik.

İslâm’ı ve Müslüman’ca yaşam tarzını onun önümüzü aydınlatmasıyla öğrendik. Üzerimizde çok hakkı vardır. Ahd-i vefayı ondan öğrendik. Vefalı olmaya da Allah’ın adını anarak söz verdik.

Sene-i devriyelerde, anma ve hatırlatmalarda, toplantılarda ve ikili görüşmelerde konu hemen hemen tamamen hatıralar anlatılarak yaşanır. Böyle olmasının da icabatı önemlidir.

Bu vesile ile merhum Erbakan Hocamızla geçen iki hatıratımı nakletmek ve Hocamıza Fatiha göndermeye sebep oluşturmak istiyorum.

Bendeniz 1969 yılında Konya İmam Hatip Okulu’nda lise tahsilimi bitirdim. O yıl birçok serüvenler yaşadıktan sonra Hocamız Konya’dan Bağımsız Milletvekilliği için aday olmuştu. Etrafında önemli miktarda genç bir topluluk vardı. Bu aciz kardeşiniz de o şuurlu topluluğun içerisindeydi, elhamdülillah.

O hareketli topluluğun içinde olmak ne büyük mana ifade ediyormuş şimdi daha iyi anlıyorum. Hocamızın başkanlığında köyler dolaşılıyor, şehirlerde kahveler ziyaret ediliyor, insanlar bilgilendiriliyor seçimin ve oyun ne manaya geldiği anlatılıyordu. Bu çalışmanın her bir karesi zihinlerimizde hâlâ o tazeliğini korumaktadır. O günler hatıralarımızı hâlâ süslemektedir.

Kahvelere girerdik de Hocamız sandalyeye çıkar en fazla 15–20 kişilik gruba seslenirken; “Bu muhteşem topluluk ...” diye söze başlardı. O günlerde o başlattığı hareketin stadyumlara sığmayacağını görüyor olmalıydı ki, söze böyle başlardı. Bizler de bu hitabın ne manaya geldiğini anlayamazdık. Sadece merakla işin gidişatını aramızda konuşurduk.

Zaman geldi. Hocamız birkaç milletvekili çıkaracak oyla vekil olunca o gece hiç uyumadığımızı hatırlıyorum.

Bu hareketle neler gördük, neler yaşadık. Allah’a hamd ediyorum.

Son Ramazan ayını yaşadığı sene Kadir Gecesi’nde Millî Gazete’de Hocamızla iftar sofrasında orucumuzu toplulukla birlikte açtık. Teravih namazını benim kıldırmamı buyurdular. Kıldırdım. Yaşadığım hazzı unutamıyorum. Namaz bitti. Kemal-i edeple ellerinden öptüm. Namazı da ifade ederek bana yaptığı duayı o andaki gibi yaşıyorum. Bu duayı da asla unutmayacağım. Ruhu şad, kabri cennet olsun...

Şimdi Necmettin Erbakan Hocamızın hâl-i hayatındaki beyanlarından birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum.

* Bizim davamızda kimse kendi için yaşamaz. Herkes kardeşi için yaşar. Menfaati öldürmenin en kolay yolu budur.

* Namaz dinin direği, cihat ise zirvesidir. Biz siyaset değil cihat yapıyoruz.

* Müslüman Hakk’ın hâkimiyeti için `motor’, şerrin yok olması için `fren’ olma görevlisidir.

* Milli Görüş; bu milletin inancıdır, kimliğidir, ruh köküdür.

* İman varsa, imkân da vardır, Milli Görüşçü asla vazgeçmez.

* Allah’a kul olmayan, davasına er olamaz.

* Cihat: Kur’an nizamını kurmak ve yürütmek için var gücümüzle çalışmaktır.

* Biz seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz.