Gazetecilik, dünyanın en stresli, en zor mesleklerinden
biridir. Bu bakımdan bu meslekte olanlar ve saçlarını bu yolda ağartanlar
yaşıtlarından daha yaşlı görünürler. Yaklaşık 15 yıl gazete mutfağında
çalıştığım için gazetede mesâi yapan arkadaşların hâlet-i rûhiyesini iyi
bilirim. Bu bakımdan gazeteyi ziyaretimde birkaç dakikadan fazla vakitlerini
almak istemem. Zira bilirim ki onlar zamana karşı bir yarış vermektedirler. Bu
fedakârlarla ve yazarlarımızla geniş vakitte görüşmeyi, hasbuhal etmeyi hep
arzu etmişimdir. Mustafa Yıldırım Beyin Yazarlar toplantısı dâvetini alınca,
bütün işlerimi bir tarafa bıraktım ve İstanbul a gittim. İyi ki gitmişim.
Bizim Aileye mensup zevât-ı Âliyeyi bir arada görme imkânına kavuştum.
Evvelâ ev sahiplerimizden bahsetmek isterim. Özel Birikim
Okulları nın Güneşli deki binasında ağırlandık. Bina dedimse, bu öyle sıradan
bir okul binası değil. Dev bir alışveriş merkezinin okula dönüşmüş hali. Binada
kaybolmadan gezmek için elinizde bir harita olması lâzım. Anaokulu, ortaokul,
lise bir arada. Üzerinde mescid yazısı ve bize âit değerleri hatırlatan
yazıların bulunduğu bir okulu ilk defa gördüm. Yusuf Yalçın, Adem Doğan ve
Mustafa Canıtez Beylerin açıklamalarını dinledik. Dinlediklerimizden ve
gördüklerimizden sonra kendilerini tebrik ettik. Ben, ne olur ne olmaz diye
biraz erkence gitmiştim. Akşam namazını okulun yanındaki mescitte kıldım.
Baktım Birikimli gençler mescidi doldurmuş. İçimden, Maşallah dedim. Bu
gayretlerin benzeri hayatın diğer safhasında da olsa, yani televizyonlarda,
sokakta, çarşı-pazarda, elhasıl hayatın her safhasında, gençlerimiz mahfuz
kalsa, durum bambaşka olurdu. İnşallah o günleri de görürüz.
Toplantıya idareci kadro tam tekmil katılmıştı.
Gazetemizin İmtiyaz Sahibi Ömer Yüksel Özek, Genel Yayın Müdürü Mustafa Kurdaş,
Yazı İşleri Müdürü Ercan Özcan, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mustafa Yıldırım
Beyler, o iş stresinden âzâde olarak biz misafirlerle ilgileniyorlardı.
Editörlerimiz, internet servisi çalışanları, muhabir arkadaşlar bizimleydi.
Gelelim yazarlarımıza: Mevlüt Özcan ve Mahmut Toptaş
hocalarım, Adaşım Prof. Dr. Burhanettin Can, Reşat Nuri Erol, Ali Haydar
Haksal, Necati Tuncer, Şakir Tarım, Yusuf Kandemir, Mustafa İşcan, Burak
Kıllıoğlu, İbrahim Veli, İlhami Yetiş, İshak Beyazay, Adnan Öksüz, Bilal
Yıldırım, M. Bayram Ayaz, Turgut Akyüz Beyler Bu değerli simaların bazılarıyla
ilk defa yüz yüze görüşüyorduk.
Yediğin, içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat!
derseniz, o kadar söylenecek söz var ki. Konuşmaları not almaya çalıştım.
Hepsini aktarmaya sütunum elvermez. Tuttuğum notlardan teberrüken birkaçını
aktarayım:
Mustafa Kurdaş Bey müjdeler verdi. Arapça, İngilizce,
Kürtçe internet sitesi, Çocuk dergisinden sonra, edebiyat dergisi, üç ayda bir
yayınlanacak soruşturma dergisi, aylık haber aktüalite dergisi, güçlü bir
yayınevi, Milli Radyo Diğer müjdeleri vakti gelince öğrenirsiniz, İnşallah
Ali Haydar Haksal Bey, emperyalizmin İslâm medeniyetinin
kültürünü ve medeniyetini imha ettiğini söyledi ki çarpıcı bir tespitti. Prof.
Burhanettin Can Bey, Nefret Suçu ihdas edilmesine ve Kıbrıs meselesine dikkat
çekti. Mahmut Toptaş Hocam, kitabın ehemmiyetine vurgu yaptı ve kitabın yüz
sene sonra da gündeme geleceğini belirtti. Necati Tuncer Bey, Millî Gazete nin
ehemmiyeti üzerinde durdu. Reşat Nuri Erol Bey, insanlığın, Âdil Düzeni, İslâm
Düzenini beklediğini belirtti. Şakir Tarım Bey, Millî Görüşün, İslâm Birliğini
kurmak maksadıyla başlatıldığını dile getirdi. Ev Sahibimiz Mustafa Canıtez de
çok çarpıcı tespitlerde bulundu: Anneler çalıştıkça çocuklar bozuldu. , Benim
çektiklerimi çocuklarım çekmesin diyorlar. Çocuklarla ilgilenmiyorlar. Okulda
öğle ve ikindi namazlarının cemaatle kılınması takdire şâyân İnşallah yazarlar
olarak üç ayda bir bir araya geleceğiz. Bu birlik ve muhabbet havasını sizler
de hissedeceksiniz