Bizi dinlemez ama!

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “bizim uyarılarımıza” kulak vermeyeceğini biliyoruz! Biz ne dersek diyelim, bir kulağından girip ötekinden çıkıp gideceğinden eminiz!

Ama hala “dinlediği birileri” olmalı!

Ve o “dinlediği birileri” biran önce harekete geçmeli! Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün söyledikleri bugün söyledikleri arasındaki “uçurum” giderek büyüyor!

Dün sahip çıktığı, arkalarında durduğu hareketleri bugün “Bana mı sordunuz” diye dışlaması ne “kabul edilebilir” gibi ne de “anlaşılabilir” gibi! En yakınlarında bulunanlar bile isyanları oynuyor! İşte bu aşamada sözünü dinleyeceği birilerinin harekete geçmesini ve kendisini lisan-ı münasiple uyarmaları elzem hale gelmiş bulunuyor!

Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün söylemiş oldukları ile bugün söyledikleri arasındaki “büyük tezat” artık üstü örtülebilir, görmezden gelinebilir bir durumda değil! Karşı karşıya kaldığımız durum ile ilgili olarak bir takım değerlendirmeler yapıyoruz! “Acaba çok mu yorgun” diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz! Yıllardır “yoğun bir çalışma temposu” içinde olduğunu biliyoruz! Söylemleri arasındaki “büyük tezat” çok yorulmasından ve doğru dürüst dinlemeye fırsat bulamıyor olmasından kaynaklanabilir!

Aklımıza şöyle bir soru da geliyor:

Böyle bir durum “aşırı yorgunluktan” kaynaklanmış olabileceği gibi “çok yalnız” olmasından da kaynaklanıyor olamaz mı?

Bize göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir önemli sorunu da tüm işleri tek başına omuzlamaya kalkışması! Etrafı oldukça kalabalık görünmesine rağmen kafasına uygun bir ekiple yola devam edemediği de aşikâr!

Bunu nereden mi çıkarıyoruz?

Açıklayalım:

Kime “güvense”, kime “sırtını dayamaya” kalkışsa bir süre sonra “yollarını ayırmak” zorunda kaldığını görüyoruz! Siyasi hayatına şöyle bir göz attığımızda hep “ayrılıklar” yaşadığına tanık oluyoruz! Meydanlarda “Beraber yürüdük biz yollarda” diye şarkılar söyleniyor ama beraber yürünen insanlarla bir süre sonra yollar hep ayrılıyor!  Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan daha bir yalnızlaşıyor! Bu yalnızlığın hayra alamet olmadığını birilerinin O’na anlatması gerekir diye düşünüyoruz! Bilmem yanılıyor muyuz?