Bizi birbirimize sövdürüyorlar

Abone Ol

Televizyon kanallarından bu bağrı yanık, gariban Müslümanlara saydıran Profesör kardeşlerim,

Gazete ve dergilerde şeyhlere hakaret eden kardeşlerim,

Konferanslarında Müslümanların hatalarını sayıp döken konuşmacı kardeşlerim,

Bundan sonra bu konuyu tekrar konuşacağınızda anne ve babanızı gözünüzün önüne getiriniz ve ondan sonra konuşmalarınızı tekrar gözden geçiriniz.

Babanızın babası hasta adam Osmanlı ölmesin diye yedi düvele karşı harbe gitti gelmedi.

Çocuklar babasız büyüdü.

O günlerin ifadesiyle “Dul avrat çocuğu” olarak yetiştiler.

İpe sapa gelmez, haylaz mı haylaz olarak büyüdüler.

Derken dinin kitabı olan Kur’an-ı Kerimi okuyamasınlar diye harf inkilabı yaptılar.

Kırkına gelip namaz kılmaya başladıklarında dillerini kıvıramadılar.

Kul hü diyemediler, kırk yıl namazlarını Kul fü diyerek yanlış kıldılar. Allah kabul etsin.

Yanlış kıldıkları namazlarında çok samimi idiler.

Biz yandık, çocuklarımız yanmasın diye gizli gizli Kur’an okutan kurslara yardım ettiler.

İmam-Hatipler, İlahiyat fakültelerine yardım ettiler.

Onları din üzerinde tutmaya çalışan şeyhlerimiz de aynı kaderin kurbanlarıydılar.

Birlikte kalkmak için çalışırken dala da sarılınır, yılana da, yalana da sarılınır.

“Suya düşen yılana sarılır” demiş atalarımız

Bizler, onların destek verdiği bu kurs ve okullarda okuduk, büyüdük, devletin kontrolünde belirli bir makama geldik ve bizi bu hallere düşürenlerin şişirilmiş gücünden gözümüz korktuğu için içinden çıktığımız kabuğa hakaretler etmeye başladık.

Kabuğunu beğenmeyen şaşkın civciv gibi bizi ekranlarda cik cik cik öttürüyorlar ve birbirimize sövdürüyorlar.

Bundan sonra söylediğiniz her hakaretin anne ve babanızı da içine aldığını hatırınızdan çıkarmayınız.

Yılana sarılmasını istemiyorsan, ona Allah’ın hablullahin metin diye isimlendirilen ipi/Kur’an ayetlerini uzat.

“Yılana sarılıyorsun, yalan peşinden gidiyorsun” diye bağırmanın faydası yok.

Onu o hallere düşüren din düşmanlarıyla, cennet yolunun eşkıyalarıyla, Müslüman katilleriyle, ahlaksızlık merkezleriyle uğraşalım, oraların bataklığını kurutma çalışmaları yapalım” diyeceğim ama bazı kardeşlerimiz, onlarla mücadelenin riskli olduğunu bildiklerinden, bunu yaparlarsa ekranlara yasak koyulacağının, birçok haram nimetlerden ve makamlardan mahrum edileceğinin farkında olduklarından “vurun garibana” demeye devam ediyorlar.

Değerli kardeşlerim, biz, birbirimizin yarasını, gözyaşlarından ilaç yaparak, yumuşak gönlümüzle sıcacık sararak tedavi edeceğiz, yaralarımızı kaşıyarak hastalıklarımız kangren olur.

Allah için söylüyorum, dinsiz, imansızların pohpohuna gelmeyelim.

Televizyonda konuşmaya davet ettiklerinde sizi gerçekten istiyorlarsa konuyu siz belirleyin ve o konuda konuşunuz.

Ve o konu da şu anda dünya genelinde insanlığın en fazla ihtiyacı olan Kur’an ayetleri olsun.

Bunu yaparsanız, temelden yanlış olan kâfirler ile amelde yanlışı olan ve sizin tenkidinize muhatap olan kardeşleriniz de o şifahaneden nasibini alacaktır.