İran ın burnunun sürtülmesi gerektiğinde kendi elini
uzatmadan Saddam a bir işaret verdiler ve Saddam, İran a saldırdı.
Bütün Arap ülkeleri Saddam ın yanında yer aldılar ve
tırlarla paralarını Bağdat a taşıdılar.
Bu arada İran-Irak savaşında bir milyonun üzerinde Müslüman
öldü ve milyonlarcası da sakat kaldı.
Abdullah Öcalan a Size bir Kürt devleti kuralım dediler
adamları dağlara çıkardılar.
Aradan kırk yıl geçti ne oldurdular ne öldürdüler ama bu
arada elli binin üzerinde Müslüman öldü.
Saddam, bu savaş nedeniyle biraz dişlenince onu alaşağı
etmek gerekti ve İran savaşında onu destekleyen Arap dostlarına Bu sizi işgal
edecek deyiverdi, Saddam a da Yürü meydan senindir dedi. Kuveyt i işgal
edince Amerika Arapların imdadına yetişti ve Irak ı işgal etti.
Bu sefer yönetimi İran yanlısı Şiilere teslim etti ve
Sizinle sekiz yıl savaş yapan bu Sünnileri öldürün dedi.
Afrika daki bütün devletlerde yaşayan Müslümanların
destekçisi Libya lideri Muammer Kaddafi ye geldi sıra ve onu da yine
Müslümanlar eliyle dünya televizyonlarının gözleri önünde hunharca öldürülüşünü
seyrettirdi ki diğerlerine ibret olsun. Bizi de birbirimize vurduruyorlar,
kırdırıyorlar. İnsanız, rekabetimiz vardır. Birbirimizin aleyhinde sözler
söyleyebiliyoruz. Birileri bu sözleri kaydediyor. Onların sözünü berikine
bunların sözünü ötekine naklederek araya fitne ateşini attıktan sonra aracı
rolüyle gelerek ateşi kızıştırıyor.
Hangi Müslüman, senin aleyhinde söz söylemişse araştırmaya
bile gitme.
Söylenmemiş kabul et.
Gelen sözden ibret al, o denilen kötü bir şeyse derhal
vazgeç. İyi bir şey yapıyorsan devam et.
Ama seni öldürecek diyorsa o fitneci, Beni öldürürse
Müslüman öldürsün, hiç değilse cenazemi de kılıverir. Yeter ki sen öldürme
deyiverse fitne orada sönüverecek. Mal varlığına el koyacak dediğinde, Malım
senin eline geçeceğine Müslümanın eline geçsin deyiver.
Ama koltuğuna oturacak derse,
Bu koltukta kâfir oturacağına bir Müslüman otursun
deniverse kavga bitecek.
Kur an dan delil isterim diyenlere Habille Kabilin kısassını
hatırlatırım:
27- Onlara, Adem in iki oğlunun gerçek haberini oku. Hani
ikisi de Allah a kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul
edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen (Kabil) «Seni muhakkak öldüreceğim»
deyince, Kardeşi (Habil) «Allah ancak sakınanlardan kabul eder.
28- Eğer sen, beni öldürmek için elini uzatırsan, ben seni
öl dürmek için elimi uzatmayacağım. Ben âlemlerin Rabbi Allah tan korkarım.
29- Dilerim hem benim günahımı, hem kendi günahını yüklenir
cehennem halkından olursun. Zalimlerin cezası işte budur.» dedi.
30- Nefsi ona kardeşini öldürmeyi teşvik etti. O nu öldürdü
de zarara uğrayanlardan oldu.
31- Kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek üzere,
Allah toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. «Yazıklar olsun bana, kardeşimin
cesedini gömme konusunda şu karga kadar olmaktan aciz mi kaldım» dedi ve pişman
olanlardan oldu. (Maide süresi ayet 28-31)