Küresel güçlerin, sömürgeleştirdikleri toplumları etkisiz
hale getirebilmek için yapmayacakları zulüm, katletmeyecekleri değer,
başvurmayacakları desise ve tuzak yoktur. Onlara göre tüketim bağımlılığına
karşı çıkan herkes cezalandırılmalıdır. Emperyalistler, Ortadoğu da kendilerine
güvenli bir alan açmak için, toplumları mezhepsel ve etnik çatışmaların içine
itmekte ve kaos planlarıyla ortaya çıkan çatışmaları aralıksız
körüklemektedirler. İslam coğrafyalarında ortaya çıkardıkları bu kaosu
sürdürebilmek için toplumlar arası güvensizlik, nefret ve şiddeti yerleştirmeye
çalışmaktadırlar.
11 Eylül ü bahane ederek Müslümanları baş düşman ilan
eden ABD ve yandaşları bu maskenin ardına sığınarak kıyımlarına devam
ediyorlar. Nitekim, 11 Eylül 2001 saldırıları ardından Kissinger bundan sonra
çatışma Müslümanlar arasında olmalıdır ifadesini kullanmıştı. Kissinger in bu
ifadesi İslam Coğrafyalarında ortaya çıkacak kaos ve çatışmaların habercisiydi.
Zira Emperyalistler, kardeşi kardeşe kırdırmak ve içerde oluşturulan düşmanları
kullanarak hedeflerine kısa yoldan ulaşmak istiyorlar. Eğer hedefleri
gerçekleşirse Müslümanlar birbirlerini kırmakla kalmayacak Büyük İsrail
devletinin kurulması için alt zemin hazırlanmış olacak.
İsrail Savunma Bakanı, Arap ülkeleriyle stratejik
ilişkiler geliştirmeye hazır olduklarını söylüyor. Stratejik ilişkilerden kast
ettiği şey, bu ülkelerin hâkimiyetini etki altına almak ve kaynaklarını
sömürmektir. Fakat ne acıdır ki, İslam toplumlarının kukla liderleri kapalı
kapılar ardında yaptıkları anlaşmalarla halkların ve bu halkları ayakta tutan
değerlerin sonunu hazırlıyorlar. Katledilen, yoksullaştırılan hep halk oluyor.
Rabbimiz ayetinde sık sık aklınızı kullanmıyor musunuz
diyor ve bizleri düşünmeye teşvik ediyor. Akletmek aynı zamanda olayları doğru
analiz etmeyi ve doğru tanımlamayı gerektirir.
Tamam, emperyalistler hedeflerine ulaşabilmek için bizi
birbirimize düşürmek istiyorlar. Bizim topraklarımızı değerlerimizi ve
varlığımızı ortadan kaldırmayı hayal ediyorlar. Müslümanı Müslümana kırdırıp
İslam coğrafyalarını yoksullaştırmayı hedefliyorlar. Medya üzerinden
insanlarımızın zihinlerini boşaltıyor ve fertleri kitleler halinde
köleleştiriliyor. Peki. bizler ne yapıyoruz Dostu düşmanı afyırt etme
istidadından yoksun muyuz ki düşmanın hilelerine aldanıyoruz Neden hayır
diyemiyoruz
Allah ın bahşettiği aklı kullanmakla sorumlu değil miyiz
Düşman madem bizi birbirimize düşürmek, çocuklarımızı katletmek ve
topraklarımıza konmak istiyorlar neden teslim oluyoruz
Düşman o filan ırktandır, filan mezheptendir ona karşı
savaşın diyor, peki bizlere ne oluyor da düşmana aldanıp, onun safında yer
alabiliyoruz Korkuyor muyuz yoksa Ya da işin kolayına mı kaçıyoruz Aklımızı
kullanmaktan aciz mi kalıyoruz Bilmiyorum Ama şunu inanıyorum ki, Allah
verdiği akıl ve irade kuvvetinin hesabını bir gün mutlaka soracak