Kuzey Irak taki terör örgütü kamplarına karşı Amerikalıların verdiği istihbaratla bombardımana geçildikten sonra bütün gazetelerimizde bu gelişmeden duyulan memnuniyet dile getirilmeye başlandı!

Kimi gazeteler terör örgütü mensuplarının bombardımandan sonraki telsiz konuşmalarını sütunlarında yayınlayarak örgütteki paniği gözler önüne sermeye çalıştılar.

Bu habere göre bombardıman sonrasında terör örgütü mensupları arasında şu konuşmalar geçmiş:

 Vurulduk!

 Her şey yıkıldı!

 Nereye çekileceğiz

 TC ye sattılar!

Evet, terör örgütü mensuplarının telsizle yaptıkları bu konuşmalar aslında bir gerçeği ortaya koyuyor.

Daha düne kadar terör örgütüne açık destek veren ABD şimdi ne olmuştur da istihbarat vererek, kamplarının vurulmasına yardımcı olmuştur "TC ye sattılar" ifadesindeki gerçek aslında cevabını bizim de çok merak ettiğimiz bir soruyu gündeme getiriyor.

ABD Türkiye ye bu yardımı ne karşılığında yapmıştır Yani bu yardım bize neye mal olmuştur Herhalde bu tür bir yardım "Kara kaş, kara göz" hatırına yapılmamıştır!

Bir başka gazetemizde ise "Çuval skandalından, istihbarat işbirliğine" diye bir değerlendirmeye rastladık! Bu değerlendirme de bizim yine aynı soruyu sormamıza vesile oluşturdu! Bu yardım bize neye mal olacak Dün askerlerimizin başına çuval geçirenler, bugün niye istihbarat yardımında bulunuyorlar Bu yardımın bedeli ne ola ki

Kuzey Irak taki terör örgütü kamplarına yönelik bombardıman hareketinin hemen ardından yapılan bir başka değerlendirmede ise "Türkiye ABD yi yeniden yanına çekmeyi başardı, ABD de Türkiye yi yeniden kazandı" deniliyor! ABD nin bölgemizde yeni bir devlet kurdurmak için yıllardır faaliyet gösterdiğini herhalde kimsenin inkar edecek hali yoktur!

Hal böyle olunca, ABD nin durduk yerde politika değiştirmesinin ve tam aksi bir tavır takınmasının bir bedeli olsa gerektir!

Terör örgütü mensuplarının telsizde söyledikleri gibi Amerikalıların onları "TC ye satmasının" mutlaka bir bedeli olacaktır!

Faturayı gerçekten merak ediyoruz!

Kimse bize dostluktan, stratejik ortaklıktan, müttefiklikten falan söz etmesin! Zira karnımız palavraya tok! Sadece faturanın üzerinde yazanı okusunlar, yeter!

Korkumuz ve endişemiz odur ki, bu fatura bize ülkemizi gerçekten rahatsız eden bir sorundan daha ağır bir sorun olarak dönmesin! Yani yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş olmayalım.