Bizden başka Müslüman yok mu?

Abone Ol

Arakan lı Müslümanlardan bahsediyorum. Onların seslenişi.

Hayır, sesleniş değil: Haykırış. Kelime bulamıyorum ifade etmeye, belki de

çığlık; Bizden başka Müslüman yok mu Bu sesi, haykırışı, çığlığı herkes

duydu. Duymak isteyen herkes duydu.

Neyin ifadesi idi bu. Neyi anlatmak istiyordu.

Yükle(n)diği mesajın içeriği ve bağlayıcılığı kime yönelikti.

Yeryüzünde Arakan diye bir bölge var. Orada Rabbim Allah

diyen müminler var. Ateş, işkence, açlık, yokluk ve ölüm var orada. Dağlar,

ovalar ve denizler ateşten hendeğe dönüşmüş. Çağdaş Ashab-ı Uhdud iktidar

Arakan da. Allah a inanmayan kâfir bir beldenin yöneticileri, Allah a

inananları dinlerinden çevirmek, tekrar kendi sapık dinlerine döndürmek için

müminlere eziyet eder, uzunlamasına ve derin hendekler, kanallar (Uhdûd)

kazdırır. Bu hendeklerin içine büyük ateşler yakılır. Allah a inanmaktan başka

hiçbir günahı olmayan müminler hendeğin başına getirilir, Allah a imanda ısrar

edenler ateşe atılır, küfre dönenler ateşten kurtarılır. Bütün bu zor

durumlarına rağmen müminler imanından dönmez ve ateşe atılırdı. Müminleri ateşe

atan bu zalimler, hendeğin etrafına oturmuş olarak yaptıkları bu zulmü zevkle

seyrederlerdi.

Kur an ın Buruç Suresindeki ifadesiyle tarihin Ashab-ı

Uhdud larının yaptıklarını çağdaş Budist Uhdud ları yapıyor. Rabbim Allah diyen

Müslümanları akıl almaz işkencelerle öldürüyorlar. Ve Arakan lı Müslümanlar

çığlık atıyor Bizden başka Müslüman yok mu Birleşik Müşrik Topluluğu

koltuklarına kurulmuş olanları izliyor! 

Onlara bu çığlığı attıran şey, bizim varlığımızdan

habersiz olmalarıdır. Anlaşılan çok beklediler. Günler, aylar ve yıllar. Ama ne

gelen oldu ne giden. Acaba ılık bir rüzgâr esti de dünya Müslümanlarının

canını mı aldı öldüler mi Dediler ve Bizden başka Müslüman yok mu diye

yüksek yerlere çıkıp seslendiler.

Beni titreten ve ürküten bu sese bütün gücümle var demek

istiyorum. Ama biliyorum ki var demek bir sorumluluktur. Var demek inancın

ifadesidir. Buradayım demek müminleri kardeş bilmektir. Var demek; ayağa

kalkmaktır.

Sizden başka Müslümanlar var deyip de yok gibi yaşamak.

Müminler kardeş deyip de kardeş gibi davranmamak. Başka bir ifadeyle sesinize

ses vermeyip de sessiz kalmak; imanın tornasal kâğıdı olacaksa ki olacaktır.

Bunun kaçışı yoktur.

Öyleyse; bir adet hurmayla, bir ekmek parasıyla,

verebilecek bir şeyle ya da gönlünden ne koparsa. Medyada haber ile gazete ve

dergilerde makale ile camide vaaz ile çay sohbetlerinde gündem ile Arakan da

veya yardıma muhtaç yerlerde olmak; onlardan başka Müslümanlar var demek

olacaktır.

Onun için değil yeryüzündeki mazlum insanlar; Fırat

Nehrinin kenarındaki koyunlar da bekliyor! Beklenenleri!

Sese kulak vermek bir şeyler yapmaktır.