Biz devleti baba bildik

Abone Ol

İlk insan toplulukları, imkânsızlıklar içinde bir hiyerarşi oluşturmuş ve hayatlarını daha düzenli hale getirmişlerdir. Bundan sonra ilk yaptıkları şey, kendi aralarında organize ettikleri rol dağılımı olmuştur. Çünkü bu toplumlar organize ettikleri hiyerarşi dâhilinde bütün ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflemişlerdir. Bireylerin hakları, sükunet ve huzuru, yiyecek ve korunma gibi gereksinimleri bu çerçevede ele alınmıştır.

Eski toplumların yaşantılarından da anlaşılacağı üzere insanın en zor şartlarda dahi iki temel ihtiyacının olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunlardan biri devlet, biri de hukuk. İnsanoğlu hangi şartlarda olursa olsun devletleşme ve bu sistem dâhilinde haklarını koruma ihtiyacı içinde olmuştur. Aristo’nun deyimiyle, devlet bireylerin ihtiyaçlarından doğmuştur. Devletin asıl amacı, korkutarak kural koymak, kısıtlamalar getirmek ve körü körüne itaati sağlamak değildir. Aksine fertlerin özgürlük alanını açmak, mümkün olduğunca emniyetlerini sağlamaktır. Toplumu iç ve dış odaklı kargaşalardan korumak, insanların güvenliğini sağlamak ve fertlere kendilerini rahat hissedecekleri bir ortam hazırlamaktır.

Devletin görevi, insanı rasyonel bir varlık olarak görüp onu dönüştürmek, itaate zorlamak ve haklarını gasp etmek de değildir. Aksine insanların aklını ve zihinsel üretkenliğini geliştirmesine yardımcı olmak ve insanların emniyetlerini korumaktır. İnsanları sürüleştirmek ve baskıya maruz bırakmak da değildir. Düşünen ve düşündüğünü ifade edebilen, okuyan araştıran ve kendini bilen insanların yetişebilmesi için zemin hazırlamaktır. Fertlerin iç ve dış güvenliğini sağlayarak onların huzur ve güvenli bir yaşam sürmelerini sağlamaktır. O yüzden bizim insanımız devletin gücüne inanmış ve ona devlet baba demiştir. Baba hepimizin bildiği üzere evin güvenliğini sağlayan kişidir. Devlet ise toplumun güvenliği için vardır. Bu böyle biline…