Biz Coca-Cola’yı protesto ederken İsrail, 40 bin kişiyi katletti

Abone Ol

Ne diyeceğimizi, ne yapacağımızı bilemez haldeyiz.

Beynimizin içinde Gazze’den gelen feryatlar yükseliyor.

Ağzımızın tadı yok.

Gözlerimize uyku girmiyor.

Ölenlerimiz şehit oluyor, biz ise rezil rüsva…

Biz katil sürüsünü para ile tehdit ediyoruz, onlar bizi canımızla...

Şartlar eşit değil.

Bu durum da canımızı yakıyor, canlarımız gidiyor.

Biz bugüne kadar ne yaptıysak ya da ne yapmadıysak eksik kalmışız...

Önceki gece yarısı bizler sıcak yataklarımıza girmeye hazırlanırken Gazze’den yine feryatlar yükseliyordu.

Uluslararası Adalet Divanı’nınsaldırıları durdurma kararı almasına rağmen, Refah'ta evlerini kaybeden binlerce insanın kaldığı bir çadır bölgesi, tahrip gücü yüksek bombalar ile vuruldu.

İşgalci İsrail tarafından vurulan nokta Refah'ın kuzeybatısında hem de Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı depolarının bulunduğu bölgenin yakınında yaşayan yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları…

Yani evleri yıkılmış ve yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı kamp…

Vahşice ve acımasızca bombalama sonucu çok sayıda Filistinli şehit oldu…

Biz hiçbir zaman Coca-Cola’yı protesto etmedik.

Çünkü hiçbir zaman Coca-Cola’ya elimiz varmadı.

Bilmem ne marka deterjanları köpürtmedik…

Bu alanda yapılanlar şüphesiz çok kıymetli…

Ama neye çare olduk bilmiyorum.

Daha doğrusu hiçbir şey bilmiyorum!

Başka bir şey yapmak gerekiyordu sanki.

Bir avuç mücahidin arkasına saklanıp katil sürüsüne parmak sallamak iyi bir fikir değilmiş, anladık.

Hem de çok kötü anladık!

Sınavı kötü kaybettiniz… Yönetemediniz!

Öncelikle bireysel olarak hepimiz suçluyuz.

Bugün Gazze’yi yakan ateşten bu dünyada olmasa da ahirette payımıza düşeni beklemek gerek. Ancak en büyük vebal 57 Müslüman ülkesinin yöneticisinin boynunda… Büyük bir sınavı kaybettiler. Hem kendileri kaybetti hem de İslam coğrafyasına kaybettirdiler.

Koltuklarında bir gün dahi oturmalarını gerektirecek bir sebep yok.

Tez elden kenara çekilmeliler; umulur ki, yerlerine gelenler hayırlı bir adım atar…

Bombalar Filistinlilerin peşinde geziyor

Artık evleri bombalanmıyor. Çünkü evleri yok.

Sığındıkları çadırları bombalanıyor; yakılıyor, yıkılıyor.

Vahşet, peşlerini bırakmıyor.

Ama yılmıyorlar.

Belli ki, Allah kalplerine ferahlık vermiş, güç vermiş, cesaret vermiş.

Aksi mümkün değil.

Kaybettikçe vahşileşiyorlar, vahşileştikçe kaybediyorlar…

Siyonist çetenin yediği ağır şamarın üzerinden 235 gün geçti…

BU zaman zarfında arkasına aldığı ağa babası Amerika ile birlikte Gazze’de işlemediği suç kalmadı.

Yapmadığı katliam çeşidi yok.

40 bin şehidimiz var ama Siyonistler de birkaç bin kez telef oldu.

Biz şehit verdik diye sevinirken onlar telef olduk diye kafasını taşlara vuruyor.

Telef oldukça da azgınlaşıyorlar.

HAMAS’a bir adım dahi geri adım attıramadılar.

İzzeddin El Kassam, sahada tarih yazıyor.

Amerika’da dahi Siyonist karşıtlığı artmış durumda.

İnsan içine çıkamıyorlar.

Yani; kaybettikçe vahşileşiyorlar, vahşileştikçe kaybediyorlar.

Bir döngünün içine düştüler, döndükçe yerin dibine giriyorlar.

Biz kaybetsek de Gazze kazanıyor