Büyükada‘ya yazlığa giden ailelerin erkekleri sabah vapuruyla işlerine gitmek için şehre inerler, kadınlar ve çocuklar da tatil yaparlar, denize girerler, eğlenirlerdi.

Büyükada‘da motorlu taşıt aracı yasak olduğu için de, adalılar genellikle kiralık eşeklere binerek gidecekleri yere ulaşırlardı. Bu durumu değerlendiren eskiler de "Büyükada‘nın yükünü eşekler ve erkekler taşır" derlerdi.

Sayın Kılıç‘ın "Hukukun yükünü mahkemeler çeker. Siyasetin yükünü de siyasilerin çekmesi lazım" şeklindeki değerlendirmesi bana eski Büyükadalıların söylemlerini hatırlattı.

Bu arada Kürt tabanlı partilerin kapatılmalarını ve kapanmalarını hatırlatan ve buna ilişkin listeleri içeren haberleri okurken de ister istemez gülümsedim.

Buna göre HEP, DEP ve HADEP, Anayasa Mahkemesi tarafından "terör örgütü ile organik bağları olduğu gerekçesiyle" kapatıldı. ÖZEP, ÖZDEP ve DEHAP ise kapatma davaları sonuçlanmadan kendini feshetti.

"Kürt tabanlı" partilerin kapatılmaları içerikli listeleri hazırlayan haberciler, bunun yanına "Türk tabanlı" kapatılan partilerin listesini de ekleselerdi, "Türkiye mozaiği" nin siyasi serüvenini görmüş olurduk. Bu açıdan bakarken Kürt ve Türk ayırımı yapmanın ne kadar anlamsız olduğunun da farkına varırdık.

Muhabir: Haber Merkezi